San’atkâr yönüyle muhterem hocam Prof. Dr. Ahmet Sâim Arıtan
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Merhum Hocam Prof. Dr. Ahmet Sâim Arıtan, 1951 yılında Konya'da dünyaya gelmiştir. İlk, orta ve lise öğrenimini de yine memleketi olan Konya'da tamamlamış, 1970 yılında yükseköğrenime başladığı Selçuk Üniversitesi Yüksek İslâm Enstitüsü'nden 1974 yılında başarıyla mezun olmuştur. 1976-1985 yılları arasında çeşitli okullarda meslek dersleri öğretmeni ve idareci olarak görev yapmıştır. Mezkûr görevleri ardından hocası Dr. Hasan Özönder'in de yönlendirmeleriyle akademik hayata adım atmış, 1985-1993 yılları arasında Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslâm San'atları ve Mimârîsi alanında uzman, 1993-1995 yılları arasında da aynı fakültede Türk-İslâm San'atları Tarihi Anabilim Dalı'nda öğretim görevliliği yapmıştır. Bu süreçte, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Tarihi alanında Prof. Dr. Beyhan Karamağaralı Hanımefendi danışmanlığında 1987 yılında "Konya Müzelerinde Bulunan Selçuklu Cildlerinin Özellikleri" isimli teziyle Yüksek Lisansını, 1992 yılında ise "Konya Dışındaki Müze ve Kütüphanelerde Bulunan Selçuklu ve Selçuklu Uslûbunu Taşıyan Cild Kapakları" isimli teziyle Doktorasını tamamlamıştır. S.Ü. İlahiyat Fakültesi'nde 1995 yılında Yardımcı Doçent, 2002 yılında "Cilt Tasarımı" alanında Doçent, 2008 yılında ise aynı kurumda Profesör olmuştur. 1996 yılından vefatı(08.07.2016)na değin Türk-İslâm San'atları Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığı, 2000-2008 yılları arasında İslam Tarihi ve Sanatları Bölüm Başkan Yardımcılığı ve 2011-2014 yılları arasında da Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde dekanlık görevlerini yürütmüştür. Muhterem Ahmet Saim ARITAN Hocam ile tanışmamız, 2008 yılına dayamaktadır. İlahiyat Fakültesi'nin ilk yılında kendilerinden meşk ettiğim Türk Ebrû San'atı dersiyle başlayan hoca-talebe münasebetimiz lisansüstü çalışmalar ve asistanlık vesilesi ile sürmüş, vefatına dek de muhabbet ile devam etmiştir. Şahsım adına çok mühim ve verimli yıllar olan bu süreçte Muhterem Hocam'ın birçok kıymetli vasfına şahitlik ettim. Adaletli ve özverili oluşu zannediyorum ki en ön plâna çıkan vasıflarından idi. Muhatap olduğu her kıdemden öğrencisine karşı oldukça ilgili, verici, düşünceli ve nazik idi. Her dâim öğrenicilerinin menfaatini koruyan ve gözetleyen bununla beraber onları ilmiyle donatıp şefkatiyle kuşatan bir hocaydı. Lisans ve lisansüstü düzeyde birçok öğrenci yetiştirmişti. Yorulmak nedir bilmeyen, enerjisi hiçbir zaman tükenmeyen dinamik bir akademisyendi. San 'atını üzerinde taşıyan san'atkâr bir akademisyen... Türk Cild San'atı'nın yegâne profesörlerinden olan Muhterem Hocam, aynı zamanda araştırmacısı olduğu Türk Cild ve Ebrû San'atlarını uygulayan bir san'atkâr idi. MÜCELLİD ve EBRÛ SAN'ATKÂRI... Hocamın Cild San'atı serüveni, dedesi Konya Yılanlı Medrese Müderrislerinden Merhum Ahmet ARITAN Beyefendi'den aldığı cild dersleri ile başlamıştır. Küçük yaşlarından itibaren eskiyen kitapların tamirini dedesi ile birlikte yaparak ve ondan san'atın inceliklerini öğrenerek başlayan san'at hayatı, alanın duayenleri Mücellid Mehmet Ali KUNDURACIOĞLU ve Mücellid İslam SEÇEN hocalarla yaptığı teşrîk-i mesâi ile devam etmiştir. Uzun yıllar, mezkûr hocaların İstanbul'daki atölyelerinde meşk usulüyle cild san'atını öğrenmiş, çeşitli zamanlarda Konya-İstanbul arasında âdeta mekik dokuyarak san'atı bire bir cild üstâdlarıyla birlikte tatbik etmiştir. Hâlen Türkiye'deki "Cilt Tasarımı" alanının ilk ve tek Doçenti olma vasfına sahip Muhterem Hocam, yıllarca Türkiye'deki yazma eser kütüphanelerinde yaptığı araştırma ve incelemeler neticesinde Selçuklu ve Selçuklu uslûbunu ta- şıyan cild kapaklarını tespit etmiş, eserler üzerinde titizlikle çalışmış ve Selçuklu dönemi cild karakterine dair ilim dünyasında otorite yayınlar yapmıştır. Batılı san'at tarihçileri tarafından adeta yok sayılan "Selçuklu Cild San'atı" üzerine yaptığı tüm bu çalışmalarla Selçuklu Cildi teriminin san'at tarihi terminolojisinde ve literatüründe yer edinmesini sağlayan Hocam, aynı zamanda bu san'atı öğretmek ve tanıtmak adına da yoğun bir gayret içerisinde olmuştur. Lisans ve lisansüstü derecedeki öğrencilerine bu alanda önemli seminer ve tez çalışmaları yaptırmış, bâkir bir alan olan Selçuklu Cild Sana'atı'na akademik çalışmalarla ilmi bir disiplin kazandırmıştır. Ağırlıklı olarak Selçuklu Cildi uygulamaları ve röprodüksiyonları yapmış olan Ahmet Sâim Hocam, aynı zamanda Osmanlı klâsik dönem uslûbunda gömme, mülevven şemse, lâke vb. birçok teknikte eserler de vermiştir. Tüm bu san'at eserleriyle birçok yurtiçi ve yurtdışı sergiye katılmış, adeta Türk Cild San'atı'nın bayraktarlığını yapmıştır. Gelenekli san'atlar ile ilgili yarışmalarda da Cild Anasanat Dalı'nda alanın yetkin bir ismi olarak jüri üyeliği yapmıştır. Akademide yürüttüğü ihtisas çalışmaları ve yayınları beraberinde san'atı bire bir icrâ etmenin yayınlarına yansıyan farkını da ortaya koyarak ilim dünyasına ve san'at camiasına katkılar sunmuştur. Muhterem Hocam'ın, Konya'nın mühim san'at mektebi olan "Destegül Güzel San'atlar Merkezi"nin kuruluşunda da emekleri büyüktür. Bu san'at mektebini, Fevzi Günüç, Ahmet Selahadddin Hidayetoğlu ve M. Sadreddin Özçimi ile birlikte 1997 yılında Hattat Hüseyin Kutlu Hoca'nın da destekleri ile Alvarlı Efe Hazretleri İlim ve Sosyal Hizmetler Vakfı'nın san'at kuruluşu olarak kurmuşlardır. Merhum Hocam, tüm gelenekli san'atlarımızda olduğu gibi yoğun bir sabır, emek ve uygulamak için teçhizat-atölye isteyen Cild San'atına olan vefasını, İlahiyat Fakültesi ve Destegül Güzel Sanatları Merkezi'nde uzun yıllar vermiş olduğu cild kurslarında bu kadim ve mühim san'atımızı tanıtarak ve nice öğrenciler yetiştirerek göstermiş bulunmaktadır. Buralardan yetiştirdiği öğrenciler ile sergiler düzenlemiş, bu vesileyle Cild San'atı'nı ilim camiasına tanıtmış ve san'ata hizmet etmiştir. Muhterem Hocam Ahmet Sâim Arıtan, aynı zamanda bir Ebrû San'atkârı idi. 90'lı yıllarda Mustafa DÜZGÜNMAN'dan icazetli T.Alparslan BABAOĞLU ile başlayan Ebrû serüveni, İlahiyat Fakültemiz Ebrû Atölyesi'nde 2002 yılından 2010 yılına kadar zorunlu sonrasında da seçmeli dersler ve kurslar şeklinde san'ata tâlip öğrencilerine uzun yıllar öğreterek devam etmiştir. Alparslan Hoca ile bir dönem teşrîk-i mesâide bulunan Merhum Hocam, zaman zaman da Neyzen ve Ebrû San'atkârı M. Sadreddin ÖZÇİMİ ile ebrû meşk etmiştir. Bu san'at ve ilmî birikim sonucu 2001 yılında Türk Ebrû San'atı ve Günümüzdeki Ebrû Uygulamaları isimli eserini kaleme almıştır. Hocam'ın bu telif eseri haricinde "Türk Ebrû San'atı ve Bugünkü Durumu", "Ebrû Bir Türk San'atı'dır" vb. başlıklara sahip Ebrû San'atı'na dair yayınları da mevcuttur. Muhterem Hocam ayrıca, 90'lı yılların sonunda Fevzi Günüç ve M.Sadreddin Özçimi ile beraber Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü'nün talebi üzerine Güzel Sanatlar Fakültesi kuruluş çalışmalarını yürütmüş ve fakültenin Geleneksel Türk Sanatları Bölümü'nde, Merhum Prof. Dr. Fevzi Günüç ile beraber yoğun gayretlerle Türkiye'de ikincisi olan Cildcilik Ana San'at dalının kurulmasına da vesile olmuştur. 2004 yılından itibaren de S.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi'nde san'atkâr akademisyen kimliği ile yarı zamanlı öğretim üyeliği yapmıştır. Konya Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve S.Ü. Rektörlüğü tarafından birlikte yürütülen Hz. Mevlana'nın vuslat yıldönümlerinde düzenlenen Klâsik Güzel Sanatlar Sergileri (1994-2000) organizatörlüğü ve yürütücülüğünü de, Muhterem Hocam yine aziz dostum ve kardeşim dediği Merhum Prof. Dr. Fevzi Günüç ile birlikte yapmıştır. Öğrencilerine, üniversitesine, Destegül Güzel San'atlar Mektebi'ne, Konya'ya ve dahî tüm Türkiye'ye, hassaten ihtisas alanı olan Türk Cild San'atı ve diğer gelenekli san'atlara dair bilgi ve birikimiyle ışık saçan, ışığıyla etrafını ve ilim dünyasını aydınlatan Muhterem Hocam, Danışmanım San'at Rehberim Prof. Dr. Ahmet Saim ARITAN, yetiştirdiği nice öğrenciler ve yaptığı mühim akademik ve san'at çalışmaları ile hocalarından aldığı emanetin gereğini yerine getirmiş, bizlere de bu ilmî birikim ve ahlâkını vasiyet ederek 8 Temmuz 2016 tarihinde dâr-ı bekâya irtihâl etmiştir.












