Günümüz Endonezya'sında yaşayan dinler ve inançlar
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bilindiği üzere Endonezya dünyanın en çok Müslüman nüfusa sahip ülkesidir. Fakat aslında, Endonezya'ya sayı bakımından Müslümanlar hakim olsa da İslȃm'a dayalı bir devlet olmadığı ortadadır. Pancasila'ya (Beş İlke, yani Endonezya'nın resmî ideolojisi) göre, Endonezya anayasası "bir Yüce Tanrı'ya" inanmaya dayanmaktadır, ancak tüm insanların kendi din veya inançlarına göre ibadet hakkı güvence altına alınmaktadır. Endonezya anayasasına göre resmȋ din altı tanedir; İslȃm, Protestanlık, Katoliklik, Hinduizm, Budizm ve Konfuçyanizm. Fakat hükümet, aynı zamanda birçok gayri resmi dinleri ve Aliran Kepercayaan olarak adlandırılan Endonezya'nın yerel inançlarının dinler yerine kültürel belirtiler olarak uygulanmasına da izin vermektedir. Çok kültürlü ve çok dinli bir ülke olan Endonezya'da, gruplar arası ve grup içi çatışmalar sıklıkla dini sebeplerde gerçekleşmektedir. Dolayısıyla birçoğu, soruna barışçıl ve insancıl bir çözüm sağlamak için "dini çoğulculuk," "dini özgürlük" ve "dinler/inançlar arası diyalog" teorisini önermeye çalışmaktadır.
Indonesia is the biggest Muslim country in the world. However, Indonesia is not an Islamic state. According to Pancasila (The Five Principles; Indonesian official ideology), Indonesia is a country based on belief in "One God." At the same time, all Indonesian citizens are protected and guarenteed to worship according to their own religion and belief. According to Indonesian constitution, there are six official religions in Indonesia; Islam, Protestantism, Catholicism, Hinduism, Buddhism and Confucianism. Besides, government also allow many unofficial religions and Indonesian local beliefs known as Aliran Kepercayaan which are seen more as cultural heritage to be practiced. In a country where there are many different culture and religions, conflict is unafoidable. Therefore, many bring up the theory of "religious pluralism," "freedom of religion," and "inter-religion/inter-faith dialogue" as a problem solver toward peace and humanism.












