Kronik böbrek yetmezlikli hastalarımızın değerlendirilmesi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Nemettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi (NEÜMTF) Pediyatrik Nefroloji bilim dalında, Kronik Böbrek Yetmezliği (KBY) tanısı ile izlenen olgularda, KBY etiyolojisi, başvuru yaşı, hastalığın süresi, ilk tanı anındaki tansiyon değerleri, varsa ek hastalıkları tespit etmek, ilk tanı anı ve son başvuru anındaki laboratuar bulguları, temiz aralıklı kateterizasyon uygulayan hasta sıklığını tespit etmek, diyaliz uygulanıyorsa sıklığını, çeşidini ve hastalık başlangıcından itibaren geçen süreyi tespit etmek, periton diyalizi uygulayanlarda peritonit geçirme sıklığını belirlemek, transplantasyon uygulananlarda tanıdan ne kadar süre sonra yapıldığını belirlemek, hastaların sağkalım durumunu belirlemektir. YÖNTEM: Biz çalışmamızda polikliniğimizde 2005-2017 yılları arasında başvuran, 18 yaş altında ve Böbrek Hastalığı: Global Çıktıları İyileştirme (KDIGO) 2012 Kronik Böbrek Hastalığı (KBH) Değerlendirme ve Yönetme Klinik Uygulama Kılavuzuna göre belirlenen kriterlerde kronik böbrek yetmezliği tespit edilen 82 olguyu çalışmamızda değerlendirmeye aldık. Dosyaların incelenmesinde, tanı ve takibi sırasındaki kayıt edilen bilgiler ve laboratuvar sonuçları dikkate alınarak veriler elde edilmiştir. BULGULAR: Çalışmamızda kronik böbrek hastalığı tanısı konulan 43'ü (%52,4) erkek, 39'u (%47,6) kız olarak 82 hasta incelendi. Tüm hastaların başvuru yaşları ortalaması 5,91 yaştır. Hastaların ortalama takip süreleri 1 - 12 yıl aralığında değişmekte olup, ortalaması 6,42 yıldır. Tüm tanıların 47'si (%28,8) üriner sistemin konjenital anomalileri, 30'u (%18,4) idrar yolu enfeksiyonu, 21'i (%12,8) nörojenik mesane, 18'i (%11,0) vezikoüreteral reflü, 13'ü (%7,9) nefrotik sendrom (9'u (%69) fokal segmental glomerüloskleroz), 12'si (%7,4) tübulointerstisyel nefrittir. Hastaların 29'u (%35,3) izlem süreleri boyunca renal replasman tedavisi gereksinimi olmadan takip edilmiştir, 53'ünün (%64,6) ise periton diyalizi, hemodiyaliz veya transplantasyon gerekliliği olmuştur. SONUÇ: Kronik böbrek hastalığı konjenital, yapısal, genetik, metabolik, veya enfeksiyona bağlı olarak gibi çeşitli etiyolojilerle gelişmesine rağmen hepsinin sonucunda ortak olarak ilerleyici işlev bozukluğu ortaya çıkar. Bu nedenle erken tanı, tedavi ve multidisipliner yaklaşım, ilerleyici böbrek fonksiyon kaybını ve buna bağlı ortaya çıkabilecek morbiditeleri önlemede ya da geciktirmede çok önemlidir. Son dönem böbrek hastalığı olan çocukların, erişkin hayata kronik böbrek yetmezliğine ait komplikasyonları mümkün olduğu kadar az oranda taşıyarak ulaşmaları hedeflenmekte ve onların üretici birer erişkin olmaları planlanmaktadır, bu nedenle KBH'lı çocukların tedavisiyle uğraşan doktorların, bu çocukların büyüme, gelişme ve sosyal olgunlaşmalarında yakın ilgi ve dikkat göstermeleri gerekir.
Among the cases which were being followed-up with diagnosis of Chronic Renal Failure (CRF) in Department of Pediatric Nephrology of Necmettin Erbakan University Meram Faculty of Medicine (NEUMTF); to determine etiology of CRF; age at admission; duration of the disease; blood pressure values at admission; accompanying diseases, if present; laboratory values at the time of diagnosis and at the final visit; frequency of patients performing clean intermittant catheterization; if performed, frequency, type of dialysis and the time elapsed from the onset of the disease; the frequency of experiencing peritonitis among those undergoing peritoneal dialysis; for those underwent transplantation, the duration between time of diagnosis and transplantation; and status of survival of the patients. METHOD: In our study, we evaluated 82 cases who admitted to our outpatient clinic between 2005 and 2017, under 18 years of age and were determined to have chronic renal failure according to Kidney Disease: Improving Global Outcomes (KDIGO) 2012 Clinical Practice Guideline for the Evaluation and Management of Chronic Kidney Disease (CKD). In review of files, the data were obtained by taking into consideration the information and laboratory results recorded at the time of diagnosis and during follow-ups. RESULTS: In our study, a total of 82 patients, 43 (52.4%) being male and 39 (47.6%) being female, who were diagnosed with chronic kidney disease were examined. Mean age at admission of all patients is 5.91 years. Patients' mean duration of follow-up ranged between 1 year to 12 years, with a mean of 6.42 years. 47 diagnoses (28.8%) are congenital anomaly of the urinary system, 30 (18.4%) diagnoses are urinary tract infection, 21 (12.8%) diagnoses are neurogenic bladder, 18 (11.0%) diagnoses are vesicoureteral reflux, 13 (7.9%) diagnoses are nephrotic syndrome (9 (69%) are focal segmental glomerulosclerosis) and 12 (7.4%) diagnoses are tubuluinterstital nephritis of all the diagnoses. 29 (35.3%) of the patients were followed-up with no need for a renal replacement therapy throughout their follow-up duration, 53 (64.6%) required peritoneal dialysis, hemodialysis or transplantation. CONCLUSION: Although chronic kidney disease develops because of various etiologies including congenital, constitutional, genetic, metabolic or infectious, progressive dysfunction occurs as a result of all. Therefore, early diagnosis, treatment and multidisciplinary approach are crucial in prevention or retardation of the progressive loss of renal function and consequent morbidities. It is aimed for children with end-stage renal disease to reach the adulthood with carrying the complications of chronic renal failure as minimally as possible and planned to make them productive adults; therefore, physicians dealing with treatment of children with CRF should pay close attention to growth, development and social maturation of these children.












