Üfürüm nedeniyle çocuk kardiyoloji polikliniğine başvuran hastaların değerlendirilmesi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2020

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Çocukluk çağında, muayene esnasında kardiyak üfürüm saptanması önemli ve sık rastlanan bir problemdir ve çocuk kardiyoloji uzmanına en sık sevk nedenidir. Çalışmamızda, çocukluk çağında üfürüm nedenlerinin tespitine ve masum üfürümlerin ayırımında ekokardiyografi endikasyonlarının sınırlarının belirlenmesine katkıda bulunmak; üfürüm duyulan hastalarda ekokardiyografinin rolünü ve elektrokardiyografinin tanıya katkılarını değerlendirmek amaçlanmıştır. Yöntem: 01 Ocak 2018-31 Aralık 2018 tarihleri arasında başka bir hekim tarafından kardiyak muayenesinde üfürüm duyularak hastanemiz çocuk kardiyoloji polikliniğine yönlendirilen hastaların sosyodemografik özellikleri, başvuru şikayetleri, fizik muayeneleri, tetkik bulguları (elektrokardiyografi, ekokardiyografi), yapılan tedavileri ve operasyon geçirip geçirmediği geriye dönük olarak taranmıştır. Bulgular: Çalışmaya alınan 570 olgudan 264'ü (%46,3) kız 306'sı (%53,7) erkekti. Olguların ortanca yaşı 0,96 yaş (0 gün – 17,5 yaş arasında) idi. Olguların 212'si (%37,2) 0-3 ay, 75'i (%13,2) 3ay-1 yaş, 38'i (%6,7) 1-2 yaş, 245'i (%43) 2-18 yaş aralığında idi. Tüm olgularda ekokardiyografik inceleme sonrası en sık görülen üç patolojik bulgu atrial septal defekt (ASD), ventriküler septal defekt (VSD) ve pulmoner darlık (PD) idi. 0-3 aylık dönemde diğer yaş gruplarına göre patolojik bulgu tespit edilme oranı yüksekti. Yaş küçüldükçe yapısal kalp patolojileri, daha büyük yaşlarda kapak patolojileri daha sık tespit edildi. Üfürüm şiddeti 1-2/6 olmasına rağmen ekokardiyografik inceleme sonrası patoloji tespit edilen 91 olgu mevcuttu. Başka bir hekim tarafından üfürüm duyularak yönlendirilmiş ancak muayene esnasında üfürüm bulgusu kaybolan 102 olgunun 18'inde ekokardiyografik inceleme sonrası patoloji tespit edildi. Bu iki grupta da ileri inceleme ve cerrahi müdahale gerektirecek olgular bulunmaktaydı. Olguların 10 tanesi minimal invazif işlem (transkatater anjiografi) geçirirken 4 tanesi açık kalp ameliyatı geçirdi. On iki olgu ileri tetkik ve operasyon amacıyla üst merkeze yönlendirildi ancak operasyon durumuyla ilgili bilgi edinilemedi. Olgulardan eksitus olan yoktu. Sonuç: Çocukluk çağındaki olgularda hasta huzursuzluğu ve uyum zorluğu nedeniyle muayene güvenilirliğinin düşmesi, oskültasyon becerisinin klinik tecrübe gerektiren sübjektif bir bulgu olması bilinen bir gerçektir. Çalışmamızda elde ettiğimiz sonuçlar da bunu desteklemektedir. Bu nedenle, herhangi bir muayene esnasında üfürüm tespit edilmiş olgulara üfürümün karakterine bakılmaksızın (masum, patolojik veya muhtemel patolojik) ekokardiyografik inceleme yapılması hastanın yararına olacaktır.

Detecting cardiac murmur during childhood is an important and common problem and is the most common reason for referral to a pediatric cardiologist. In this study, it was aimed to contribute the determination of the causes of murmur in childhood and the limits of echocardiographic indications in the distinction of innocent murmurs, evaluate the role of echocardiography and electrocardiography to diagnosis in patients with murmur. Method: The patients with a murmur which were referred to the pediatric cardiology outpatient clinic of our hospital between January 01, 2018, and December 31, 2018, on their socio-demographic characteristics, application complaints, physical examinations, examination findings (electrocardiography, echocardiography), treatments, operations and etiological diagnoses were retrospectively screened. Results: Of 570 cases included in the study, 264 (46.3%) were girls and 306 (53.7%) were boys. The median age of the patients was 0,96 age (0 day – 17,5 ages). 212 (37.2%) of the cases were 0-3 months, 75 (13.2%) were of 3 months-1 year, 38 (6.7%) were 1-2 years, 245 (43%) were 2-18 years. The three most common pathological findings after echocardiographic examination in all cases were ASD, VSD and PD. In the 0-3 months period, the rate of detection of pathological findings was higher than other age groups. Structural heart pathologies are frequent at early ages and valve pathologies were detected more frequently at older ages. Although the murmur severity was 1-2 / 6, there were 91 cases with pathology detected after echocardiographic examination. In 18 of 102 cases with murmur heard and guided by another physician and whose murmur findings disappeared during the examination, pathology was detected after echocardiographic examination. There were cases in these two groups that would require further examination and surgical intervention. Transcatheter angiography was performed in 10 cases. Four of the cases had open heart surgery. Twelve cases were referred to the upper center for further investigation and operation, but no information was available on the operational status. There were no cases that died. Conclusion: It is a known fact that in cases of childhood, the reliability of the examination decreased due to patient restlessness and difficulty of compliance, and that auscultation skill is a subjective finding that requires clinical experience. The results we obtained in our study also support this. Therefore, it is in the benefit of the patient to perform an echocardiographic examination in cases where murmur was detected during any examination, regardless of the character (innocent, pathological or possibly pathological) of the murmur.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Üfürüm, Murmur, Ekokardiyografi, Echocardiography, Kalp hastalıkları, Heart diseases

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Özdemir, S. Y. (2020). Üfürüm nedeniyle çocuk kardiyoloji polikliniğine başvuran hastaların değerlendirilmesi. (Yayınlanmamış tıpta uzmanlık tezi) Necmettin Erbakan Üniversitesi, Meram Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Konya.