Dil sosyolojisinde üretken yapısalcı ve uzlaşımcı yaklaşımın karşılaştırmalı analizi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu tez çalışması, dil sosyolojisinin eleştirel betimlemesi üzerinden alanın temel problemlerini ve konularını çerçevelendirerek; çağdaş sosyolojinin önde gelen sosyologlarından Pierre Bourdieu ve Jürgen Habermas’ın ilgili çalışmaları üzerinden karşılaştırmalı bir analiz gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda dilin özellikle toplumsal yapı ve güç ilişkileriyle nasıl bir ilişki içerisinde olduğu problemine odaklanmaktadır. Sosyolojik olarak dili anlamaya ve açıklamaya çalışmak; hem dil ve dil kullanımı üzerinde etki eden çeşitli toplumsal ve siyasal mekanizmaların varlığını kabul etmeyi hem de söz konusu mekanizmaların değişim ve dönüşümlerinde dilin kritik öneminin farkında olmayı gerektirir. Bourdieu’nün üretken yapısalcı yaklaşımı ile Habermas’ın uzlaşımcı yaklaşımı dilin sosyolojik bağlamını ortaya koyan iki farklı bakış açısını temsil etmektedir. Bourdieu’nün yaklaşımında dil bir çatışma, mücadele nesnesi iken; Habermas’ın yaklaşımında bir anlaşma, uzlaşma zemini sağlar. Diğer bir ifadeyle Bourdieu’ye göre dil, sınıfsal ve kültürel ayrımların kendisinde belirginleştiği bir sosyal olgu iken; Habermas’a göre dil, özellikle kamusal alanda belirli koşullara bağlı olarak çatışmaların içerisinde uzlaşıya vardığı bir telosa sahiptir. Nitel araştırma yönteminin teknikleriyle gerçekleştirilen çalışma, dört bölümden oluşmaktadır.
This thesis, by framing the fundamental problems and issues of the field through a critical description of the sociology of language, aims to conduct a comparative analysis through the relevant works of Pierre Bourdieu and Jürgen Habermas, two of the leading sociologists of contemporary sociology. In this direction, it focuses particularly on the problem of how language relates to social structure and power relations. Trying to understand and explain language sociologically requires both accepting the existence of various social and political mechanisms that affect language and language use and being aware of the critical importance of language in the changes and transformations of these mechanisms. Bourdieu's generative structuralist approach and Habermas's consensualist approach represent two different perspectives that reveal the sociological context of language. While in Bourdieu's approach, language is an object of conflict and struggle, in Habermas's approach it provides a ground for agreement and compromise. In other words, according to Bourdieu, language is a social phenomenon in which class and cultural distinctions become evident; according to Habermas, language possesses a telos in which conflicts are reconciled under certain conditions, especially in the public sphere. The study, conducted using qualitative research techniques, consists of four sections.












