2018-2022 yılları arasında Danıştay'ın malpraktis davalarına ilişkin kararlarının değerlendirilmesi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2025

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, tıbbi uygulama hataları (malpraktis) nedeniyle idari yargıya taşınan ve Danıştay tarafından karara bağlanan davaların; tıbbi, hukuki ve demografik özelliklerini incelemek, yargılama sürecindeki aksaklıkları tespit etmek ve çözüm önerileri geliştirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmada, 2018-2022 yılları arasında Danıştay tarafından tıbbi malpraktis iddialarına ilişkin verilmiş kararlar geriye dönük olarak taranmıştır. Ulaşılan 305 dava dosyası; olayın gerçekleştiği tarih, dava süresi, ilgili tıbbi branş, bilirkişi raporlarının niteliği, Danıştay'ın bozma gerekçeleri ve tazminat durumları açısından incelenmiştir. Veriler SPSS programı kullanılarak tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Bulgular: İncelenen davalarda, olayın meydana geldiği tarih ile Danıştay aşamasında karar verilmesi arasında geçen ortalama sürenin 9 yıl 10 ay olduğu saptanmıştır. Malpraktis iddialarının en sık Kadın Hastalıkları ve Doğum (%20,5), Acil Tıp (%16) ve Genel Cerrahi (%10,6) branşlarında yoğunlaştığı görülmüştür. Danıştay, incelenen dosyaların %49,8'inde ilk derece mahkemesi kararlarını bozmuştur. Bozma gerekçeleri arasında ilk sırayı "bilirkişi raporlarının eksik veya yetersiz bulunması" (%32,9) alırken, ikinci sırada "davalı idarenin davayı ilgili sağlık personeline ihbar etmemesi/savunma hakkı tanınmaması" (%20,5) yer almıştır. Bilirkişi raporlarının büyük çoğunluğunun (%79,7) Adli Tıp Kurumu'ndan alındığı tespit edilmiştir. Sonuç: Tıbbi malpraktis davalarında yargılama sürelerinin makul süreyi aştığı ve uluslararası standartların gerisinde kaldığı belirlenmiştir. Yargılamanın uzamasındaki temel etkenlerin; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişsiz olması ve idare tarafından hekime rücu ihtimali bulunan davaların hekime zamanında bildirilmemesi olduğu sonucuna varılmıştır. Adil ve hızlı bir yargılama için, bilirkişilik kurumunun ilgili branş uzmanlarını kapsayacak şekilde güçlendirilmesi ve yargılama usullerine riayet edilerek sağlık çalışanlarının savunma haklarının korunması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Tıbbi Malpraktis, Danıştay Kararları, Sağlık Hukuku, Bilirkişi Raporu, Hukuki Sorumluluk.

Objective: The aim of this study is to examine the medical, legal, and demographic characteristics of lawsuits brought to administrative jurisdiction due to medical malpractice and concluded by the Council of State (Danıştay), to identify disruptions in the judicial process, and to develop solution proposals. Materials and Methods: In this study, decisions rendered by the Council of State regarding medical malpractice claims between 2018 and 2022 were retrospectively screened. A total of 305 case files were analyzed in terms of the date of the incident, duration of the litigation, involved medical branch, quality of expert witness reports, grounds for reversal by the Council of State, and compensation status. Data were analyzed using descriptive statistical methods with SPSS software. Results: It was determined that the average duration between the occurrence of the incident and the decision at the Council of State level was 9 years and 10 months. Malpractice claims were most frequently concentrated in Obstetrics and Gynecology (20.5%), Emergency Medicine (16%), and General Surgery (10.6%). The Council of State overturned the decisions of the first-instance courts in 49.8% of the examined files. While "incomplete or insufficient expert reports" (32.9%) took the first place among the reasons for reversal, "failure of the defendant administration to notify the relevant healthcare personnel of the lawsuit/denial of the right to defense" (20.5%) ranked second. It was found that the vast majority of expert reports (79.7%) were obtained from the Council of Forensic Medicine. Conclusion: It has been determined that the duration of trials in medical malpractice cases exceeds reasonable time limits and falls behind international standards. It was concluded that the primary factors prolonging the litigation are expert reports being unsuitable for establishing a judgment and the failure to notify physicians in a timely manner in cases where the administration has the potential for recourse against the physician. For a fair and swift trial, it is necessary to strengthen the expert witness institution to include specialists from relevant branches and to protect the defense rights of healthcare professionals by adhering to procedural rules. Keywords: Medical Malpractice, Council of State Decisions, Health Law, Expert Witness Report, Legal Liability.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Tıbbi Malpraktis, Danıştay Kararları, Sağlık Hukuku, Bilirkişi Raporu, Hukuki Sorumluluk., Medical Malpractice, Council of State Decisions, Health Law, Expert Witness Report, Legal Liability.

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Uğur, S. (2025). 2018-2022 yılları arasında Danıştay'ın malpraktis davalarına ilişkin kararlarının değerlendirilmesi. (Yayınlanmamış tıpta uzmanlık tezi) Necmettin Erbakan Üniversitesi, Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı, Konya