Asetabulum kırıklarının cerrahi tedavisi ve erken dönem sonuçlarımız
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Eylül 1997 ile Mayıs 2001 tarihleri arasında en az 6 ay takibi olan (ortalama 22ay) 31 hastanın, 31 asetabulum kırığı, açık redüksiyon ve internal fiksasyonla tedavi edilerek çalışmaya alındılar. Hastaların çoğunluğu erkek (26 hasta) ve motorlu araç kazasına bağlı (20 hastada) kırık mevcuttu. Hastaların %77'sinde (24 hastada) birden fazla ilave yaralanma mevcuttu ve Letournel sınıflandırmasına göre kırık tipini çoğunlukla kompleks kırıklar oluşturdu (%71). 14 hastada (%44) ilave kalça çıkığı mevcuttu. Hastaların çoğunluğu ilk bir hafta içinde ameliyata alındılar (%61, 19 hasta). Ameliyat sonrası ortalama 22 ay takip edilen hastaların %61'inde (19 hastada) mükemmel sonuç, %27'sinde (8 hastada) iyi sonuç, %12'sinde (4 hastada) kötü veya cerrahiye sekonder uyumluluk elde edildi. Ameliyat sonuçlarımızı olumsuz etkileyen pekçok nedenler (hastaların ilerlemiş yaşı, kırıkların çoğunluğunun kompleks tip oluşu, hastaneye başvuruları ve ameliyata alınıncaya değin geçen sürenin uzun oluşu, hastalarla yeterli rehabilitasyon için uyum güçlüğü yaşanması, ilave diğer ekstremite yaralanmalarının olması, başlangıç deplasman miktarının fazla olması, hastanemizde radyoterapi imkanının olmaması vb.) olmasına rağmen; kırık tiplerine uygun insizyon seçmemiz, yeterli cerrahi tecrübemiz ve hastaların takiplerinde takındığımız titiz tavırlarımızla vakalarımızdan tatminkar sonuçlar elde ettiğimiz inancındayız. 27 hastada (%88) acetabulum eklem bütünlüğünü sağlayarak, geç dönemde oluşabilecek artritik değişiklikleri önleyerek hastaların yaşamlarına olumlu katkıda bulunduğumuz kanaatine vardık.
Thirty one patients of acetabular fracture; followed up for at least 6 months (22 months avarage) between March 1997- October 2001 and treated by opened reduction and internal fixation; were included in this study. Most patients were male (26 patient) and acetabular fractures were duo to motorcycle accidents (20 patient). In 77% of the patients (24 patient) there were more than one additional injury and according to Letournel classification most fractures were complex type fracture(71%). There were additional femoral fracture in 14 patients(44%). Most patients were operated on within the first week(61%, 19 patient). In the avarage of 22 months postoperative follow-up the results were excellent in 61% (19 patients), good in 27% (8 patients) and bad or secondarily corrected by surgical intervention in 1 2% (4 patients). We believe that despite many negatively influencing factors (For example: elderly patients, most fractures were complex, long period for presentation and delayed operation, uncooperation for rehabilitation, additional injuries of extremities, wide displacement at onset, unavailability of radio t crapy in our hospital,...etc) our election of suitable incision, our surgical experience and close patient follow-up attitude was resulted in satisfactory outcomes. We contented that we positively contributed to the lifestyle of these patients by obtaining 27 patients (88%) with integrated acetabular joint and by preventing later arthritic changes.












