Nakil poliklinikte takipte olup donör spesifik antikoru pozitifleşen renal transplantasyonlu hastalarda klinik ve biyokimyasal parametrelerin değerlendirilmesi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2020

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Amaç: Bu çalışmada nakil polikliniğimizde takip ettiğimiz hastaların nakil öncesinde ve nakil sonrası takiplerinde bakılan DSA (Donör Spesifik Antikor) değerlerindeki değişimin, hastaların klinik ve biyokimyasal parametreleriyle ilişkisini değerlendirmeyi amaçladık. Yöntem: Nakil polikliniğinde takipli olan renal nakilli 45 hastanın dosyaları retrospektif olarak incelenerek demografik ve klinik özellikleri, nakil öncesi DSA değerleri, nakil sonrası DSA değerleri, transplantasyon öncesi rutin bakılan biyokimyasal parametreler ve dosyalara not alınmış anamnez bilgileri ile transplantasyon sonrası transplantasyon süreci ile ilgili dosyaya kaydedilmiş bilgiler ve biyokimyasal parametre değerleri kaydedildi. Nakil öncesi bakılan değerler preop, nakil sonrasında kreatinin değerinin stabilleştiği dönemdeki değerler postop ve ileri dönem poliklinik kontrollerinde nakil sonrası DSA bakılan dönemdeki biyokimyasal değerler takip değerleri olarak kaydedildi. İstatistik hesaplamalarında SPSS 25.0 versiyonu kullanıldı. p değeri 0.05’ten küçük ise; istatistik anlamlı kabul edildi. Bulgular: Nakil öncesi 21 hastanın donör spesifik antikoru negatif iken, 24 hastanınki pozitifti. Nakil sonrası 27±18. ayda değerlendirilen hastalardan 23’ünün donör spesifik antikoru negatif, 22’sininki pozitifti. Çalışmamızdaki 45 hastadan 7’sinde (%15.6) rejeksiyon gelişmiştir. Çalışmamızdaki hastalardan 9’unun nakil öncesi DSA değeri pozitifken nakil sonrası DSA değeri negatifleşmiştir. Bu gruptaki hastaların %22 sinde rejeksiyon gelişmiştir. 7’sinin ise nakil öncesi DSA değeri negatif iken nakil sonrası DSA pozitifleşmiştir. Bu hastaların %28 inde rejeksiyon gelişmiştir. 2 grubun karşılaştırmasında gruplar arasında anlamlı ilişki bulunamadı ( p=0,608) DSA değişimine göre GFR, kreatinin , sodyum, platelet ve proteinürideki değişim istatiksel olarak anlamlıydı. (p<0.05) Biyokimyasal parametrelerin postop ve takipteki değişim durumları rejeksiyon olan ve olmayan grupta karşılaştırıldı. GFR değişimi ve kreatinin değişimi istatiksel olarak anlamlı bulundu. (p<0.05) Rejeksiyon ile ilişkili bulunan faktörlerin değerlendirilmesi için v binominal lojistik regresyon analizi yapıldı. Takipteki GFR ve nötrofil değerleri bağımsız olarak rejeksiyon ile ilişkili saptandı. Sonuç: Çalışmamıza göre nakil öncesinde DSA pozitifliği veya nakilden sonra DSA pozitifleşen grupta rejeksiyon oranı daha yüksek olsa da istatiksel olarak anlamlı bulunmadı. Tüm çalışmalara rağmen böbrek nakilli hastalarda immünolojik monitorizasyonun HLA antikor gelişimi takibi ile yapılıp yapılamayacağı konusu hala net değildir. HLA antikor gelişimi rejeksiyon için risk olsa da hastaların bir kısmında antikor gelişmesine rağmen greft fonksiyonu normal seyretmektedir. Bu sebeple antikorların titresi, tipi, pozitifleşme zamanı ve uygulanan tedaviler ile olan ilişkileri için daha detaylı çalışmalar gerekmektedir.

Objective: In this study, we aimed to evaluate the relationship between the changes in the DSA (Donor Specific Antibody) values measured in the pre-transplant and post-transplant follow-ups of the patients and the clinical and biochemical parameters of the patients. Methods: The files of 45 renal transplant patients who were followed up in the transplant outpatient clinic were retrospectively reviewed and their demographic and clinical characteristics, pre-transplant DSA values, post-transplant DSA values, biochemical parameters routinely checked before transplantation and anamnesis recorded in the files. Pre-transplantation values were recorded as preoperative, post-transplant creatinine values in the period when creatinine stabilized were recorded as postop and during the prospective outpatient clinic controls post-transplant DSA values were recorded as followup values. SPSS version 25.0 was used for statistical calculations. If the p value is less than 0.05; statistics were considered significant. Results: Before transplantation, 21 patients had negative donor specific antibody, whereas 24 patients were positive. During post transplant process 23 of the patients evaluated during 27 ± 18 months were negative and 22 of them were positive. Rejections developed in 7 (15.6%) of the 45 patients in our study. While the DSA value of 9 of the patients in our study was positive before transplantation, the DSA value after transplantation became negative. Rejection developed in 22% of patients in this group. While 7 of them had negative DSA values before transplantation, they became positive after transplantation. Rejection developed in 28% of these patients. In the comparison of the 2 groups, no significant relationship was found between the groups (p = 0.608). According to the DSA change, the change in GFR, creatinine, sodium, platelet and proteinuria was statistically significant. (p <0.05) The changes of biochemical parameters during postop and follow-up were compared in the groups with and without rejection. GFR change and creatinine change were found to be statistically significant. Binominal logistic regression analysis vii was performed to evaluate the factors associated with rejection (p <0.05). Follow-up GFR and neutrophil values were found to be associated with rejection independently. Conclusion: According to our study, although the rejection rate was higher in the group with DSA positivity before transplantation or DSA positive after transplantation, it was not statistically significant. Despite all the studies, it is still unclear whether immunological monitoring can be performed with HLA antibody development in kidney transplant patients. Although the development of HLA antibodies is a risk for rejection, graft function is normal despite the development of antibodies in some patients. For this reason, more detailed studies are required for the titer, type, positivity time of antibodies and their relationship with the treatments applied.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Donör spesifik antikor (DSA), Renal transplantasyon, Rejeksiyon, HLA (Human Leucocyte Antigen ), Donor Specific Antibody (DSA), Renal transplantation, Rejection, HLA (Human Leucocyte Antigen )

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Aykut, T. (2020). Nakil poliklinikte takipte olup donör spesifik antikoru pozitifleşen renal transplantasyonlu hastalarda klinik ve biyokimyasal parametrelerin değerlendirilmesi (Yayınlanmamış tıpta uzmanlık tezi) Necmettin Erbakan Üniversitesi, Meram Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri İç Hastalıklar Anabilim Dalı, Konya.