Beyşehir Eşrefoğlu Süleyman Bey Camii çinilerinin seramik formlar üzerinde betimlenmesi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Eşrefoğlu Süleyman Bey Cami, 1296-1299 tarihleri arasında Eşrefoğlu Beyliği kurucusu Seyfeddîn Süleyman Bey tarafından yaptırılmıştır. Selçuklu dönemi geleneklerinden kopmadan tasarımı yapılan bu cami, Anadolu’da bulunan ahşap direkli düz tavanlı camilerin bugüne kadar ulaşmış olan güzel ve nadir örneklerinden biri olma özelliğini taşır. Anadolu Selçuklu ile Osmanlı dönemi arasında adeta bir köprü görevi gören Eşrefoğlu Beyliği, yarım asırlık kısa bir dönemde sanat tarihine eşsiz eserler armağan etmiştir. Tarihi, coğrafik ilişkilerinin yanında kültür ve gelenek anlamında da Anadolu Selçuklularıyla bir bütün haline gelen bu beyliğin eserleri, Selçuklu geleneksel sanatının devamı niteliğini taşımaktadır. Anadolu Türk sanatıyla ilgili hemen hemen bütün kaynaklarda bu camiden bahsedilmektedir. Eşrefoğlu Süleyman Bey mihrabının tezyini açıdan incelendiği bu çalışmada, Türk çini sanatının mihraplarda uygulanmasının detaylı anlatımı hedeflenmiştir.
Eşrefoğlu Süleyman Bey Mosque was built by Seyfeddin Süleyman Bey, the founder of Eşrefoğlu Principality, between 1296-1299. This mosque, which was designed without breaking with the traditions of the Seljuk period, has the distinction of being one of the most beautiful and rare examples of wooden pillared flat ceiling mosques in Anatolia. The Eşrefoğlu Principality, which served as a bridge between the Anatolian Seljuk and the Ottoman period, presented a unique work to the history of art in a short period of half a century. The works of this principality, which became a whole with the Anatolian Seljuks in terms of culture and tradition, as well as its historical and geographical relations, are the continuation of the traditional Seljuk art. This mosque is mentioned in almost all sources related to Anatolian Turkish Art. In this study, which examines Eşrefoğlu Süleyman Bey's mihrab in terms of her aunt, it is aimed to explain the application of Turkish tile art in mihrabs.












