Postpartum dönemde obsesif kompulsif bozukluk seyrinin demografik ve klinik özellikler ile ilişkisi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2018

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Obsesif kompulsif bozukluğun postpartum dönemde sıklığı, seyri ve klinik özellikleri ile ilgili birçok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada OKB'nin postpartum dönemdeki seyri ile klinik özellikler, kişinin mizaç özellikleri, stresle baş etme becerileri, algılanmış sosyal destek düzeyi ve sosyodemografik özellikler arasındaki ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum servisinde doğum nedeni ile yatan kadınlar, doğum sonrası ilk gün psikiyatrik görüşme ile değerlendirilmiş, DSM-IV tanı ölçütlerine göre OKB tanısı alan 37 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastalara Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği, Yale-Brown Obsesyon Kompulsiyon Ölçeği (YBOCS), TEMPS-A Mizaç Ölçeği, Başa Çıkma Tutumlarını Değerlendirme Ölçeği (COPE) ve Algılanmış Sosyal Destek Ölçeği uygulanmıştır. Hastalar ile doğum sonrası 6-8 hafta sonrasında ikinci bir psikiyatrik görüşme yapılmış ve bu görüşmede sadece Yale-Brown Obsesyon Kompulsiyon Ölçeği uygulanmıştır. Hastalara yapılan analizler neticesinde postpartum dönemde YBOCS skorlarına göre değerlendirilen klinik belirtilerinde %35 ve daha fazla azalma olan ve olmayan grup karşılaştırılmıştır. Bulgular: YBOCS ölçek puanlarına göre, postpartum değerlendirmede, 16 hastada (%43.2) %35 veya daha fazla azalma, 3 (%8.1) hastada %25-35 oranında azalma, ve 2 (%5.4) hastada %35'ten fazla artma saptandı. Belirti şiddeti en az %35 azalma olan ve olmayan grup arasında sosyodemografik değişkenler, bebeklerin doğum ağırlıkları, doğum haftası, erken doğum, gravida, düşük öyküsü, doğum şekli, yapılan ölçeklerdeki algılanmış sosyal destek düzeyi ve doğumun ilk günündeki anksiyete ve depresif belirti şiddeti düzeyi, obsesyon ve kompulsiyon şiddet düzeyi yönünden anlamlı fark bulunmadı. Obsesif kompulsif belirtilerde %35 ve daha fazla azalma ile geçmiş doğumdan sonra obsesif kompulsif belirti şiddetinde azalma olması ve TEMPS-A hipertimik mizaç puanının yüksekliği arasında bağımsız şekilde ilişkili olduğu saptandı. Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, önceki doğumlarından sonra obsesif kompulsif belirti şiddetinde azalma olanlar ve hipertimik mizaç özelliklerine sahip hastalarda, OKB belirtilerinin doğum sonrasında hafifleyebileceğini göstermektedir. Çalışma bulgularının teyit edilebilmesi için daha büyük örneklemli çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Postpartum Dönem; Obsesif Kompulsif Bozukluk; Klinik Özellikler

There are many studies related to the prevalance, course and clinical features of obsessive-compulsive disorder in the postpartum period. The aim of this study is to investigate the relationship between the course and clinical features of OCD in the postpartum period and temperament characteristics, stress coping skills, perceived social support level, sociodemographic characteristics. Method: The women who were hospitalized at Necmettin Erbakan University Meram Medical Faculty Obstetrics and Gynecology Department were evaluated by psychiatric interview on the first postnatal day. Hospital Anxiety and Depression Scale, Yale-Brown Obsession Compulsion Scale (YBOCS), TEMPS-A Temperament Scale, Coping Attitudes Scale (COPE) and Perceived Social Support Scale were applied to the patients. A second psychiatric interview was performed with the patients only using Yale-Brown Obsessive Compulsive Scale between the postpartum sixth and eighth weeks. As a result of statistical analyses of YBOCS scores in the postpartum period, patients are grouped according to reduction of the clinical symptoms. The patient groups with and without %35 reduction in their clinical symptoms were compared. Results: According to YBOCS scores, postpartum evaluation revealed a 35% or more reduction in 16 patients (43.2%), a 25-35% reduction in 3 (8.1%) patients, and an increase of more than 35% in 2 (5.4%) patients. No significant difference was found related to sociodemographic variables, birth weight of infants, birth week, preterm birth, gravida, miscarriage history, delivery method, level of perceived social support and severity of anxiety and depressive symptoms on the first day of labor, the level of obsession and compulsion severitybetween the groups with and without at least 35% reduction in clinical symptoms. An independent relationship was found betweena 35% or more decrease in obsessive-compulsive symptoms and these two factors: a significant decrease in obsessive-compulsive symptom severity after the previous birth and the high TEMPS-A hyperthymic temperament score. Conclusion: The results of this study suggest that OCD symptoms may be alleviated after birth in patients with hyperthymic temperament and with a history of decrease in obsessive-compulsive symptom severity after the previous birth. Studies with larger samples are needed to confirm the findings of this study. Key words: Clinical Features; Obsessive compulsive disorder; Postpartum Period

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Demografi, Demography, Doğum, Delivery, Mizaç, Temperament, Obsessif kompülsif bozukluk, Obsessive compulsive disorder

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Ferahkaya, E. (2018). Postpartum dönemde obsesif kompulsif bozukluk seyrinin demografik ve klinik özellikler ile ilişkisi. (Yayınlanmamış tıpta uzmanlık tezi) Necmettin Erbakan Üniversitesi, Meram Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Konya.