Karabacakoğlu, AydınÇil, Ahmet Said2020-12-152020-12-1520022002Çil, A. S. (2002). Karaciğer kitle lezyonlarının değerlendirilmesinde kontrastlı power doppler ultrasonografinin yeri. (Yayınlanmamış tıpta uzmanlık tezi) Necmettin Erbakan Üniversitesi, Meram Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Radyoloji Anabilim Dalı, Konya.https://hdl.handle.net/20.500.12452/6438İkinci kuşak sonokontrast madde (Levovist) kullanılarak yapılan power Doppler ultrasonografinin karaciğer kitle lezyonlarında etkinliğini araştırmak. GEREÇ ve YÖNTEM: 51 hastadaki 66 karaciğer tümörü (22 hemanjiom, 24 metastaz, 14 hepatosellüler karsinom, 1 klatskin tümörü) prospektif olarak incelendi İntratümöral vasküler sinyallerin dağılımı (periferal, santral, mozaik) ve vasküler sinyallerin miktarı (yok, minimal, orta ve şiddetli) sübjektif olarak sınıflandırıldı. BULGULAR: Sonokontrast maddenin bolus enjeksiyonu sonrasında intratümöral vasküler siyallerde güçlenme 2. dakikada başlıyor ve 4.-5. dakikalara kadar devam ediyordu. 42 tümörde kontrast madde enjeksiyonu sonrasında power Doppler ultrasonografı ile vasküler sinyalerde artış izlendi. 18 hemanjiom, 4 metastaz ve 1 hepatoselüler karsinomda vasküler sinyalerde artış izlenmedi. İntratümöral vaskülarite varlığı bir malignite kriteri olarak kabul edildiğinde; kontrastsız power Doppler ultrasonografinin malign tümörleri saptamadaki sensitivitesi % 36,3 spesifitesi % 90,9, kontrastlı power Doppler ultrasonografinin sensitivitesi % 86,3 spesifitesi % 8 1,8 idi. SONUÇ: Kontrastlı power Doppler ultrasonografı, tumoral vasküleriteyi inceleme ve karakterize etmede, kontrastsız yapılan power Doppler ultrasonografıden üstündür. Kontrastsız power Doppler ultrasonografı ile intratümöral vaskülerite saptanmayan olgularda, hemanjiom-malign karaciğer tümörü (özellikle metastatik tümör) ayırıcı teşhisinde kontrastlı power Doppler ultrasonografı kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Karaciğer, power Doppler ultrasonografı, LevovistTo evaluate the efficacy of second generation sonocontrast agent (Levovist) in liver tumors using power Doppler sonography. Methods: Fifty-one patients with 66 liver tumors (22 haemangiomas, 24 metastases, 14 hepatocarcinomas and 1 cholangiocellular carcinoma) were examined prospectively. The distribution (peripheral, central, mosaic) and amount (none, minimal, moderate and strong) of intratumoral flow pattern in sonographic examinations were subjectively classified. Results: The administration of the sonocontrast agent with bolus injection caused enhancement to gradually increased up to 2 minutes and lasted in 4 to 5 minutes. After injection of contrast agent, flow signals appeared or increased in 42 tumors. No signal enhancement was observed in 18 haemangiomas, 4 metastases and 1 hepatocelluler carcinoma. As based on the presence of intratumoral vascularity, sensitivity and spesificity for the detection of the malignant liver tumors was 36.3 % and 90.9 % for unenhanced power doppler sonography and 86.3 % and 81.8 % for contrast-enhanced power Doppler sonography respectively. Conclusion: Contrast-enhanced power Doppler sonography is superior to unenhanced power Doppler sonography in the demonstration and characterization of tumor vascularity. Howeover in cases; in which intratumoral vascularity is not detected with unenhanced power Doppler sonography, contrast-enhanced power Doppler sonography can be used to differentiation of haemangiomas and malignant liver tumors especially in metastatic tumor. Key words: Liver; power Doppler ultrasonography, Levovist.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessKaraciğer kitle lezyonlarıLiver mass lesionsKontrastlı power doppler ultrasonografiContrast-enhanced power doppler ultrasonographyKaraciğer kitle lezyonlarının değerlendirilmesinde kontrastlı power doppler ultrasonografinin yeriSpecialist Thesis