Akın, CeydaKonyar, Emre Siyabend2026-08-132026-08-1320252025Konyar, E. S. (2025). İmplant-diş destekli sabit protetik tedavilerin farklı kemik dansitelerinde, farklı bağlantı seçeneklerinin 3 boyutlu sonlu elemanlar stres analiziyle incelenmesi. (Yayınlanmamış Doktora Tezi). Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Konya.https://hdl.handle.net/20.500.12452/20287Doktora Teziİmplant–diş destekli sabit restorasyonlar, doğal dişin fizyolojik hareket kabiliyeti ile implantın rijit davranışının aynı sistem içerisinde bir araya gelmesi nedeniyle karmaşık biyomekanik koşullar oluşturur. Bu iki destek tipinin birlikte kullanımı; intrüzyon, artmış marjinal kemik stresi, bağlantı elemanı kırıkları ve oklüzal uyumsuzluk gibi komplikasyonlara yol açabilmektedir. Bu çalışma, mandibular posterior bölgede rijit ve non-rijit bağlantı sistemlerinin farklı kemik dansitelerinde (D2 ve D4) gerilme dağılımına etkisini, üç boyutlu sonlu elemanlar analizi (FEA) yöntemiyle karşılaştırmalı olarak değerlendirmeyi amaçlamıştır. Mandibula kemik modeli Visible Human Project verileri kullanılarak oluşturulmuş; kortikal ve trabeküler kemik yapıları 3DSlicer, Blender ve Altair Hypermesh yazılımları ile ayrıntılı şekilde modellenmiştir. 43, 45 ve 47 numaralı dişlerin periodontal ligamentleri 0,2 mm kalınlığında simüle edilmiş; 4,1 × 10 mm Straumann implant, abutment, vida ve protez altyapıları katalog ölçülerine uygun olarak modellenmiştir. Rijit ve non-rijit bağlantı tasarımlarını içeren toplam sekiz model hazırlanmış; modeller hem vertikal hem oblik (30° bukkolingual) yükleme altında değerlendirilmiştir. Gerilme analizleri Altair OptiStruct çözücüsü ile gerçekleştirilmiştir. Bulgulara göre, tüm modellerde en yüksek gerilme implant boyun bölgesinde ve metal altyapı üzerinde yoğunlaşmıştır. Non-rijit bağlantıların, implant çevresi kortikal kemikteki stres konsantrasyonunu belirli ölçüde azalttığı ancak metal altyapı ve bağlantı elemanlarında oldukça yüksek stres birikimine neden olduğu görülmüştür. Rijit bağlantı modellerinde kortikal kemik üzerindeki streslerin daha belirgin olduğu; non-rijit bağlantı modellerinde ise yükün bir kısmının bağlantı elemanlarına aktarılarak kemik üzerindeki pik stresin azaldığı tespit edilmiştir. D4 tipi kemikte hem implant çevresi hem de altyapı stresleri D2'ye kıyasla daha yüksek bulunmuş, düşük kemik yoğunluğunun gerilme dağılımını olumsuz etkilediği gösterilmiştir. Sonuç olarak, implant–diş destekli sabit restorasyonlarda bağlantı tipi ve kemik dansitesi gerilme dağılımını doğrudan etkilemektedir. Non-rijit bağlantılar diferansiyel mobiliteyi absorbe ederek kortikal kemikteki stresi azaltabilse de bağlantı elemanlarında yüksek stres oluşturmaktadır. Rijit bağlantılar ise sistem stabilitesi sağlamakla birlikte kemik üzerindeki stresleri artırmaktadır. Bu nedenle klinik uygulamada bağlantı seçimi; kemik kalitesi, periodontal destek, oklüzal yüklerin yönü ve restorasyonun uzunluğu göz önünde bulundurularak yapılmalıdır.Implant–tooth supported fixed prostheses present complex biomechanical challenges due to the coexistence of two structures with fundamentally different mobility characteristics: the physiologically mobile natural tooth supported by the periodontal ligament and the rigid, osseointegrated dental implant. This discrepancy may lead to complications such as intrusion of the natural tooth, increased stress in cortical bone, connector fractures, and mechanical failure of prosthetic components. The aim of this study was to compare stress distribution patterns of rigid and non-rigid connector designs in the mandibular posterior region under different bone densities (D2 and D4) using three-dimensional finite element analysis (FEA). A detailed mandibular bone model was created using Visible Human Project CT data, and cortical–trabecular structures were segmented via 3DSlicer and finalized with Blender and Altair Hypermesh. Periodontal ligament layers (0.2 mm) were modeled around teeth 43, 45, and 47. A 4.1 × 10 mm Straumann implant, corresponding abutment and screw components, as well as rigid and non-rigid metal frameworks, were modeled according to manufacturer specifications. Eight analysis models were generated, representing different combinations of bone density and connector design. Vertical and 30° buccolingual oblique loads were applied, and stress analyses were performed using Altair OptiStruct. Results showed that maximum stresses consistently occurred at the implant neck region and within the metal framework. Non-rigid connectors reduced peak cortical bone stresses by allowing limited vertical displacement but substantially increased stress concentration within the connector components themselves. In contrast, rigid connectors provided structural stability but led to higher stress accumulation in peri-implant cortical bone. D4 bone density generated higher stress magnitudes in both implant and framework components compared to D2, indicating the mechanical disadvantage of low-density bone. In conclusion, both connector design and bone density significantly influence the biomechanics of implant–tooth supported prostheses. While non-rigid connectors may reduce peri-implant stress, they increase mechanical load on the prosthetic components. Rigid connectors enhance structural stability but intensify stress on cortical bone. Clinical selection of connector type should therefore consider bone quality, periodontal support, occlusal loading direction, and prosthesis span length.trinfo:eu-repo/semantics/embargoedAccessİmplant–diş destekli restorasyonlarkemik dansitesinon-rijit bağlantırijit bağlantısonlu elemanlar analizi.Bone densityFinite element analysisimplant–tooth supported prosthesesnon-rigid connectorrigid connector.İmplant-diş destekli sabit protetik tedavilerin farklı kemik dansitelerinde, farklı bağlantı seçeneklerinin 3 boyutlu sonlu elemanlar stres analiziyle incelenmesiA 3D finite element stress analysis of rigid and non-rigidconnector designs in implant–tooth supported fixed prostheses under different bone densitiesDoctoral Thesis988648