Necmettin Erbakan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Erbakan, Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Öğe
Gitar eğitiminde özdüzenlemeli öğrenmenin öğrencilerin çalışma sürecine etkisi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Soydemir, İpek; Güçlü, Onur
Bu araştırma, gitar eğitiminde özdüzenlemeli öğrenme modeline dayalı öğretim uygulamalarının öğrencilerin çalışma süreçlerine etkisini incelemek amacıyla nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde yürütülmüştür. Araştırmada, gitar eğitiminde özdüzenlemeli öğrenme modeline dayalı öğretim uygulamalarının öğrencilerin çalışma süreçlerine etkisini derinlemesine incelemek amacıyla durum çalışmasından yararlanılmış, gitar eğitiminde öğrencilerin çalışma süreçleri ve bu sürecin özdüzenlemeli öğrenmeye dayalı öğretim uygulamalarından nasıl etkilendiği ele alınmıştır. Bu doğrultuda, öğrencilerin öğretim uygulamaları öncesinde gitar çalışma süreçlerine ilişkin görüşleri ile öğretim uygulamaları sonrasında özdüzenlemeli öğrenmenin çalışma süreçlerine etkisine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla öğrenciler ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Ayrıca öğretim uygulamalarının öğrencilerin çalışma sürecine etkisini davranışsal boyutta inceleyebilmek amacıyla öğretim uygulamaları öncesi ve sonrası öğrencilerin çalışma süreçlerine ilişkin gözlemler yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu bireysel çalgı gitar eğitimi alan lisans öğrencileri (n=3) oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak uzman görüşleri doğrultusunda araştırmacı tarafından hazırlanan; Uygulama Öncesi Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu, Uygulama Sonrası Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu ve Gitar Eğitiminde Öğrencilerin Çalışma Sürecine Yönelik Gözlem Formu kullanılmıştır. Öğretim uygulamaları öncesi gözlem aşamasında öğrencilerin yeni bir eseri çalışma süreçleri; deşifre, geliştirme ve performansa yönelik çalışma olmak üzere üç oturumda video kaydına alınmış ve öğrencilerle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Daha sonra öğrencilerin gitar çalışma süreçlerinde özdüzenlemeli öğrenme becerilerini geliştirmeye yönelik olarak özdüzenlemeli öğrenme modeli ve evreleri temel alınarak hazırlanan öğretim uygulaması dört hafta süresince haftada iki ders saati olmak üzere her öğrenciyle bireysel olarak araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Uygulamanın ardından öğretim uygulamaları sonrası gözlem aşamasında öğrencilerin yeni bir eseri çalışma süreçleri; deşifre, geliştirme ve performansa yönelik çalışma olmak üzere üç oturumda tekrar video kaydına alınmış ve öğrencilerle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada görüşmelerden elde edilen veriler betimsel analiz, gözlemlerden elde edilen veriler ise betimsel istatistikler kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, öğretim uygulamaları öncesinde öğrencilerin gitar çalışma süreçlerinin özdüzenleme döngüsü içinde yapılandırılmadığı; sürecin büyük ölçüde alışkanlığa dayalı ve plansız bir biçimde yürütüldüğü belirlenmiştir. Gitar eğitiminde özdüzenlemeli öğrenme modeline dayalı öğretim uygulamalarının öğrencilerin çalışma süreçlerini olumlu yönde etkilediği ve sürecin niteliğine katkı sağladığı tespit edilmiştir. Ayrıca, öğretim uygulamalarının deşifre, geliştirme ve performansa yönelik çalışma süreci boyutlarının tamamında gelişim sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelime: Gitar = Guitar ; Müzik eğitimi = Music education
Öğe
Kapsayıcı okul gelişim modeli
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Kılıç, İsmail; Yıldırım, Atila
Kapsayıcı eğitim, yalnızca özel gereksinimli öğrencilerin eğitime erişimini sağlamaya yönelik sınırlı uygulamaların ötesinde; tüm öğrencilerin farklılıklarıyla birlikte nitelikli eğitime katılımını, öğrenme çıktılarının sürekliliğini ve öğrenci refahını güvence altına alan bütüncül bir okul yaklaşımı olarak ele alınmaktadır. Ancak ulusal ve uluslararası alan yazın incelendiğinde, kapsayıcı eğitimi okul geliştirme perspektifiyle bütünleştiren; okulun pedagojik, yönetsel, kültürel ve çevresel süreçlerini sistematik biçimde yapılandıran kapsamlı okul gelişim modellerinin sınırlı olduğu görülmektedir. Bu durum, kapsayıcı eğitimin çoğu zaman bireysel uygulamalar ya da parçalı politikalar düzeyinde kalmasına ve sürdürülebilirliğinin zayıflamasına yol açmaktadır. Bu araştırmanın problemi, kapsayıcı eğitimin okul düzeyinde bütüncül, izlenebilir ve geliştirilebilir bir okul gelişim çerçevesiyle nasıl yapılandırılabileceği sorusuna dayanmaktadır. Bu araştırmanın amacı, kapsayıcı eğitim ve okul geliştirmenin kavramsal çerçevesine dayalı olarak; okul süreçleri bağlamında, öğrenci merkezli verilere temellenen, bilimsel, gelişimsel ve uygulanabilir bir Kapsayıcı Okul Gelişim Modeli (KOGM) geliştirmektir. Araştırma, kapsayıcı okulun yalnızca pedagojik düzenlemelerle değil; açık bir amaç ve felsefe, tanımlı gelişim alanları, yapılandırılmış öğretim süreçleri, belirlenmiş paydaş rolleri ile ölçülebilir standart ve göstergeler aracılığıyla sürdürülebilir hâle gelebileceği varsayımına dayanmaktadır. Araştırma, karma yöntem yaklaşımı ile yürütülmüş; nitel ve nicel veri toplama ve analiz süreçleri ardışık ve bütünleştirici biçimde kullanılmıştır. Nitel aşamada doküman analizi ve çoklu durum çalışması deseni benimsenmiştir. Doküman analizi kapsamında kapsayıcı eğitim ve okul geliştirme alanlarına ilişkin 78 makale, 11 kitap, 6 rapor, 13 tez ve 2 model olmak üzere toplam 110 doküman incelenmiştir. Dokümanlar; kapsayıcı eğitimin kuramsal temellerini, tarihsel gelişimini, politika yönelimlerini ve uygulama modellerini temsil edecek biçimde amaçlı örnekleme ölçütlerine göre seçilmiştir. Çoklu durum çalışmasında anaokulu, ilkokul ve ortaokul düzeylerinde görev yapan okul yöneticisi ve öğretmen, öğrenim gören öğrenci ve velileri, akademisyen ve müfettişlerden oluşan maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemiyle belirlenen 50 katılımcının görüşleri alınmıştır. Her paydaş grubu için geliştirilen görüşme formları aracılığıyla elde edilen veriler, içerik ve tematik analiz yoluyla çözümlenmiştir. Nitel bulgular doğrultusunda oluşturulan Taslak Kapsayıcı Okul Gelişim Modeli, nicel aşamada değerlendirilmiştir. Bu kapsamda 7 okul müdürü, 15 okul müdür yardımcısı ve 30 öğretmenden oluşan 52 paydaşın katılımıyla akademisyen destekli bir model değerlendirme çalıştayı gerçekleştirilmiştir. Çalıştay sürecinde geliştirilen Model Değerlendirme Envanteri aracılığıyla elde edilen nicel veriler ile katılımcı görüşleri birlikte analiz edilmiş; elde edilen bulgular doğrultusunda model yenilenerek nihai hâline ulaştırılmıştır. Araştırma bulguları, kapsayıcı okulun temel özelliklerinin; dönüşümcü ve paylaşımcı liderlik, kapsayıcı okul kültürü ve iklimi, öğretmenlerin mesleki yeterlikleri, esnek ve farklılaştırılmış öğretim süreçleri, erişilebilir ve uyarlanabilir nitelikli müfredat, çok paydaşlı katılımlı iş birliği ile izleme–değerlendirme ve veri temelli gelişim bileşenlerinin bütünleşik biçimde ele alınmasıyla güçlendiğini ortaya koymuştur. Katılımcı görüşlerine göre kapsayıcı eğitimin okullarda uygulanmasının önündeki temel güçlükler; öğretmenlerin kapsayıcı pedagojik yeterliklerindeki eksiklikler, okul yöneticilerinin liderlik rollerine ilişkin yapısal sınırlılıklar, fiziki ve materyal yetersizlikleri, merkezi ve esnekliği sınırlı müfredat yapısı ile okul–aile–toplum iş birliğinin zayıflığıdır. Bulguların alan yazın ile tartışılması sonucunda geliştirilen Kapsayıcı Okul Gelişim Modeli, beş ana bölümden oluşmaktadır: (i) modelin amacı ve felsefesi, (ii) okul gelişim alanları, (iii) öğretim süreçleri, (iv) okul gelişim sürecinde paydaş rolleri ve sorumlulukları, (v) modelin standartları ve göstergeleri. Nihai model; 4 temel yaklaşım, 7 okul gelişim alanı, 8 standart ve 184 süreç, çıktı ve performans göstergesi ile yapılandırılmıştır. Bu yapı, kapsayıcı eğitimi soyut bir değerler bütünü olmaktan çıkararak okulun günlük işleyişine entegre edilebilen, izlenebilir ve geliştirilebilir bir okul gelişim süreci hâline getirmektedir. Araştırma sonuçlarına dayalı öneriler arasında; okul yöneticileri, öğretmenler ve diğer paydaşlar arasında kapsayıcı eğitim konusunda teorik ve pratik bilgi inşasını destekleyen iş birliğine dayalı okul topluluklarının oluşturulması; kapsayıcı eğitimde kavramsal ve anlamsal karmaşıklığın giderilmesi; okulların fiziki kapasite eksikliklerinin azaltılması ve öğrenci refahını önceleyen yapısal tedbirlerin güçlendirilmesi yer almaktadır. Ayrıca okul yöneticilerinin kapsayıcı eğitim uygulamalarında yaşadıkları yetersizlik hissini azaltacak mesleki destek ve rehberlik mekanizmalarının geliştirilmesi; müfredat geliştirme süreçlerinde merkezi yaklaşımlara ek olarak yerel, okul temelli ve öğrenci düzeyinde esnek uygulamalara geçilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bununla birlikte, okulların öz değerlendirme, performans ve öğrenme çıktılarının bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeyde karşılaştırılabilir biçimde izlenmesini sağlayacak veri yönetim sistemlerinin oluşturulması ve kapsayıcı eğitim uygulamalarına yönelik boylamsal ve deneysel araştırmaların yürütülmesi önerilmektedir. Bu yönüyle araştırma, kapsayıcı eğitimin okul düzeyinde sürdürülebilir biçimde hayata geçirilmesine yönelik kuramsal ve uygulamalı özgün bir katkı sunmaktadır.
Öğe
Ortaöğretim okullarında müdür uygulamalarının örtük program çerçevesinde değerlendirilmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Dinç, Sadi; Ünal, Ali
Bu araştırmanın temel amacı, ortaöğretimde okul müdürlerinin örtük programı hangi yönetsel ve pedagojik uygulamalarla ürettiklerini ve sürdürdüklerini tespit etmek ve değerlendirmektir. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden çoklu-bütünsel durum çalışması deseninde yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında İç Anadolu Bölgesi'nde bir il merkezinde bulunan altı resmî ortaöğretim kurumunda görev yapan altı okul müdürü, altı öğretmen ve bu okullarda öğrenim gören altı öğrenci olmak üzere toplam 18 katılımcıdan oluşmaktadır. Veriler; araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları (müdür, öğretmen ve öğrenci formları) ve gözlem formu aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler betimsel ve içerik analizi teknikleriyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda okul müdürlerinin örtük program uygulamaları; akademik uygulamalar, imaj yönetimi, kural yönetimi, değer aktarımı ve yönetsel etki olmak üzere beş ana temada bütünleştirilmiştir. Akademik uygulamalar temasında, okul müdürlerinin eğitim-öğretim süreçlerini okulun türüne ve öncelikli hedeflerine (merkezi sınav başarısı, mesleki beceri/istihdam veya dini yeterlilik gibi) göre yeniden şekillendirdiği, resmî müfredatın bu beklentiler doğrultusunda esnetildiği belirlenmiştir. İmaj yönetimi temasında, okulun dış algısını ve kurumsal saygınlığını korumaya yönelik uygulamalar; kural yönetimi temasında ise resmî mevzuatta yer almayan ancak okul ikliminde uyulması beklenen yazılı olmayan kurallar tespit edilmiştir. Değer aktarımı temasında, okul türünün kurumsal kimliği ve misyonuyla örtüşen değerlerin dolaylı mesajlar aracılığıyla aktarıldığı; yönetsel etki temasında ise müdürlerin liderlik davranışlarının ve yönetim pratiklerinin öğrenciler üzerinde resmî programdan bağımsız, kalıcı etkiler bıraktığı saptanmıştır. Yapılan tespitler doğrultusunda okul yöneticilerine, politika yapıcılara ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Örtük program, Okul müdürü, Ortaöğretim.
Öğe
Futbolda iç vuruş tekniğinde eklem açıları ile şut performansı arasındaki ilişkinin azure kinect ile kinematik olarak değerlendirilmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Aydın, Mustafa; Erdağı, Kenan
Bu araştırmanın amacı, amatör futbolcularda iç vuruş tekniği sırasında oluşan diz, kalça ve ayak bileği eklem açıları ile Mor-Christian Şut Testi'nden elde edilen şut performansı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Futbolda şut performansı, alt ekstremite eklemlerinin koordineli hareketine dayanan karmaşık bir motor beceri olup, şut başarısının yalnızca topa temas anındaki kuvvet üretimine değil, vuruş öncesi hazırlık ve vuruş sonrası denge fazlarında gerçekleşen biyomekanik hareketlere de bağlı olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle iç vuruş tekniği sırasında alt ekstremite eklem kinematiğinin incelenmesi, futbol performansının geliştirilmesi açısından önem taşımaktadır. Araştırmada nicel araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışma grubunu, 2025 sezonunda amatör liglerde aktif olarak futbol oynayan, yaşları 13–14 arasında değişen ve son iki yıldır lisanslı olarak futbol oynayan 22 erkek futbolcu oluşturmuştur. Katılımcıların antropometrik ölçümleri alınmış ve şut performanslarını belirlemek amacıyla Mor-Christian Şut Testi uygulanmıştır. Test kapsamında her katılımcı dört farklı hedef bölgesine dörder kez olmak üzere toplam 16 iç vuruş gerçekleştirmiştir. Kinematik verilerin elde edilmesi amacıyla Microsoft Azure Kinect kullanılarak geliştirilen işaretleyicisiz hareket analizi sistemi kullanılmıştır. İki adet Azure Kinect cihazı ile elde edilen üç boyutlu eklem koordinatları sensör füzyonu yöntemi ile birleştirilmiş, elde edilen veriler Butterworth filtresi ve Double Exponential Smoothing filtreleri kullanılarak gürültüden arındırılmıştır. Kalça, diz ve ayak bileği eklem açıları vuruş öncesi, vuruş anı ve vuruş sonrası olmak üzere üç farklı zaman evresinde analiz edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Pearson korelasyon analizi, çoklu doğrusal regresyon analizi ve tekrarlayan ölçümlerde ANOVA testleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre kalça, diz ve ayak bileği eklem açıları vuruş evrelerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermiştir. Kalça ve diz eklem açılarının vuruş öncesinden vuruş sonrasına doğru azaldığı, ayak bileği eklem açısının ise vuruş süreci boyunca arttığı belirlenmiştir. Mor-Christian Şut Testi puanları ile eklem açıları arasındaki ilişkiler incelendiğinde, kalça vuruş sonrası açısı ile şut performansı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunduğu, ayrıca ayak bileği vuruş öncesi açısının şut performansını anlamlı biçimde yordadığı belirlenmiştir. Diz eklem açıları ile şut performansı arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Regresyon analizi sonuçları, şut performansının vuruş öncesi evrede ayak bileği açısı ve vuruş sonrası evrede kalça açısı tarafından yordandığını göstermiştir. Sonuç olarak, futbolcularda şut performansının yalnızca topa temas anındaki kuvvet üretimine değil, vuruş öncesi hazırlık fazındaki ayak bileği stabilizasyonu ve vuruş sonrası kalça kontrolü gibi hareketin farklı evrelerindeki kinematik koordinasyona bağlı olduğu belirlenmiştir. Bulgular, şut hareketinin kalça, diz ve ayak bileği eklemlerinin koordineli çalışmasına dayanan bir kinetik zincir hareketi olduğunu göstermektedir. Ayrıca çalışmada kullanılan Azure Kinect tabanlı işaretleyicisiz hareket analizi sisteminin saha benzeri koşullarda futbol şut kinematiğinin analizinde kullanılabilir bir yöntem olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulguların futbol antrenmanlarında teknik gelişim, performans analizi ve kinematik temelli antrenman planlaması açısından katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Azure Kinect; Futbol biyomekaniği; Eklem açıları; İç vuruş tekniği; Şut performansı; Mor-Christian Şut Testi
Öğe
Özel eğitim süreçlerinde kriz anında müziğin öğrenciler üzerindeki etkilerinin incelenmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Baykal, Pelin Habibe; Şentürk, Vahide Bahar Önder
Bu araştırma, özel eğitim ortamlarında öğretmenlerin en kritik pedagojik engellerinden biri olan akut kriz epizotlarını, müzikal frekanslar ve duyusal regülasyon stratejileriyle yönetmeyi ve bu süreçleri bilimsel bir temelde yapılandırmayı amaçlayan bir eylem araştırmasıdır. Çalışmanın temel odağını, kriz anlarında bireyin sinir sistemini stabilize edecek bir akustik bariyer oluşturulması ve müziğin regülasyon aracı olarak öğretmen pratiklerine entegrasyonu oluşturmaktadır. Araştırma, Karabük Belediyesi Özel Eğitim Uygulama Okulu'nda görev yapan 5 özel eğitim öğretmeni ve ağır düzeyde Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) tanılı 5 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Sekiz haftalık uygulama döngüsü kapsamında, kriz anlarında 432 Hz frekansına ayarlanmış meditatif ve klasik müzik eserleri müdahale aracı olarak kullanılmıştır. Yapılan sistemli gözlemler ve betimsel analiz sonuçları; müdahalenin parasempatik sinir sistemini aktive ederek kriz şiddetini sönümlendirdiğini, krizden çıkma ve stabilizasyon sürelerini kısalttığını, kendine ve çevreye zarar verme davranışlarını anlamlı düzeyde azalttığını ortaya koymuştur. Araştırmanın özgün bulgularından biri; kriz tetikleyici çevresel uyaranların ortamdan izole edilmediği durumlarda müzikal müdahalenin etkisinin sınırlı kaldığı gerçeğidir. Bu durum, müziğin tek başına bir araç değil, yapılandırılmış bir çevresel kontrolle birlikte efektif olduğunu kanıtlamaktadır. Süreç sonunda müziğin öğrenci için bir "koşullu uyarıcı" haline geldiği ve öğretmenlerin kriz yönetiminde fiziksel kısıtlama yerine duyusal destek odaklı bir profesyonel dönüşüm yaşadıkları saptanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ışığında; özel eğitim kurumlarında akustik yalıtımlı "Duyusal Regülasyon Alanları" oluşturulması, özel eğitim öğretmen adaylarının müfredatına "Müzik Terapi" disiplininin dahil edilmesi ve Bireyselleştirilmiş Eğitim Programları (BEP) içerisinde öğrenciye özgü frekans temelli müdahale protokollerinin yer alması önerilmektedir.