Necmettin Erbakan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@Erbakan, Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Jainizm'de ritüel uygulamalar
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Çınar, Fatih
Çınar F. (2026). Jainizm'de ritüel uygulamalar. (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimleri Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı, Konya.
Temel ekonomik göstergeler ile kamu yayıncı kuruluşlarınıngelirleri arasındaki ilişki: Bir panel veri analizi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Akifbey, Ümid Ahmet; Karabulut, Tahsin
Bu çalışmada, makroekonomik dalgalanmalar karşısında finansal sürdürülebilirliği tartışılan kamu hizmeti yayıncılığının mali yapısı incelenmiştir. Çalışmanın amacı; EBU verileri çerçevesinde, Türkiye'den TRT'nin de dâhil olduğu Avrupa'daki en yüksek gelire sahip 25 kamu yayıncısının finansman yapısına genel bir bakış sunmaktır. Bu doğrultuda, ilgili kuruluşların gelirleri kamu gelirleri teorisi ekseninde değerlendirilmiş; söz konusu gelirler ile seçilmiş makroekonomik değişkenler ve internet kullanımı arasındaki ilişki panel veri analizi yöntemiyle ampirik olarak test edilmiştir. Araştırmada, çok yıllı ve çok gelirli bir veri seti kullanılmıştır. Analiz sonuçları, kamu yayıncısı gelirlerinin makroekonomik değişkenlere karşı duyarlı olduğunu göstermektedir. Kişi başına düşen gelirdeki artışın kamu yayıncı gelirleri üzerinde negatif etki oluşturduğu; buna karşılık vergi gelirlerindeki artışın pozitif ve anlamlı bir etki oluşturduğu tespit edilmiştir. Enflasyon ve internet kullanım oranlarının kamu yayıncı gelirlerini sınırlı da olsa pozitif yönde etkilediği, işsizlik oranının ise negatif bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Nüfus değişkeninin ise istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunamamıştır. Elde edilen bulguların; kamu yayıncılığı finansmanının makroekonomik faktörlere göre planlanmasına, yeni bireysel ve teknolojik gelişmeler dikkate alınarak güncel finansman modellerinin geliştirilmesine katkı sunması beklenmektedir.
Yapay zekâ sohbet robotlarının eğitimde kullanımına yönelik bir inceleme
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Özden, Onur Can; Aktürk, Ahmet Oğuz
Bu çalışma, yapay zekâ sohbet robotlarının eğitimde kullanımına ilişkin akademik literatürü bibliyometrik analiz ve sistematik literatür taraması yöntemlerini kullanarak bütüncül bir bakış açısıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Web of Science üzerinden yürütülen araştırmada bibliyometrik analiz aşamasında 2021 ile 2025 yılları arasındaki 2026 makale, sistematik literatür taraması aşamasında ise PRISMA protokolü çerçevesinde seçilen 39 makale analiz edilmiştir. Bibliyometrik verileri görselleştirme esnasında VOSviewer yazılımından yararlanılmıştır. Bibliyometrik analizden elde edilen bulgular; eğitimde sohbet robotlarına yönelik yayın sayısının 2022 yılından itibaren hızla arttığını ortaya koymaktadır. En fazla yayın yapan dergiler sırasıyla 184 makale ile Education and Information Technologies ve 135 makale ile Computers and Education: Artificial Intelligence olmuştur. En çok atıf alan makale akademik dürüstlük ve intihal sorunlarını ele alan Cotton ve diğerlerinin çalışmasıdır. Yazar analizinde en üretken isim 16 makale ile Dragan Gasevic, en yüksek atıf değerine sahip yazar ise 1.402 toplam atıfla Thomas K.F. Chiu'dur. Türkiye en çok atıf alan ülke sıralamasında beşinci sırada yer almaktadır. Kurum sıralamasında Hong Kong Eğitim Üniversitesi öne çıkmaktadır. Akademik üretimin Uzak Doğu Asya özellikle de Hong Kong ve Tayvan merkezli olduğu görülmektedir. Sistematik literatür taramasında incelenen 39 makalenin metodolojik özellikleri değerlendirildiğinde; araştırma yöntemi açısından karma ve nicel yöntemin 17'şer makale ile eşit ağırlıkta öne çıktığı, nitel yöntemin ise 5 makale ile sınırlı kaldığı görülmektedir. Örneklemin büyük çoğunluğunu 26 makale ile yükseköğretim öğrencileri oluştururken örneklem büyüklükleri genellikle 51 ile 100 kişi aralığında yoğunlaşmaktadır. Örneklem seçiminde ise 16 makalede kullanılan uygun örnekleme en sık tercih edilen yöntemdir. Veri toplamada 24 makale ile nicel araçlar baskınken veri analizinde ise nicel çıkarımsal analiz en yaygın istatistiksel teknik olarak öne çıkmaktadır. Sistematik literatür taramasından elde edilen bulgular; sohbet robotlarının öğrenci ve öğretmen motivasyonunu olumlu yönde etkilediğini, bireyselleştirilmiş öğrenme deneyimleri sunduğunu ve geri bildirim süreçlerine önemli katkılar sağladığını göstermektedir. Bununla birlikte akademik dürüstlük, yapay zekâ halüsinasyonları ve etkileşim güçlükleri en kritik sorun alanları olarak tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları, sohbet robotlarının geleneksel eğitim yöntemlerinin yerini almaktan ziyade onları destekleyen stratejik bir pedagojik araç olarak konumlandırılması gerektiğine işaret etmektedir. Anahtar Kelimeler: Yapay zekâ, Sohbet robotu, Eğitim teknolojileri, Bibliyometrik analiz, Sistematik literatür taraması
Voleybol hakemlerinin rekreasyonel sportif iyi oluş ve bilişsel esneklik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Albay, Gülay; Tükel, Yalçın
Bu araştırmanın amacı, voleybol hakemlerinin rekreasyonel sportif iyi oluş düzeyleri ile bilişsel esneklik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Hakemlik, müsabaka sürecinde hızlı karar verme, değişen koşullara uyum sağlama ve yoğun dikkat gerektiren bir görev alanı olduğundan, hakemlerin psikolojik ve bilişsel özelliklerinin belirlenmesi önem taşımaktadır. Bu doğrultuda araştırmada voleybol hakemlerinin rekreasyonel sportif iyi oluş ve bilişsel esneklik düzeyleri arasındaki ilişki değerlendirilmiş, ayrıca bu değişkenlerin çeşitli demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye Voleybol Federasyonu bünyesinde aktif olarak görev yapan voleybol hakemleri, örneklemini ise araştırmaya gönüllü olarak katılım sağlayan 203 voleybol hakemi oluşturmaktadır. Araştırma verileri çevrim içi ortamda Kişisel Bilgi Formu, Rekreasyonel Sportif İyi Oluş Ölçeği ve Bilişsel Esneklik Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi ile basit ve çoklu doğrusal regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları, voleybol hakemlerinin rekreasyonel sportif iyi oluş düzeyleri ile bilişsel esneklik düzeyleri arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunduğunu göstermiştir. Ayrıca rekreasyonel sportif iyi oluşun bilişsel esnekliğin anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Rekreasyonel sportif iyi oluşun alt boyutları incelendiğinde, özellikle fiziksel ve mental sağlık boyutunun bilişsel esnekliği anlamlı düzeyde yordadığı tespit edilmiştir. Demografik değişkenlere göre yapılan analizlerde bilişsel esneklik düzeyinin hakemlik süresi ve hakemlik klasmanına göre anlamlı farklılık gösterdiği, rekreasyonel sportif iyi oluş düzeylerinin ise demografik değişkenlerin büyük çoğunluğuna göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, rekreasyonel sportif iyi oluş düzeyinin voleybol hakemlerinin bilişsel esneklik düzeyleriyle ilişkili olduğunu ve bilişsel esnekliğin önemli bir yordayıcısı olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmanın, voleybol hakemlerinin psikolojik ve bilişsel özelliklerinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağı ve spor psikolojisi ile hakemlik alanındaki literatüre güncel veriler sunacağı düşünülmektedir.
Yavaş şehirler ve ekoturizm arasındaki ilişki: Avrupa Kıtası'ndaki Cittaslow örnekleri
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Avcı, Serap; Dinç, Abdurrahman
Yavaş şehirler, hızlı yaşamaya ve hızlı tüketim alışkanlıklarına karşı başlatılan, kendilerine özgü kimliklerini yaşayan ve koruyan, yaşam standartlarını artıran ve modern şehirlere tepki olarak ortaya çıkan şehirlerin oluşturduğu uluslararası bir ağdır. Ekoturizm ise, doğal ve kültürel kaynakları en iyi şekilde korumayı amaçlayan, biyoçeşitliliğin devamını sağlamaya yardımcı olan, turizm işletmelerine ve yöre halkına finansal açıdan katkı sağlayan ve bununla birlikte birçok olumlu etkisi olan bir turizm türüdür. Bu tez çalışmasında, yavaş şehir hareketine üye olan Avrupa Kıtası'ndaki 22 ülkede yer alan şehirlerden; Almanya (Hersbruck), Avusturya (Enns), Belçika (Jurbise), Büyük Britanya (Mold), Danimarka (Svendborg), Finlandiya (Kristinestad), Fransa (Segonzac), Hırvatistan (Makarska), Hollanda (Midden-Delfland), İrlanda (Clonakilty), İspanya (Artà (Isle of Majorca)), İsveç (Falköping), İtalya (Orvieto), İzlanda (Djúpavogshreppur – Múlaþing Belediyesi), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) (Yeniboğaziçi), Lüksemburg (Clervaux), Macaristan (Hódmezővásárhely), Norveç (Sokndal), Polonya (Barczewo), Portekiz (Silves), Rusya (Svetlogorsk) ve Türkiye (Seferihisar) seçilmiş ve bu yavaş şehirler ekoturizm açısından incelenmiştir. Tez, nitel bir çalışmadır. Yapılan çalışma neticesinde, Avrupa Kıtası'ndaki bu yavaş şehirlerde sürdürülebilirlik kavramının giderek daha fazla önem kazandığı, ekoturizm sektörünün ise gelişmeye devam ettiği ve ulusların ekonomik kazançlarına katkıda bulunduğu görülmüştür. Son olarak, çalışmada Avrupa Kıtası'ndaki yavaş şehirlerin ekoturizm sektörünün olumlu etkilerinden daha fazla fayda sağlayabilmesi için bazı öneriler sunulmuştur.




















