Necmettin Erbakan University Institutional Repository

DSpace@İHÜ digitally stores academic resources such as books, articles, dissertations, bulletins, reports, research data published directly or indirectly by Necmettin Erbakan University in international standards, helps track the academic performance of the university, provides long term preservation for resources and makes publications available to Open Access in accordance with their copyright to increase the effect of publications.




 

Recent Submissions

Item
Akıllı kentlerin yerel sürdürülebilirliğe etkileri: Konya Büyükşehir Belediyesi örneği
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Dilfiruz, Betül; Sevinç, İsmail
Bu tez çalışması, akıllı kent uygulamalarının kentsel sürdürülebilirliği sağlamadaki rolünü ve bu süreçte yerel aktörlerin, özellikle büyükşehir belediyelerinin etkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma, akıllı kent yaklaşımının sürdürülebilirlik ilkeleriyle kesiştiği noktaları kavramsal düzeyde irdeleyen birinci bölüm, Türkiye’de akıllı kent politikalarının kurumsal, yönetsel ve aktör temelli yapısını inceleyen ikinci bölüm ve Konya Büyükşehir Belediyesi örneğinde yerel düzeydeki uygulamaları değerlendiren üçüncü bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın saha kısmında Konya Büyükşehir Belediyesinde görev yapan 19 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş; elde edilen veriler nitel araştırma yöntemine dayalı tematik analiz yaklaşımıyla Maxqda24 programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular, akıllı kent uygulamalarının kaynak verimliliği, veri temelli yönetim, hizmet optimizasyonu, ulaşımda dönüşüm, çevresel duyarlılık ve katılım mekanizmalarının güçlenmesi yoluyla sürdürülebilir kentleşmeye önemli katkılar sunduğunu göstermektedir. Yerel aktörlerin bu süreçte belirleyici bir rol üstlendiği, kurumsal kapasite, vizyon sürekliliği, entegrasyon yapıları ve paydaş işbirliklerinin akıllı kent uygulamalarının başarısını etkileyen temel unsurlar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Konya örneği, akıllı kent yaklaşımının yalnızca teknolojik bir modernleşme hareketi değil, sürdürülebilirlik odaklı bütüncül bir kentsel dönüşüm aracı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda çalışma, hem kuramsal düzeyde literatüre katkı sunmakta hem de yerel yönetimlerin sürdürülebilir kentleşme politikalarında akıllı kent uygulamalarının stratejik önemini ortaya koymaktadır.
Item
İnsan over kanseri hücre hattında Sanggenon C'nin sitotoksik etkilerinin incelenmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2025) Aliyeva, Narmin; Kurar, Ercan
Kadınlarda over kanseri semptomları geç evrelerde meydana gelir. Prevelansı, insidansı ve mortalite oranı yüksektir. Over kanseri dünya genelinde jinekolojik kanserler arasında ikinci en yaygın ölüm nedeni olup genellikle adenokarsinom olarak gözlenmektedir. OVCAR-3 insan yumurtalık kanseri hücreleri farklı antikanser ajanlarının etkilerini ve mekanizmalarını incelemek için uygun bir model olarak kullanılmaktadır. Son zamanlarda yumurtalık kanseri tedavisinde umut verici sonuçlar elde edilmesine rağmen, yeni tedavi yöntemlerinin ve daha etkili ilaçların geliştirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Fitokimyasalların enfeksiyon, inflamasyon ve kanser gibi hastalıklar üzerindeki koruyucu etkileri bilinmektedir. Bu tez çalışmasında; OVCAR3 over kanseri hücre hattında, doğal fitokimyasallarından biri olan Sanggenon C’nin, sitotoksik, koloni oluşturma kapasitesi ile apoptoz ve hücre döngüsü sinyal iletimi yolaklarında bulunan genlerin ifadesi üzerine etkilerinin araştırılması amaçlandı. Sanggenon C’nin OVCAR-3 hücrelerinde sitotoksik etkisi CCK-8 ve koloni oluşturma kapasitesi testi ile değerlendirildi. Kontrol ve Sanggenon C uygulanan hücrelerden total RNA ve protein izolasyonu gerçekleştirildi. Apoptoz ve hücre döngüsü sinyal iletim yolaklarında bulunan genlerin ifadesi mRNA düzeyinde qPZR, protein düzeyinde ise western blot veya ELISA ile değerlendirildi. CCK-8 canlılık sonuçlarına göre Sanggenon C’nin IC50 dozu 48. saat için OVCAR-3 hücre hattında 36,4 µM olarak hesaplandı. Sanggenon C’nin belirlenen sitotoksik dozunun uygulanması sonucunda OVCAR-3 hücrelerinin koloni oluşturma yeteneğininin %58,61 ornaında azaldığı gözlendi. qPZR analizlerinde CASP3, CASP7, CASP9, CYCS, FADD, FAS, p53, CDKN1, RB1 ve E2F4 gen ifadelerinde Sanggenon C uygulaması sonucunda anlamlı düzeyde yukarı regülasyon tespit edildi. CDK4, CCND1, CCND2 ve CCND3 seviyelerinde ise anlamlı baskılanma gözlendi. Western blot analizlerinde kontrol grubuyla karşılaştırıldığında CASP3, CASP9 ve p53 seviyelerinde anlamlı düzeyde yukarı regülasyon gözlendi. ELISA sonuçları CASP7 ve CYCS protein düzeylerinin Sanggenon C grubunda anlamlı düzeyde arttığını gösterdi (p≤0,05). Bu çalışma sonucunda; Sanggenon C uygulamasının OVCAR-3 insan over kanseri hücrelerinde sitotoksik etki oluşturduğu ve apoptozu indüklediği gösterildi. Bulgular, belirlenen gen profilleri doğrultusunda ileride yapılacak moleküler düzeydeki çalışmalara ışık tutacak nitelikte olup literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Sanggenon C uygulamasının over kanseri hücrelerinde apoptotik, antiproliferatif ve hücre döngüsü regülasyonu yönünde etkin bir ajan olabileceğini göstermektedir.
Item
Yapay zeka teknolojilerinin sinema endüstrisine etkileri: senaryo yazımı ve film üretim süreci üzerindeki dönüşümler
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Hasdemir, Ahmet; Berk, Mustafa Evren
Sinema teknoloji ile birlikte gelişen ve yine teknoloji sayesinde birçok dönüşüm geçirerek içinde bulunduğu döneme uyum sağlamayı başarmıştır. Bu dönüşümler sayesinde yıllar sonra bile en çok kitleye sahip olan sanat dallarından biri konumundadır. Film üretim süreçlerinin hemen hemen her evresinde faydalanılan teknolojik aygıtlar ve programlar sayesinde sinema, etkileyiciliğini arttırmıştır. Hem görsel hem de işitsel unsurlarla birlikte görsel bir şölen niteliği taşıyan sinema faydalandığı teknolojiler sayesinde gelişmeye devam etmektedir. Teknoloji ve sinema ilişkisinin en çok harmanlandığı günümüzde ise sinema daha önceki teknolojik gelişmelerden çok farklı bir teknoloji olan yapay zekâ teknolojisiyle birlikte çok daha köklü dönüşümler geçirmektedir. Çalışma kapsamında yapay zekânın sinema endüstrisine olan etkileri sistemli bir şekilde incelenmiştir. Çalışmanın sağlam bir zemine oturtulması, yapay zekânın film üretim süreçlerine etkilerinin incelenmesi ve sinemadaki dönüşümlerine dair veriler toplamak adına literatür taraması yönteminden faydalanılmıştır. Bu doğrultuda yapay zekânın sinema endüstrisine olan etkileri incelenmiştir. Öte yandan yapay zekânın yaratıcı süreçler üzerine olan etkilerini incelemek adına ChatGPT, Gemini, DeepSeek gibi yapay zekâ platformlarına yazdırılan kısa film senaryoları insan yaratıcılığıyla karşılaştırılmak adına insan tarafından yazılan kısa film senaryosuyla, çatışma, hikâye, karakter gelişimi, genel yapı, dramatik unsurlar bakımından karşılaştırılarak incelenmiştir. Yapay zekâ platformları tarafından ve insan tarafından yazılan senaryoların analizi nitel araştırmalarda sıkça kullanılan Betimsel analiz yönteminden faydalanılarak incelenmiştir. Yapay zekânın sinema sektörüne hız ve maliyetlerin düşürülmesi konularında katkı sağlamasının yanında hem istihdam hem de sanatsal bakımdan potansiyel dezavantajlarına dair geliştirilen birtakım önerilere, sonuç ve öneriler bölümünde yer verilmiştir.
Item
1980 ve 2018 yılları arasında çekilmiş sinema filmlerinde pandemi temsilleri: dünya sineması örnekleri
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Topuz, Ramazan; Berk, Mustafa Evren
Bu çalışma, 1980-2018 yılları arasında çekilmiş Virüs (1980), 12 Maymun (1995), Tehdit (1995), Pandemi (2007), Veba (2009), Salgın (2011), Grip (2013), Virüs (2019 Japonya yapımı “2018 yılında çekilmiş 2019 yılında gösterime girmiştir.”) gibi filmler üzerinden pandemilerin sinemadaki temsillerini incelemektedir. Çalışma, bu filmlerin yalnızca biyolojik krizleri değil, aynı zamanda toplumsal korkuları, insan doğasının sınırlarını ve hükümetlerin etik sorumluluklarını dramatize ettiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, bu yapımların gerçek hayatta yaşanan COVID-19 pandemisi gibi krizleri öngörme ve topluma yönelik uyarılar sunma kapasitesini de vurgulamaktadır. Filmlerde pandemiler, genellikle insanlığın doğayla uyumsuz ilişkisini, toplumsal düzenin kırılganlığını ve bilimsel çabaların etik sınırlarını merkeze alır. Özellikle karantina, panik, toplumsal çöküş, bilgi kirliliği ve hükümetlerin başarısızlıkları gibi unsurlar, bu filmlerde öne çıkan temalardır. Bilim ve teknoloji, pandemilere karşı kurtarıcı bir araç olarak tasvir edilirken, aynı zamanda etik sorunlarla sınanır. Aile bağları ve bireysel fedakârlık, bu krizler sırasında insanlığın en güçlü motivasyon kaynakları olarak işlenir. Sonuç olarak, bu filmler, pandemilerin yalnızca biyolojik bir tehdit olmadığını, aynı zamanda toplumsal korkuların, etik sınavların ve insan doğasının bir yansıması olduğunu göstermektedir. Sinema, pandemilere dair geleceğe yönelik güçlü öngörüler sunan bir araç olarak, topluma hem krizleri anlamada hem de çözümler geliştirmede rehberlik etmiştir. Gerçek hayatta yaşanan COVID-19 pandemisi, bu filmlerin sunduğu kurgusal senaryoların birer tahmin değil, toplumsal bilinçaltının bir yansıması olduğunu kanıtlamaktadır.
Item
Sınıf öğretmenlerine yönelik yapay zekâ destekli eğitim sistemlerine ilişkin tutum ölçeği geliştirme çalışması
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Uzun, Sıla; Çınar, Derya
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin yapay zeka destekli eğitim sistemleri hakkındaki tutumlarını belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. Bu nedenle araştırmanın esas kısmını oluşturan tutum ölçeği uygulama bölümünde nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim yılında Konya İlinin Meram, Karatay ve Selçuklu ilçelerinde görev yapan ve çalışmaya gönüllü katılan 556 sınıf öğretmeni (pilot uygulama 404, nihai uygulama 152 sınıf öğretmeni) oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında madde havuzu oluşturmak için ilk olarak literatür taraması yapılarak 62 maddelik taslak form oluşturulmuştur. Maddeler ölçek formatına dönüştürülerek, 1(Kesinlikle Katılmıyorum), 2(Katılmıyorum), 3(Kararsızım), 4(Katılıyorum), 5(Kesinlikle Katılıyorum) şeklinde beşli likert tipi dereceleme ölçeği kullanılarak taslak ölçek elde edilmiştir. Bu maddeler 6 uzmanın görüşüne sunulup alınan geri dönüşler neticesinde gerekli düzenlemeler yapılarak 56 maddeye indirilmiştir. Pilot uygulama kapsamında 404 sınıf öğretmeninden alınan veriler SPSS Statistics 26 paket programına kaydedilerek ölçeğin geçerlilik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Geçerlik analizi kapsamında ilk olarak verilerin faktör analizine uygun olup olmadığını belirlemek için KMO (Kaiser-Meyer-Olkin) ve Bartlett testi sonuçlarına bakılmış ve KMO testi değeri (,953) ve Bartlett testi sonucu (14983,998) anlamlı bulunarak analiz çalışmalarına geçilmiştir. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda birden fazla faktörde yüksek yük değerine sahip toplamda 13 madde binişik olması sebebi ile ölçekten çıkarılarak 2 faktörlü 43 maddelik taslak ölçek elde edilmiştir.2faktörün varyansa yaptığı katkının %51,507 olduğu, maddelerin yük değerlerinin ise ,572 ile ,769 arasında değiştiği görülmüştür. AFA sonrası maddelerin ayırt edicilik güçlerini belirlemek için madde-toplam korelasyonu hesaplanmış ve t-testi kullanılarak üst %27‟lik ile alt %27‟lik grupların madde ortalamaları arasındaki farklar incelenmiş, ayırt edicilik gücü düşük olan 4 madde daha ölçekten çıkarılarak 39 maddeye indirilmiştir. Geliştirilen ölçeğin doğruluğunu saptamak için doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi sonrasında ölçekten herhangi bir maddenin çıkarılmasına gerek görülmemiş olup ölçek 2 faktör 39 maddelik hali ile son şekli ile test edilmiştir. Test edilen modele ilişkin uyum iyiliği değerleri χ2/df (kikare/serbestlik derecesi) değeri 2,0189; RMSEA değerinin 0,056; GFI değerinin 0,83; AGFI değerinin 0,81; RMR değerinin 0,057; SRMR değerinin 0,041; NFI değerinin 0,97; NNFI değerinin 0,98 ve CFI değerinin 0,98 olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlar ile modelin “kabul edilebilir” ve “mükemmel” düzeyde uyum gösterdiği saptanmıştır. Ölçeğin genelinin güvenirliği için hesaplanan Cronbach Alpha Katsayısı analiz öncesi 56 maddelik taslak ölçeğin ,866, analiz sonucu oluşan 39 maddelik nihai ölçeğin Cronbach Alpha Katsayısı ,847 olarak bulunmuştur. Cronbach Alpha ölçüt değer aralıklarına bakıldığında eldeki ölçeğin oldukça yüksek düzeyde güvenirlik işaret eden katsayı değerine sahip olduğunu ve ölçeğin güvenirlik düzeyi yüksek ölçme sonuçlarının elde edilebileceğini göstermektedir.