Advanced Search

Show simple item record

dc.contributor.advisorToprak, Süleyman
dc.contributor.authorKandemir, Ahmet Mekin
dc.date.accessioned2019-09-27T07:47:27Z
dc.date.available2019-09-27T07:47:27Z
dc.date.issued2014
dc.identifier.otherDiğer
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12452/960
dc.descriptionYüksek Lisans Tezi.YÖK Tez No:364908en_US
dc.description.abstractBu çalışmada, Big Bang teorisinin yoktan yaratılış düşüncesini destekleyip desteklemediği hususu hudûs delili açısından ele alınmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde Big Bang teorisinden önceki kozmoloji ve bilim tarihi, teorinin temel dayanakları ve Big Bang karşıtı evren modelleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Buna göre evren yaklaşık olarak 14,7 milyar yıl önce sonsuz yoğun, küçük ve sıcak bir durumdan (tekillik) ani bir patlamayla (açılma=genişleme) oluşmaya başlamıştır. Einstein'ın izafiyet teorisi, evrenin hala genişlemeye devam etmesi (Hubble Yasası), kozmik mikrodalga arkaalan ışımasının keşfedilmesi ve uzaydaki maddelerin tespit edilen miktarları bu teorinin en güçlü kanıtları olarak sunulmaktadır. İkinci bölümde ise kelâmcıların hudûs delili incelenmiş ve detaylı bir şekilde izah edilmiştir. Kelâmcıların geliştirdiği bu delil sadece Allah'ın varlığını ispat etmeye yönelik çabanın değil; aynı zamanda kelâmcıların bir bütün olarak evreni anlama ve anlamlandırma çabasının bir ürünüdür. Bu şekilde ortaya konan evren bütün parçalarıyla birlikte; hareket, zaman ve mekân dâhil olmak üzere hâdistir, yani sonradan ve yoktan yaratılmıştır. Sonlu birimlerden oluşan evrenin bir başlangıcı ve sonu vardır. Cevher ve arazlardan oluşan evren sürekli bir değişim ve dönüşüm (oluş-bozuluş) süreci yaşamaktadır. Çalışmanın son bölümünde Big Bang teorisi ile hudûs delili karşılaştırılmış ve şu sonuçlara ulaşılmıştır: Big Bang teorisi ile birlikte evrenin genişlediğinin kanıtlanması materyalist ve ateist felsefenin sabit, sonsuz ve değişmeyen evren tasavvurunu kesin olarak çürütmüştür. Ayrıca izafiyet teorisi ile birlikte mutlak zaman anlayışı geçerliliğini yitirmiş; zamanın göreliliği ve evrenle birlikte başladığı kanıtlanmıştır. Ancak kanaatimizce Big Bang teorisi, evrenin bir başlangıç noktası (tekillik) olduğunu kesin olarak ortaya koymakla birlikte bu, yoktan yaratılışın bir ispatı olarak değerlendirilemez. Sadece şuan sahip olduğumuz teorilerle uyumlu "bilimsel bir başlangıç" olarak değerlendirilebilir. Zaten bilimin, varlığın izini sürüp mutlak yokluğa, oradan da Tanrı'ya ulaşması beklenemez. Çünkü mutlak yokluk bilime insan bilgisine konu olamaz. İnsanlığın bilimsel olarak ulaştığı bu zirve noktasında bile evrenin varlığının en tutarlı açıklaması, evrenin sonradan ve mutlak yokluktan Allah tarafından yaratıldığı şeklindeki dini açıklamadır.en_US
dc.description.abstractIn this dissertation, the issue that if The Big Bang theory supports the idea that creation from nothing is discussed in terms of hudûs evidence. In the first part of the study, the history of cosmology and science prior to the Big Bang theory, the basic premise of the theory and the anti-Big Bang universe models have been studied in detail. Accordingly, the universe began to form approximately 14.7 billion years ago from an endless dense, small and hot (singularity) state that with a sudden burst (opening = expansion). Einstein's theory of relativity, the continuing expansion of the universe (Hubble's Law), the discovery of the cosmic background microwave radiation and determined quantities of substances in space are presented for this theory as the most powerful evidences. In the second part, the mutakallimun's (muslim theologians) hudûs evidence has been examined and described in detail. This evidence which developed by mutakallimun not only andeavor to prove the existence of God; but also is a product of mutakallimun's efforts to understand and interpret the universe as a whole. The universe which set forth via hudûs evidence with all parts; including movement, time and space, is hadith (created), that is were created from nothing and afterwards. Consisting of finite units the universe has a beginning and an end. The universe consists of essence (cevher) and attribute (araz) has lived a process of constant change and transformation (formed-disruption). In the last part of the the work The Big Bang theory is compared with the hudûs evidence and we have reached the following conclusions: Proving that the universe is expanding along with The Big Bang theory has precisely refuted the constant, eternal and unchanging universe consept of materialist and atheist philosophies. In addition, with the relativity theory it has been expired the absolute time concept; besides it has been proven the relativity the time and has been started with the universe. However, in our opinion, the Big Bang theory has demonstrated conclusively that the universe had a beginning point (singularity), although it can not be considered as a proof of creation from nothing. Only assessed "a scientific initial" that compatible with the theories we now have. Already there is not expected the science tracked down the existence to absolute absence, and then to reach God. Because the absolute absence can not be subject to science and human knowledge. Even at a scientific point of this summit the humanity has reached, the most consistent explanation of the existence of the universe is shaped by religious explanations that the universe was created by God out of absolute nothing and afterwards.en_US
dc.language.isoturen_US
dc.publisherNecmettin Erbakan Üniversitesien_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.titleBig Bang teorisinin hudus delili açısından değerlendirilmesien_US
dc.title.alternativeThe evaluation of the Big Bang theory in terms of the huduth evidenceen_US
dc.typemasterThesisen_US
dc.orcid5247en_US
dc.relation.publicationcategoryTezen_US


Files in this item

Thumbnail

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record