Kadınlarda ruhsal hastalıklara yönelik inanç ve damgalamanın kuşaklararası aktarımı
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Ruhsal hastalığa sahip bireylerin damgalamasında, olumsuz inanç ve tutumların önüne geçmede, daha olumlu inanç ve tutumlar geliştirmede ve ruhsal hastalığı olan bireylerin savunulmasında önemli rol oynadıkları için bu çalışmada kadın cinsiyetinden olan hemşirelik öğrencileri ele alınmıştır. Bu araştırma, kadınlarda ruhsal hastalıklara yönelik inanç ve damgalamanın kuşaklararası aktarımını belirlemek amacıyla tanımlayıcı türde yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi, Hemşirelik Bölümü kadın öğrencileri (n=79) ve kuşaklararası aktarımı belirlemek amacıyla da bu öğrencilerin iki üst kuşak ebeveynleri, anne (n=60) ve anneanne (n=28), oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında; bilgi formu, ruhsal hastalığa yönelik inanç ölçeği ve damgalama ölçeği kullanılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından üç aşamada toplanmıştır. İlk aşamada veri toplama araçları öğrencilere yüz yüze sınıf ortamında uygulanmıştır. İkinci aşamada veri toplama araçları çevrimiçi düzenlenmiş öğrenciler yoluyla annelere, üçüncü aşamada ise anneannelere uygulanmıştır. Veriler ortalama, standart sapma, sayı ve yüzde olarak özetlenmiştir. Analizlerde, ki kare analizi, fisher exact testi, tek yönlü varyans analizi, post hoc, bağımsız gruplarda t testi, korelasyon analizi ile lineer regresyon analizi kullanılmıştır. Etki büyüklüğünü hesaplamak için Cohen(d) ve Eta kare(η2 ) katsayıları kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğrencilerin ruhsal hastalığa yönelik inanç ölçeği toplam puan ortalaması 48,06±13,55, damgalama ölçeği toplam puan ortalaması 49,78±9,11; annelerin, ruhsal hastalığa yönelik inanç ölçeği toplam puan ortalaması 53,25±17,86, damgalama ölçeği toplam puan ortalaması 53,43±12,43; anneannelerin, ruhsal hastalığa yönelik inanç ölçeği toplam puan ortalaması 57,60±16,56, damgalama ölçeği toplam puan ortalaması 58,35±20,61’dır. Kuşaklara göre; ruhsal hastalıklara yönelik inanç toplam puanları ile çaresizlik ve kişilerarası ilişkilerde puanları, damgalama toplam puanları ile ayrımcılık ve dışlama puanları, etiketleme puanları, psikolojik sağlık puanları istatistiksel açıdan anlamlı farklılık göstermektedir (p<0,05). Kuşakların, ruhsal hastalıklara yönelik inanç toplam düzeyini (ß=4,855) ve damgalama toplam düzeyini (ß=4,158) arttırdığı saptanmıştır. Sonuç olarak; üst kuşaklarda ruhsal hastalıklara yönelik inanç ve damgalama eğiliminin alt kuşağa göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Kuşaklarda ruhsal hastalıklara yönelik inanç ve damgalama düzeyindeki artış gelecek kuşaklarda ruhsal hastalıklara yönelik inanç ve damgalama düzeyindeki artışa sebep olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda kuşaklararasında psikopatolojik kısır döngünün kesintiye uğraması amacı ile ruhsal hastalıklar ile ilgili ailelere verilebilecek eğitimler ile aktarımın önüne geçilebilmesi sağlanabilir. Ayrıca kuşaklararası aktarımın doğasının net anlaşılabilmesi için benzer çalışmanın daha büyük bir örneklem büyüklüğü ile üç kuşağın benzer sayılarda temsil ettiği nitel tasarımla desteklenmiş bir çalışma ile yinelenmesi önerilmektedir.
Nursing students of the female gender were discussed in this study, as they play an important role in stigmatizing individuals with mental illness, preventing negative beliefs and attitudes, developing more positive beliefs and attitudes, and defending individuals with mental illness. This descriptive study was conducted to determine the intergenerational transmission of beliefs and stigma towards mental illnesses in women. The sample of the study consists of female students at Konya Necmettin Erbakan University, Department of Nursing (n=79) and the two upper generation parents of these students, mother (n=60) and grandmother (n=28), to determine the intergenerational transmission. In the collection of data, information form, belief scale for mental illness and stigmatization scale were used. In the first stage, data collection tools were applied to the students in a face-to-face classroom environment. In the second stage, the data collection tools were applied to the mothers through online organized students, and in the third stage, to the grandmothers. Data are summarized as mean, standard deviation, number, and percentage. Chi-square analysis, fisher exact test, one-way analysis of variance, post hoc, t test for independent groups, correlation analysis and linear regression analysis were used in the analyses. Cohen(d) and Eta squared(η2) coefficients were used to calculate the effect size. According to the research findings, the total mean score of the students on the belief scale towards mental illness was 48,06±13,55, and the total mean score on the stigma scale was 49,78±9,11; the mothers' total mean score on the belief scale for mental illness was 53,25±17,86, and the total mean score on the stigma scale was 53,43±12,43; The total mean score of the grandmothers' belief scale towards mental illness was 57,60±16,56, and the total mean score of the stigma scale was 58,35±20,61. According to the generations, there are statistically significant differences between belief total scores for mental illnesses and helplessness and interpersonal relations scores, stigmatization total scores, discrimination and exclusion scores, labeling scores, and psychological health scores (p<0,05). It was determined that the generation increased the total level of belief towards mental illnesses (ß=4.855) and the total level of stigmatization (ß=4.158). As a result, it has been found that the belief and stigmatization tendency towards mental illnesses is higher in the upper generations than in the lower generations. It has been found that the increase in the level of belief and stigmatization towards mental diseases in generations causes an increase in the level of belief and stigmatization towards mental diseases in future generations. In line with these results, with the aim of interrupting the intergenerational psychopathological vicious circle, it can be ensured that transmission can be prevented by trainings that can be given to families about mental illnesses. In addition, it is recommended to repeat the similar study with a larger sample size and a study supported by a qualitative design in which three generations are represented in similar numbers so that the nature of intergenerational transmission can be clearly understood.












