İngilizce öğretiminde yapay zekâ kullanımı üzerine sistematik bir inceleme
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışma, İngilizce dil öğretiminde yapay zekâ kullanımının 2013-2023 yılları arasındaki genel eğilimlerini, odaklanılan dil becerilerini, kullanım amaçlarını, öğretmen rollerini, metodolojik yaklaşımları, yapay zekânın sağladığı faydalar ve karşılaşılan zorlukları sistematik inceleme yöntemiyle ele almıştır. Web of Science, Scopus, Eric ve ScienceDirect veri tabanlarından elde edilen 157 makale, PRISMA ilkelerine uygun olarak analiz edilmiştir. Bulgular, yapay zekâ tabanlı uygulamaların özellikle yazma ve konuşma becerilerine odaklandığını, ancak dinleme ve dil bilgisi gibi alanlarda yeterince araştırılmadığını ortaya koymaktadır. Çalışmaların çoğu nicel yöntemlere dayanmakta, katılımcılar arasında en yaygın gruplar lisans öğrencileri ve öğretmenler olup, en sık kullanılan veri toplama aracı ise anketlerdir. Yapay zekânın İngilizce öğretiminde sunduğu en önemli faydalar arasında kişiselleştirilmiş ve bağımsız öğrenme ile anında geri bildirim ve değerlendirme öne çıkarken, karşılaşılan zorluklar arasında yapay zekâ araçlarının güvenirliği, öğretmen yeterlilikleri ve teknoloji eğitimi eksiklikleri yer almaktadır. Sonuç olarak, bu çalışma, yapay zekâ temelli uygulamaların İngilizce dil öğretiminde nasıl etkili bir şekilde entegre edilebileceğine dair önemli bulgular sunmakta ve gelecekteki araştırmalar ile uygulamalar için temel oluşturmaktadır.
This study systematically examines the general trends, targeted language skills, purposes of use, teacher roles, methodological approaches, benefits of artificial intelligence, and the challenges encountered in the use of artificial intelligence in English language teaching between 2013 and 2023. A total of 157 articles obtained from the Web of Science, Scopus, Eric, and ScienceDirect databases were analyzed in accordance with PRISMA guidelines. The findings reveal that artificial intelligence -based applications have predominantly focused on writing and speaking skills, while areas such as listening and grammar have not been sufficiently researched. Most of the studies rely on quantitative methods, with undergraduate students and teachers being the most common participant groups, and surveys being the most frequently used data collection tool. The main benefits of artificial intelligence in English language teaching include personalized and independent learning, as well as instant feedback and assessment, while the challenges include the reliability of artificial intelligence tools, teacher competencies, and deficiencies in technology training. In conclusion, this study provides important findings on how artificial intelligence -based applications can be effectively integrated into English language teaching and aims to provide a foundation for future research and applications.












