Kentsel atıksudaki anti-enflamatuar yüküne hastane atıksularının katkısı
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Tez çalışmasında, Konya'da hizmet veren 8 büyük hastanenin (devlet ve özel) kanalizasyona deşarj noktasından, Konya Kentsel Atıksu Arıtma Tesisi giriş ve çıkış noktalarından kış döneminde alınan atıksu örneklerinde anti-enflamatuar bileşiklerin (diclofenac, ibuprofen, naproxen, ketoprofen, mefenamic acid) konsantrasyonları tespit edilmiştir. Arıtma tesisi giriş ve çıkış suyunda tespit edilen konsantrasyonlar kullanılarak Konya kentsel atıksu arıtma tesisinde anti-enflamatuarların giderim oranları belirlenmiştir. Hastanelerden kaynaklanan anti-enflamatuar katkısı değerlendirilmiş ve ayrıca tespiti yapılan bileşikler için potansiyel çevresel risk değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışma sonucunda, hastane atıksularında naproxen 30,213 μg/L ile en yüksek seviyede tespit edilen bileşik olurken onu 8,863 μg/L ile ibuprofen bileşiği takip etmiştir. Toplam anti-enflamatuarkonsantrasyonuen yüksek 14,67 μg/L değeri ile NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tespit edilirken en düşük 0,649 μg/L değeri ile Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde tespit edilmiştir. AAT girişinde tespit edilen toplam anti-enflamatuar konsantrasyonu 4,871 μg/L iken AAT çıkışında 0,799 μg/L olarak bulunmuştur. Konya kentsel atıksu arıtma tesisi'nde toplam anti-enflamatuar giderim oranı yaklaşık %84 olarak belirlenmiştir. Hastanelerin Konya Kentsel Atıksu Arıtma Tesisi'nde anti-enflamatuar yüküne olan katkıları %3,97 olarak tespit edilmiştir. Geriye kalan yaklaşık %96'lık anti-enflamatuar yükünün evsel atıksulardan kentsel atıksuya karıştığı belirlenmiştir. Çevresel risk değerlendirme sonucunda ibuprofen ve naproxen bileşiklerinin balık test organizması için su ortamında orta risk (0,1≤RQ≤1) oluşturduğu tespit edilirken diğer bileşiklerin risk oranı (MEC/PNEC) RQ<0,1 olarak belirlenmiştir. Ortaya çıkan sonuçlar hastanelerdeki noktasal kaynak deşarjlarının kentsel atıksudaki anti-enflamatuar yüküne evsel atıksulara kıyasla daha az miktarda katkıda bulunduğunu göstermektedir. Bu durum gösteriyor ki hastane atıksularının ayrı bertaraf edilmesi yerine arıtma tesisine bu kirleticileri giderecek prosesler entegre edilmelidir. Ayrıca daha fazla farmasötik bileşik için çalışmalar gerçekleştirilmeli, alıcı ortamlar için riskler belirlenmelidir. Çevresel ortamlarda ve atıksuda farmasötik bileşiklerin izlenmesi ile ilgili yasal düzenlemeler gerçekleştirilmelidir.
In this thesis, wastewater samples from discharge pointto sewerage system of 8 major hospitals (public and private), inlet and outlet of Konya Urban Wastewater Treatment plant were takenduring thewinter in Konya. The concentrations of anti-inflammatory compounds (diclofenac, ibuprofen, naproxen, ketoprofen, mefenamic acid)in the wastewater samples were determined. The removal rate of anti-enflamatuar compounds inwastewater treatment plants using concentrations in the inlet and outlet water in plant have been determined. Anti-inflammatory contribution originating from hospital were evaluated and also potential environmental risk assessment to identify compounds were carried out. In conclusion, naproxen was dedected at the highest concentration with 30,213 μg/L in hospital wastewater. The second highest compound was ibuprofen with 8.863 μg/L concentration. The highest concentration of total anti-inflammatory was determined in NEÜ Meram Faculty of Medicine Hospital (14,67 μg/L), while the lowest detected concentration was determined by the University Hospital of Başkent (0,649 μg/L). The total anti-inflammatory concentration in the input and output WWTP were determined 4.871 μg/L and 0.799 μg/L, respectively. The removal rate of total anti-inflammatory in Konya urban wastewater treatment plant was determined approximately as 84%. The anti-inflammatory contribution of hospitals to the Konya urban WWTP burden was determined as 3.97%. The remaining about 96% anti-inflammatory discharge is involved in municipal wastewater from domestic sewage. As a result of environmental risk assessment, while ibuprofen and naproxen compounds were exhibited medium risk (0,1≤RQ≤1) for fish test organism, risk ratio (MEC / PNEC) of other compound was determined as RQ <0,1. Hospitals contributed less anti-inflammatory loadto WWTP when compared to domestic municipal wastewater. This shows that instead of separate disposal of hospital wastewater advanced treatment processes to eliminate these contaminants in WWTP plant must be integrated. Also, further studies should be performed to more pharmaceutical compounds, risks should be identified for receiving environments. Legislation relating to the monitoring of the pharmaceutical composition in environmental media and wastewater should be implemented.












