Dindarlık ve hoşgörü ilişkisi (Konya merkez ilçelerinde görev yapan öğretmenler örneği)
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bireyin doğumundan ölümüne kadar yaşamının tüm alanlarında etkisini gösteren din, dini yaşayış şekilleri bakımından da bir dindarlık olgusunu ortaya çıkarmaktadır. Yapılan incelemeler dinlerin inanlarına hoşgörülü olmayı öğütlediklerini gösterse de dinler her zaman hoşgörü kaynağı olmamaktadırlar. Bu araştırma, ilahi dinlerin hoşgörü konusundaki öğretilerini göz önüne alarak dindarlık ve hoşgörü ilişkisinin bilimsel dayanağının belirlenmesi amacıyla, nicel araştırma şeklinde tasarlanmıştır. Araştırma verileri ise geleceğimizin teminatı çocuklarımızı emanet ettiğimiz, toplumun her kesimi için önemli rol modellerden biri kabul edilebilen öğretmenlerden toplanmıştır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı Konya ili merkez ilçelerinde bulunan devlet okullarında görev yapan öğretmenlerin dindarlık ve hoşgörü düzeyi arasındaki muhtemel ilişkiyi ve yönünü ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemini, diğer bir ifadeyle kaynak grubunu 804 birey oluşturmaktadır. Araştırma örnekleminin belirlenmesinde küme örnekleme yöntemi benimsenmiştir. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi, Tamhane's T2 testleri ve korelasyon analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularında kaynak grubun dindarlık ve hoşgörü düzeyleri arasında çeşitli değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı farklar belirlenmişken, araştırmanın bazı bağımsız değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı fark belirlenmemiştir. Son olarak, kaynak grubun dindarlık ve hoşgörü düzeyleri arasında, pozitif yönde, istatistiksel ilişki belirlenmiştir.
Religion, having an impact all spheres of life from birth to death, reveals a phenomenon of religiosity by means of religious life forms. Although literature shows that religions advise their believers to be tolerant, they are not always a source of tolerance. This research, considering the teachings of divine religions on tolerance, in order to determine the scientific basis of the relationship between religiosity and tolerance, has been designed in the form of a quantitative research. The data have been gathered from teachers, who can be accepted as one of the important role models for every segment of the society, whom we entrust our children. Accordingly, the purpose of this study is to investigate the possible correlation and its direction between religiosity and tolerance levels of teachers working in public schools in the central districts of Konya. The study sample consists of 804 people. In the research, cluster sapling method has been adopted. For the analysis of the data, such techniques as arithmetic mean, standard deviation, Mann Whitney U, Kruskal Wallis H and Tamhane's T2 tests and Pearson correlation techniques have been used. The research findings show that while there have been statistically significant differences between the religiosity and tolerance levels of the sample according to some variables, no statistically significant differences have been determined according to some other variables. Finally, a statistically positive relationship has been determined between the religiosity and tolerance levels of the sample.












