Hastane binalarında sismik güçlendirme sonrası meydana gelen mekansal değişimin analizi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2018

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Necmettin Erbakan Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Türkiye'de depremlerden sonra yapılan alan araştırmaları özellikle kamu binalarının önemli bir kısmının ağır hasar aldığını veya tamamen yıkıldığını göstermektedir. Bu nedenle Türkiye'de mevcut kamu binalarının deprem güvenliği açısından değerlendirilmesi (deprem performans analizi) ve gerekli tedbirlerin alınması (yeniden yapım ya da güçlendirme gibi) son 10 yıldır gündemde olan bir konudur. Bu bağlamda depremden hemen sonra kullanılması gereken ve büyük önem taşıyan hastane binalarının da kapsamlı bir şekilde değerlendirmesi ve önlemlerin alınması gerekmektedir. Bu tez çalışması kapsamında ilk olarak Sağlık Bakanlığı tarafından son 10 yıldır deprem performans değerlendirilmesi yapılmış olan 130 adet kamu hastane binasının yapısal özellikleri ve deprem performanslarına yönelik bir envanter çalışması yapılmıştır. Yapılan envanter çalışması ile incelenen hastane yapı stokunun deprem risk durumu genel olarak belirlenmiş ve incelenen 130 hastane binasının 74 adedinin yıkılarak yeniden yapılması, 47 adedinin güçlendirilmesi ve 9 adedinin de mevcut haliyle kullanıma devam edebileceği görülmüştür. Güçlendirilmiş hastane binaları üzerinde yapılan envanter çalışmasına göre de en fazla tercih edilen güçlendirme yönteminin %45 oranla betonarme perde eklenmesi ve kolonların mantolanması olduğu görülmüştür. Bu çalışmanın bir diğer temel motivasyonu ise genel olarak yapı mühendisliği problemi gibi gözüken güçlendirme işlemlerinde önemli olan güçlendirme ile beraber yapının fonksiyonunda nasıl bir değişiklik olacağının belirlenmesidir. Bu motivasyonla güçlendirmeye değer bulunan random örnekleme yöntemi ile seçilen beş farklı hastane binasında güçlendirme öncesi ve sonrası mekân analizleri Depthmap-x programı ile yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda ele alınan hastane binalarında güçlendirme ile beraber önemli fonksiyon kayıpları meydana geldiği görülmüştür. Bunun temel sebebi ise güçlendirilecek yapılarda performans artışı için yapısal nedenlerle tercih edilen betonarme perde duvarların varlığıdır. Güçlendirme ile beraber binalarda hesaplanan derinlik, bağlantılılık ve entegrasyon gibi mekânsal parametrelerin bina programlama açısından olumsuz yönde değiştiği belirlenmiştir. Yapılan tespit doğrultusunda yapısal güçlendirmenin salt bir yapı mühendisliği problemi olmadığı sonucuna varılmıştır. Güçlendirme imalatı öncesi alternatif güçlendirme yöntemlerinin binada oluşturacağı mekânsal etkinin, mekân dizimi analiz yöntemi ile karşılaştırılmalı değerlendirilmesinin yapılarak mekânsal ilişkiler ve kullanım açısından en fonksiyonel olan güçlendirme yönteminin seçilerek uygulamaya geçilmesi önerilmektedir.

In Turkey, the field surveys conducted after earthquakes show that a significant part of public buildings, in particular, are heavily damaged or completely destroyed. For this reason, the evaluation of the seismic safety of existing public buildings in Turkey (seismic performance analysis) and taking the necessary precautions (such as reconstruction or empowerment) have been on the agenda for the past 10 years. In this context, it is necessary to thoroughly evaluate and take precautions for hospital buildings which are of great importance and should be used immediately after the earthquake. Within the scope of this thesis study, an inventory study was carried out on the structural characteristics of 130 public hospital buildings and earthquake performances that were evaluated by the Ministry of Health for the last 10 years for earthquake performance. With the inventory study conducted, the earthquake risk situation of hospital building stock examined in general is determined and it has been seen that of the 130 hospital buildings surveyed, 74 of them are to be destroyed and reconstructed, 47 can be used after being reinforced and 9 can be used as they are. According to the inventory study conducted on the reinforced hospital buildings, it is seen that the most preferred reinforcement method is to add reinforced concrete walls by 45% and the mantle of the columns. Another basic motivation of this study is that in reinforcement processes which seem to be a structural engineering problem in general, the important thing is to determine how to change the function of the build with reinforcement. With this motivation, pre- and post-reinforcement room analyzes were done with Depthmap-x program in five different hospital buildings worth reinforcement. As a result of the analyzes carried out, it has been observed that significant loss of function has occurred in hospital buildings as a result of reinforcement. The main reason for this is the presence of reinforced concrete walls which are preferred for structural reasons for performance enhancement. it has been determined that spatial parameters, such as depth, connectivity, and integration changed negatively in terms of building programming. In accordance with the determination done, it has been concluded that the structural reinforcement is not a mere structural engineering problem. Before reinforcement production, it is recommended to implement the most effective reinforcement method in terms of spatial relations and usage by evaluating the spatial effect of alternative reinforcement methods in comparison with the space syntax analysis method.

Açıklama

Yüksek Lisans Tezi.YÖK Tez No:526853

Anahtar Kelimeler

BetonarmeBina, Deprem, Güçlendirme, Hastane, Mimari

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye