Necmettin Erbakan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Erbakan, Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Öğe
Yapay zeka teknolojilerinin sinema endüstrisine etkileri: senaryo yazımı ve film üretim süreci üzerindeki dönüşümler
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Hasdemir, Ahmet; Berk, Mustafa Evren
Sinema teknoloji ile birlikte gelişen ve yine teknoloji sayesinde birçok dönüşüm geçirerek içinde bulunduğu döneme uyum sağlamayı başarmıştır. Bu dönüşümler sayesinde yıllar sonra bile en çok kitleye sahip olan sanat dallarından biri konumundadır. Film üretim süreçlerinin hemen hemen her evresinde faydalanılan teknolojik aygıtlar ve programlar sayesinde sinema, etkileyiciliğini arttırmıştır. Hem görsel hem de işitsel unsurlarla birlikte görsel bir şölen niteliği taşıyan sinema faydalandığı teknolojiler sayesinde gelişmeye devam etmektedir. Teknoloji ve sinema ilişkisinin en çok harmanlandığı günümüzde ise sinema daha önceki teknolojik gelişmelerden çok farklı bir teknoloji olan yapay zekâ teknolojisiyle birlikte çok daha köklü dönüşümler geçirmektedir. Çalışma kapsamında yapay zekânın sinema endüstrisine olan etkileri sistemli bir şekilde incelenmiştir. Çalışmanın sağlam bir zemine oturtulması, yapay zekânın film üretim süreçlerine etkilerinin incelenmesi ve sinemadaki dönüşümlerine dair veriler toplamak adına literatür taraması yönteminden faydalanılmıştır. Bu doğrultuda yapay zekânın sinema endüstrisine olan etkileri incelenmiştir. Öte yandan yapay zekânın yaratıcı süreçler üzerine olan etkilerini incelemek adına ChatGPT, Gemini, DeepSeek gibi yapay zekâ platformlarına yazdırılan kısa film senaryoları insan yaratıcılığıyla karşılaştırılmak adına insan tarafından yazılan kısa film senaryosuyla, çatışma, hikâye, karakter gelişimi, genel yapı, dramatik unsurlar bakımından karşılaştırılarak incelenmiştir. Yapay zekâ platformları tarafından ve insan tarafından yazılan senaryoların analizi nitel araştırmalarda sıkça kullanılan Betimsel analiz yönteminden faydalanılarak incelenmiştir. Yapay zekânın sinema sektörüne hız ve maliyetlerin düşürülmesi konularında katkı sağlamasının yanında hem istihdam hem de sanatsal bakımdan potansiyel dezavantajlarına dair geliştirilen birtakım önerilere, sonuç ve öneriler bölümünde yer verilmiştir.
Öğe
1980 ve 2018 yılları arasında çekilmiş sinema filmlerinde pandemi temsilleri: dünya sineması örnekleri
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Topuz, Ramazan; Berk, Mustafa Evren
Bu çalışma, 1980-2018 yılları arasında çekilmiş Virüs (1980), 12 Maymun (1995), Tehdit (1995), Pandemi (2007), Veba (2009), Salgın (2011), Grip (2013), Virüs (2019 Japonya yapımı “2018 yılında çekilmiş 2019 yılında gösterime girmiştir.”) gibi filmler üzerinden pandemilerin sinemadaki temsillerini incelemektedir. Çalışma, bu filmlerin yalnızca biyolojik krizleri değil, aynı zamanda toplumsal korkuları, insan doğasının sınırlarını ve hükümetlerin etik sorumluluklarını dramatize ettiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, bu yapımların gerçek hayatta yaşanan COVID-19 pandemisi gibi krizleri öngörme ve topluma yönelik uyarılar sunma kapasitesini de vurgulamaktadır. Filmlerde pandemiler, genellikle insanlığın doğayla uyumsuz ilişkisini, toplumsal düzenin kırılganlığını ve bilimsel çabaların etik sınırlarını merkeze alır. Özellikle karantina, panik, toplumsal çöküş, bilgi kirliliği ve hükümetlerin başarısızlıkları gibi unsurlar, bu filmlerde öne çıkan temalardır. Bilim ve teknoloji, pandemilere karşı kurtarıcı bir araç olarak tasvir edilirken, aynı zamanda etik sorunlarla sınanır. Aile bağları ve bireysel fedakârlık, bu krizler sırasında insanlığın en güçlü motivasyon kaynakları olarak işlenir. Sonuç olarak, bu filmler, pandemilerin yalnızca biyolojik bir tehdit olmadığını, aynı zamanda toplumsal korkuların, etik sınavların ve insan doğasının bir yansıması olduğunu göstermektedir. Sinema, pandemilere dair geleceğe yönelik güçlü öngörüler sunan bir araç olarak, topluma hem krizleri anlamada hem de çözümler geliştirmede rehberlik etmiştir. Gerçek hayatta yaşanan COVID-19 pandemisi, bu filmlerin sunduğu kurgusal senaryoların birer tahmin değil, toplumsal bilinçaltının bir yansıması olduğunu kanıtlamaktadır.
Öğe
Sınıf Öğretmenlerine Yönelik Yapay Zekâ Destekli Eğitim Sistemlerine İlişkin Tutum Ölçeği Geliştirme Çalışması
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Uzun, Sıla; Çınar, Derya
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin yapay zeka destekli eğitim sistemleri hakkındaki tutumlarını belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. Bu nedenle araştırmanın esas kısmını oluşturan tutum ölçeği uygulama bölümünde nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim yılında Konya İlinin Meram, Karatay ve Selçuklu ilçelerinde görev yapan ve çalışmaya gönüllü katılan 556 sınıf öğretmeni (pilot uygulama 404, nihai uygulama 152 sınıf öğretmeni) oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında madde havuzu oluşturmak için ilk olarak literatür taraması yapılarak 62 maddelik taslak form oluşturulmuştur. Maddeler ölçek formatına dönüştürülerek, 1(Kesinlikle Katılmıyorum), 2(Katılmıyorum), 3(Kararsızım), 4(Katılıyorum), 5(Kesinlikle Katılıyorum) şeklinde beşli likert tipi dereceleme ölçeği kullanılarak taslak ölçek elde edilmiştir. Bu maddeler 6 uzmanın görüşüne sunulup alınan geri dönüşler neticesinde gerekli düzenlemeler yapılarak 56 maddeye indirilmiştir. Pilot uygulama kapsamında 404 sınıf öğretmeninden alınan veriler SPSS Statistics 26 paket programına kaydedilerek ölçeğin geçerlilik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Geçerlik analizi kapsamında ilk olarak verilerin faktör analizine uygun olup olmadığını belirlemek için KMO (Kaiser-Meyer-Olkin) ve Bartlett testi sonuçlarına bakılmış ve KMO testi değeri (,953) ve Bartlett testi sonucu (14983,998) anlamlı bulunarak analiz çalışmalarına geçilmiştir. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda birden fazla faktörde yüksek yük değerine sahip toplamda 13 madde binişik olması sebebi ile ölçekten çıkarılarak 2 faktörlü 43 maddelik taslak ölçek elde edilmiştir.2faktörün varyansa yaptığı katkının %51,507 olduğu, maddelerin yük değerlerinin ise ,572 ile ,769 arasında değiştiği görülmüştür. AFA sonrası maddelerin ayırt edicilik güçlerini belirlemek için madde-toplam korelasyonu hesaplanmış ve t-testi kullanılarak üst %27‟lik ile alt %27‟lik grupların madde ortalamaları arasındaki farklar incelenmiş, ayırt edicilik gücü düşük olan 4 madde daha ölçekten çıkarılarak 39 maddeye indirilmiştir. Geliştirilen ölçeğin doğruluğunu saptamak için doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi sonrasında ölçekten herhangi bir maddenin çıkarılmasına gerek görülmemiş olup ölçek 2 faktör 39 maddelik hali ile son şekli ile test edilmiştir. Test edilen modele ilişkin uyum iyiliği değerleri χ2/df (kikare/serbestlik derecesi) değeri 2,0189; RMSEA değerinin 0,056; GFI değerinin 0,83; AGFI değerinin 0,81; RMR değerinin 0,057; SRMR değerinin 0,041; NFI değerinin 0,97; NNFI değerinin 0,98 ve CFI değerinin 0,98 olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlar ile modelin “kabul edilebilir” ve “mükemmel” düzeyde uyum gösterdiği saptanmıştır. Ölçeğin genelinin güvenirliği için hesaplanan Cronbach Alpha Katsayısı analiz öncesi 56 maddelik taslak ölçeğin ,866, analiz sonucu oluşan 39 maddelik nihai ölçeğin Cronbach Alpha Katsayısı ,847 olarak bulunmuştur. Cronbach Alpha ölçüt değer aralıklarına bakıldığında eldeki ölçeğin oldukça yüksek düzeyde güvenirlik işaret eden katsayı değerine sahip olduğunu ve ölçeğin güvenirlik düzeyi yüksek ölçme sonuçlarının elde edilebileceğini göstermektedir.
Öğe
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde Türk masallarının şiirleştirilerek yeniden yazımı: Ignácz Kúnos'un 44 Türk masalı örneği
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Demir, Ayşegül; Yıldız, Derya
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde mevcut materyallerin geliştirilmesi, yenilenmesi ve değiştirilerek güncellenmesi gerekmektedir. Bir dili öğretmek gramer ve telaffuz öğretmekten öte kültürü ve düşünce sistemini de öğretmek anlamına gelir. Bu sebeple materyal olarak kullanılacak ürünler Türk kültürünü ve Türk düşünce sistemini de yansıtacak biçimde seçilmelidir. Türk masalları Türk kültürünü ve düşünce sistemini bünyesinde barındıran önemli materyallerdir. Zengin dil ve anlatım özelliklerine sahip, Türkçenin melodisini yansıtan ve kültür aktarımını sağlayan metinlerin başında gelen Türk masallarının materyal olarak kullanım yaygınlığının arttırılması gerekmektedir. Bu da masalların arşivlerden çıkarılarak günümüz şartlarında yeniden yazılarak öğretici ve öğrenicilerin kullanımına sunulması ile gerçekleşecektir. Bu masalların düzenlenmesi, uyarlanması, değiştirilmesi ve yeniden yazılması; eğitimde kullanılır bir formata ve içeriğe dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu çalışmada Ignácz Kúnos’un derlediği “44 Türk Masalı” adlı eserden rastgele seçilen on masalın Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde materyal olarak kullanılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda “44 Türk Masalı” adlı kitap edinilmiş, içindeki masallar doküman incelemesi yöntemi ile analiz edilmiştir. Türk masallarının okunur, anlatılır ve bilinir olmasını, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde materyal olarak kullanılmasını sağlamak amacıyla seçilen masallar; dil ve anlatım, çocuğa görelik, eğitimde kullanılabilirlik gibi hususlara dikkat edilerek şiir biçiminde yeniden yazılmıştır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden olan bir eylem araştırmasıdır. Çalışmada Türkiye Maarif Vakfının hazırladığı Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı (TYDOÖP) esas alınarak özgün metinlerin söz varlığı korunmaya çalışılmıştır. Yeniden yazılan /oluşturulan masalların TYDOÖP B1 dil seviyesindeki dil yapıları ve kazanımlarla uygunluğu uzman görüşleriyle değerlendirilmiştir. Yeniden yazılan/oluşturulan masallar, masal anlatıcılarının görüşleri alınarak anlatma/ konuşma becerisine uygunluğu üzerine değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Yeniden yazılan masallarla özgün masallar, alan uzmanlarınca karşılaştırılmıştır. Uzman görüşleri, yeniden yazılan metinlerin Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde materyal olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Ayrıca yirmi dört (24) yabancı uyruklu öğrenici ile rastgele seçilen bir masalın özgün ve yeniden yazılmış hâlleri ile okuma ve anlama çalışması yapılarak öğrenicilerin her iki metin ile ilgili görüşlerine başvurulmuştur. Öğrenicilerin yeniden yazılan/oluşturulan masallara daha doğru cevaplar verdiği, yeniden yazılan/oluşturulan masalları daha çok beğendikleri tespit edilmiştir.
Öğe
Meşrutiyetten cumhuriyete Sinop'ta müslüman okulları üzerine bir araştırma (1876-1938)
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Topaloğlu, İclal; Köstüklü, Nuri
XVIII. yy. Osmanlı Devleti’nde Batılılaşma hareketlerinin başladığı dönemdir. Batılılaşma doğrultusunda yapılan ıslahatların yönü ise yönetimden halka doğru olmuştur. Halkın yenilik hareketlerini benimsemesi ve çağa ayak uydurmasının ön koşulu ise hiç şüphesiz ki eğitimdi. Bu noktadan hareketle Osmanlı devletinde özellikle Meşrutiyet döneminde eğitimle ilgili önemli ıslahatlar yapılmıştır. Meşrutiyet Dönemiyle hız kazanan yenileşme hareketleri siyasi sebepler ve savaşlar neticesinde zaman zaman duraklasa da Cumhuriyet devrinde çok daha köklü reformlarla devam etmiştir. Bu çalışmamızda, eğitimde yenileşme hareketlerinin Sinop’ta ne derece uygulamaya konduğunu Müslüman okulları özelinde ele aldık. Araştırmamızla, açılan okullar, okullardaki öğrenci sayıları, okutulan dersler ele alınmıştır. Ayrıca dönemin Sinop Gazetesinde çıkan haberleri değerlendirilmiştir. Cumhuriyet Döneminde eğitim alanında yapılan yenilikler de hızla halka yansıtılmak istenmiştir. Halkın eğitimi için ise öncelikle eğitimde birlik sağlanmış, daha sonra eğitimi kolaylaştıracak alfabe üzerinde durulmuştur. Halkın okur-yazar oranını yükseltmek amacıyla millet mektepleri kurulmuştur. Çalışmamızda Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e (1938’e kadar) Sinop’taki Müslümanlara ait okullar mercek altına alınmıştır.