Necmettin Erbakan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Erbakan, Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Öğe
Klasik gitar öğrencilerinin bireysel çalgı tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi (Konya ili örneği)
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Tosun, Beytullah; Güçlü, Onur
Araştırmanın çalışma grubunu, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Programında öğrenim gören bireysel çalgısı klasik gitar olan 12 öğrenci ile Konya Çimento Güzel Sanatlar Lisesinde öğrenim gören bireysel çalgısı klasik gitar olan 10 öğrenci olmak üzere toplam 22 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veriler, Girgin (2015) tarafından geliştirilen “Bireysel Çalgı Dersi Tükenmişlik Ölçeği” kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmış; frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Verilerin normal dağılım göstermemesi nedeniyle tükenmişlik düzeylerinin incelenmesinde Mann-Whitney U testi ve Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda klasik gitar öğrencilerinin bireysel çalgı dersine yönelik tükenmişlik düzeylerinin oldukça düşük olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin ölçekten aldıkları toplam puan ortalaması 61,14, madde ortalaması ise 1,70 olarak bulunmuştur. Bu sonuç, öğrencilerin bireysel çalgı dersine yönelik tükenmişlik ifadelerine genel olarak “Hiç Katılmıyorum” düzeyinde yanıt verdiklerini göstermektedir. Araştırmada öğrencilerin bireysel çalgı dersine yönelik tükenmişlik düzeyleri ile cinsiyet değişkeni arasında anlamlı bir farklılık olmadığı belirlenmiştir. Benzer şekilde okul türü değişkeni açısından da Konya Çimento Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri ile Necmettin Erbakan Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Programı öğrencilerinin tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Buna karşın öğrencilerin bireysel çalgı dersine yönelik tükenmişlik düzeylerinin sınıf düzeyi değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Sıra ortalamaları incelendiğinde en yüksek tükenmişlik düzeyinin üçüncü sınıf öğrencilerinde, en düşük tükenmişlik düzeyinin ise dördüncü sınıf öğrencilerinde olduğu belirlenmiştir.
Öğe
Sosyoekonomik eşitsizliklerin ailelerin okul öncesi eğitim harcamalarına yansıması
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Korkmaz, Vildan; Ünal, Ali
Bu araştırmanın temel amacı, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi anaokullarında farklı sosyoekonomik düzeylere sahip ailelerin okul öncesi eğitim harcamalarını nasıl deneyimlediğini, bu harcamaların aile bütçesine etkilerini ve kamusal destek beklentilerini ortaya koymaktır. Araştırma, nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde bütüncül çoklu durum çalışması deseniyle yürütülmüştür. Çalışma grubu, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında Konya ilinin Karatay, Selçuklu ve Meram merkez ilçelerinde yer alan dokuz Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi anaokulunda amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen anne, baba ve okul müdürlerinden oluşan toplam 27 katılımcıdan oluşmaktadır. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları aracılığıyla toplanmış; içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda okul öncesi eğitim harcamaları; düzenli okul ödemeleri, tam gün ve kulüp hizmet giderleri, başlangıç hazırlığı giderleri, gündelik ve örtük giderler ile gelişimsel ve zenginleştirici giderler olmak üzere beş ana kategoride bütünleştirilmiştir. Gelişimsel ve zenginleştirici giderler kategorisinde ise bu harcamaların içerik ve kapsamının sosyoekonomik düzeye göre belirgin biçimde farklılaştığı tespit edilmiştir. Araştırma bulgularına dayalı olarak okul yöneticilerine, politika yapıcılara ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Öğe
Purdue üç aşamalı zenginleştirme modelinin üstün yetenekli ve normal gelişim gösteren ilkokul öğrencilerinin üst düzey düşünme becerilerine etkisi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Keskinkılıç, İlknur; İlik, Şerife Şenay
Bu araştırmanın temel amacı; ilkokul 3. sınıf düzeyindeki eğitim ortamında uygulanan Purdue Üç Aşamalı Zenginleştirme Modeli’nin, üstün yetenekli ve normal gelişim gösteren öğrencilerin üst düzey düşünme becerileri (eleştirel düşünme eğilimi, yaratıcı düşünme eğilimi üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmada, uygulayıcı-araştırmacı rolüyle mevcut eğitim durumunu iyileştirmeyi ve müdahale sürecini derinlemesine analiz etmeyi hedefleyen nitel araştırma desenlerinden "Eylem Araştırması" benimsenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında Konya ilindeki bir devlet ilkokulunda öğrenim gören; 6’sı üstün yetenekli, 24’ü normal gelişim gösteren toplam 30 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde nicel veriler; "İlkokul Öğrencileri için Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği", "Yaratıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği" ile veri toplama araçları ile toplanmıştır. Nitel veriler ise “Yaratıcı Ürün Değerlendirme Rubriği”, "Yansıtıcı Öğrenci Günlükleri" ve "Yansıtıcı Öğretmen Günlükleri" aracılığıyla elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Mann-Whitney U testi; nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen nicel bulgular, uygulanan zenginleştirme modelinin her iki gruptaki öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimi, yaratıcı düşünme eğilimlerini anlamlı düzeyde artırdığını göstermiştir. Ancak son test puanları ve etki büyüklükleri karşılaştırıldığında, tüm beceri alanlarında üstün yetenekli öğrenciler lehine anlamlı düzeyde daha yüksek gelişim saptanmıştır. Öğrencilerden elde edilen ürünlerinde yaratıcılık puanlarının genel olarak geliştiği tesbit edilmiştir. Ayrıca hem öğrencilerin ürünlerinde hemde öğretmen ve öğrenci görüşlerinde eğitimin eleştirel düşünme ve yaratıcı düşünme açısından ilerlem olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak Purdue Üç Aşamalı Zenginleştirme Modeli’nin, kapsayıcı sınıflarda farklı öğrenme hızına sahip öğrencilerin potansiyellerini ortaya çıkarmada etkili olduğu belirlenmiştir.
Öğe
Makine öğrenmesi ve derin öğrenme modelleri ile geriatrik acil servis hastalarında hastaneye yatış öngörüsü
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Dündar, Zerrin Defne; Çetin, Kemal; Haklı, Hüseyin
Acil servisler, acil sağlık hizmetlerinin kesintisiz sağlanması amacıyla 7/24 çalışan özelleşmiş hizmet alanlarıdır. Acil servisten hasta akışının sağlanması için hızlı ve doğru tercihlerin yapılması gereken kritik karar noktaları vardır. Acil servislerde klinisyenlerin kullanımına sunulacak yapay zekâ tabanlı karar destek sistemlerinin geliştirilmesi problemi günümüzün en popüler araştırma konularından biridir. Bu modellerin geliştirilmesinde demografik veriler, vital bulgular, tıbbi özgeçmiş bilgileri gibi pek çok değişken kullanılmaktadır. Günümüzde beklenen yaşam süresinin artması ile birlikte acil servislere başvuran geriatrik hasta sayısı da hızla artmaktadır. Geriatrik hastalar acil servis hastaları içinde çoklu komorbidite, azalmış fizyolojik cevaplar, bilişsel ve fonksiyonel kayıplar, sosyal destek eksikliği gibi faktörler nedeniyle özellikli bir gruptur. Bu nedenlerle, tez çalışmamızda geriatrik acil servis hastalarının acil servisten hastaneye yatış sınıflandırma problemine, hemen her acil serviste kolay ve hızlı elde edilebilen değişkenler kullanılarak farklı yapay zekâ modelleri ile çözüm aranmıştır. Retrospektif, gözlemsel, tek merkezli olan tez çalışmamızın hasta popülasyonunu acil servise başvuran 3872 geriatrik hasta oluşturmuştur. Oluşturulan nihai veri setinde, bir hastanın acil servisten hastaneye yatışını öngörmek için 4 ana başlık altında 60 farklı özelliği içeren bir sınıflandırma problemi bulunmaktadır. Nihai veri seti kullanılarak LR, KNN, SMV, RF, AdaBoost, XGB ve MLP modelleri geliştirilmiştir. En yüksek makro ortalama F1 skorları LR, SVM, AdaBoost ve MLP modellerinde elde edilmiştir. En düşük makro ortalama F1 skoru ise KNN modelinde hesaplanmıştır. En düşük duyarlılık değerine sahip modelin KNN (%30) ve en yüksek duyarlılık değerine sahip modellerin LR ile MLP (%63) olduğu tespit edilmiştir. En düşük özgüllük değerine sahip modelin XGB (%76,2) ve en yüksek özgüllük değerine sahip modelin KNN (%91) olduğu tespit edilmiştir. SHAP analizlerinde ilk 20 içinde yer alan ortak özellikler oksijen satürasyonu, Glasgow koma skalası, bilinç değişikliği, dizartri/afazi, fokal nörolojik defisit ve nefes darlığıdır. Geriatrik hasta grubunda hastaneye yatış kararının karmaşıklığı göz önüne alındığında, farklı metotlar ile model performansının artırılması acil hasta bakım kalitesini artıracaktır.
Öğe
Elektrik dağıtım şirketlerinin performans analizi için bütünleşik bir model önerisi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2025) Altunbaş, Yusuf Tarık; Efe, Burak
Bu çalışma, Türkiye’deki 21 elektrik dağıtım şirketinin verimliliğini çok aşamalı bütünleşik bir modelle analiz etmeyi amaçlamaktadır. Geleneksel verimlilik analizlerinden farklı olarak, çalışmada hizmet kalitesi ve sürdürülebilirlik gibi nitel faktörler de modele dahil edilmiştir. Bu doğrultuda, SAIDI (Sistem Ortalama Kesinti Süresi Göstergesi), SAIFI (Sistem Ortalama Kesinti Sıklığı Göstergesi), KKO (Kayıp-Kaçak Oranı), nüfus başına dağıtılan enerji, tüketici yoğunluğu olmak üzere 5 kritik performans göstergesinin önem ağırlıkları, uzman görüşlerine dayalı AHP (Analitik Hiyerarşi Prosesi) ile belirlenmiştir. Ardından, bu ağırlıklar kullanılarak EDAS (Ortalama Çözümden Uzaklığa Dayalı Değerlendirme) yöntemiyle her şirket için bütünleşik bir "memnuniyet skoru" hesaplanmıştır. Analizin ikinci aşamasında, personel sayısı ve yatırım harcamaları girdi; enerji tahakkuk miktarı, abone sayısı, trafo sayısı, trafo kapasitesi, hat uzunluğu verileri operasyonel metrikler ve elde edilen memnuniyet skoru ise çıktı olarak kullanılarak VZA (Veri Zarflama Analizi) uygulanmıştır. Analizde her bir dağıtım şirketi bir KVB (Karar Verme Birimi) olarak ele alınmıştır. Şirketlerin verimliliği, girdi odaklı CCR (Charnes, Cooper ve Rhodes), BCC (Banker, Charnes, Cooper) ve ACWR (Ayarlanmış Koşullu Ağırlık Kısıtlamaları) modelleriyle karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. AHP sonuçları, uzmanların en çok SAIDI ve SAIFI göstergelerine önem verdiğini göstermiştir. VZA bulguları, şirketlerin saf teknik verimliliklerinin toplam teknik verimliliklerinden daha yüksek olduğunu, bu durumun sektördeki verimsizliğin kısmen ölçek kaynaklı olduğuna işaret ettiğini ortaya koymuştur. ACWR modelinin uygulanmasıyla, tüm çıktıları dengeli şekilde kullanan şirketlerin daha gerçekçi verimlilik skorlarına ulaştığı ve bu hibrit yaklaşımın, sektörün performansını hem operasyonel hem de kalite odaklı değerlendirmede üstün bir çerçeve sunduğu sonucuna varılmıştır.