Necmettin Erbakan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@Erbakan, Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Sınıf Öğretmenlerine Yönelik Yapay Zekâ Destekli Eğitim Sistemlerine İlişkin Tutum Ölçeği Geliştirme Çalışması
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Uzun, Sıla; Çınar, Derya
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin yapay zeka destekli eğitim sistemleri hakkındaki tutumlarını belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmektir. Bu nedenle araştırmanın esas kısmını oluşturan tutum ölçeği uygulama bölümünde nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim yılında Konya İlinin Meram, Karatay ve Selçuklu ilçelerinde görev yapan ve çalışmaya gönüllü katılan 556 sınıf öğretmeni (pilot uygulama 404, nihai uygulama 152 sınıf öğretmeni) oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında madde havuzu oluşturmak için ilk olarak literatür taraması yapılarak 62 maddelik taslak form oluşturulmuştur. Maddeler ölçek formatına dönüştürülerek, 1(Kesinlikle Katılmıyorum), 2(Katılmıyorum), 3(Kararsızım), 4(Katılıyorum), 5(Kesinlikle Katılıyorum) şeklinde beşli likert tipi dereceleme ölçeği kullanılarak taslak ölçek elde edilmiştir. Bu maddeler 6 uzmanın görüşüne sunulup alınan geri dönüşler neticesinde gerekli düzenlemeler yapılarak 56 maddeye indirilmiştir. Pilot uygulama kapsamında 404 sınıf öğretmeninden alınan veriler SPSS Statistics 26 paket programına kaydedilerek ölçeğin geçerlilik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Geçerlik analizi kapsamında ilk olarak verilerin faktör analizine uygun olup olmadığını belirlemek için KMO (Kaiser-Meyer-Olkin) ve Bartlett testi sonuçlarına bakılmış ve KMO testi değeri (,953) ve Bartlett testi sonucu (14983,998) anlamlı bulunarak analiz çalışmalarına geçilmiştir. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda birden fazla faktörde yüksek yük değerine sahip toplamda 13 madde binişik olması sebebi ile ölçekten çıkarılarak 2 faktörlü 43 maddelik taslak ölçek elde edilmiştir.2faktörün varyansa yaptığı katkının %51,507 olduğu, maddelerin yük değerlerinin ise ,572 ile ,769 arasında değiştiği görülmüştür. AFA sonrası maddelerin ayırt edicilik güçlerini belirlemek için madde-toplam korelasyonu hesaplanmış ve t-testi kullanılarak üst %27‟lik ile alt %27‟lik grupların madde ortalamaları arasındaki farklar incelenmiş, ayırt edicilik gücü düşük olan 4 madde daha ölçekten çıkarılarak 39 maddeye indirilmiştir. Geliştirilen ölçeğin doğruluğunu saptamak için doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi sonrasında ölçekten herhangi bir maddenin çıkarılmasına gerek görülmemiş olup ölçek 2 faktör 39 maddelik hali ile son şekli ile test edilmiştir. Test edilen modele ilişkin uyum iyiliği değerleri χ2/df (kikare/serbestlik derecesi) değeri 2,0189; RMSEA değerinin 0,056; GFI değerinin 0,83; AGFI değerinin 0,81; RMR değerinin 0,057; SRMR değerinin 0,041; NFI değerinin 0,97; NNFI değerinin 0,98 ve CFI değerinin 0,98 olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlar ile modelin “kabul edilebilir” ve “mükemmel” düzeyde uyum gösterdiği saptanmıştır. Ölçeğin genelinin güvenirliği için hesaplanan Cronbach Alpha Katsayısı analiz öncesi 56 maddelik taslak ölçeğin ,866, analiz sonucu oluşan 39 maddelik nihai ölçeğin Cronbach Alpha Katsayısı ,847 olarak bulunmuştur. Cronbach Alpha ölçüt değer aralıklarına bakıldığında eldeki ölçeğin oldukça yüksek düzeyde güvenirlik işaret eden katsayı değerine sahip olduğunu ve ölçeğin güvenirlik düzeyi yüksek ölçme sonuçlarının elde edilebileceğini göstermektedir.
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde Türk masallarının şiirleştirilerek yeniden yazımı: Ignácz Kúnos'un 44 Türk masalı örneği
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Demir, Ayşegül; Yıldız, Derya
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde mevcut materyallerin geliştirilmesi, yenilenmesi ve değiştirilerek güncellenmesi gerekmektedir. Bir dili öğretmek gramer ve telaffuz öğretmekten öte kültürü ve düşünce sistemini de öğretmek anlamına gelir. Bu sebeple materyal olarak kullanılacak ürünler Türk kültürünü ve Türk düşünce sistemini de yansıtacak biçimde seçilmelidir. Türk masalları Türk kültürünü ve düşünce sistemini bünyesinde barındıran önemli materyallerdir. Zengin dil ve anlatım özelliklerine sahip, Türkçenin melodisini yansıtan ve kültür aktarımını sağlayan metinlerin başında gelen Türk masallarının materyal olarak kullanım yaygınlığının arttırılması gerekmektedir. Bu da masalların arşivlerden çıkarılarak günümüz şartlarında yeniden yazılarak öğretici ve öğrenicilerin kullanımına sunulması ile gerçekleşecektir. Bu masalların düzenlenmesi, uyarlanması, değiştirilmesi ve yeniden yazılması; eğitimde kullanılır bir formata ve içeriğe dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu çalışmada Ignácz Kúnos’un derlediği “44 Türk Masalı” adlı eserden rastgele seçilen on masalın Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde materyal olarak kullanılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda “44 Türk Masalı” adlı kitap edinilmiş, içindeki masallar doküman incelemesi yöntemi ile analiz edilmiştir. Türk masallarının okunur, anlatılır ve bilinir olmasını, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde materyal olarak kullanılmasını sağlamak amacıyla seçilen masallar; dil ve anlatım, çocuğa görelik, eğitimde kullanılabilirlik gibi hususlara dikkat edilerek şiir biçiminde yeniden yazılmıştır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden olan bir eylem araştırmasıdır. Çalışmada Türkiye Maarif Vakfının hazırladığı Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı (TYDOÖP) esas alınarak özgün metinlerin söz varlığı korunmaya çalışılmıştır. Yeniden yazılan /oluşturulan masalların TYDOÖP B1 dil seviyesindeki dil yapıları ve kazanımlarla uygunluğu uzman görüşleriyle değerlendirilmiştir. Yeniden yazılan/oluşturulan masallar, masal anlatıcılarının görüşleri alınarak anlatma/ konuşma becerisine uygunluğu üzerine değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Yeniden yazılan masallarla özgün masallar, alan uzmanlarınca karşılaştırılmıştır. Uzman görüşleri, yeniden yazılan metinlerin Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde materyal olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Ayrıca yirmi dört (24) yabancı uyruklu öğrenici ile rastgele seçilen bir masalın özgün ve yeniden yazılmış hâlleri ile okuma ve anlama çalışması yapılarak öğrenicilerin her iki metin ile ilgili görüşlerine başvurulmuştur. Öğrenicilerin yeniden yazılan/oluşturulan masallara daha doğru cevaplar verdiği, yeniden yazılan/oluşturulan masalları daha çok beğendikleri tespit edilmiştir.
Meşrutiyetten cumhuriyete Sinop'ta müslüman okulları üzerine bir araştırma (1876-1938)
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Topaloğlu, İclal; Köstüklü, Nuri
XVIII. yy. Osmanlı Devleti’nde Batılılaşma hareketlerinin başladığı dönemdir. Batılılaşma doğrultusunda yapılan ıslahatların yönü ise yönetimden halka doğru olmuştur. Halkın yenilik hareketlerini benimsemesi ve çağa ayak uydurmasının ön koşulu ise hiç şüphesiz ki eğitimdi. Bu noktadan hareketle Osmanlı devletinde özellikle Meşrutiyet döneminde eğitimle ilgili önemli ıslahatlar yapılmıştır. Meşrutiyet Dönemiyle hız kazanan yenileşme hareketleri siyasi sebepler ve savaşlar neticesinde zaman zaman duraklasa da Cumhuriyet devrinde çok daha köklü reformlarla devam etmiştir. Bu çalışmamızda, eğitimde yenileşme hareketlerinin Sinop’ta ne derece uygulamaya konduğunu Müslüman okulları özelinde ele aldık. Araştırmamızla, açılan okullar, okullardaki öğrenci sayıları, okutulan dersler ele alınmıştır. Ayrıca dönemin Sinop Gazetesinde çıkan haberleri değerlendirilmiştir. Cumhuriyet Döneminde eğitim alanında yapılan yenilikler de hızla halka yansıtılmak istenmiştir. Halkın eğitimi için ise öncelikle eğitimde birlik sağlanmış, daha sonra eğitimi kolaylaştıracak alfabe üzerinde durulmuştur. Halkın okur-yazar oranını yükseltmek amacıyla millet mektepleri kurulmuştur. Çalışmamızda Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e (1938’e kadar) Sinop’taki Müslümanlara ait okullar mercek altına alınmıştır.
Meşrutiyetten cumhuriyete Sinop sancağında azınlık okulları üzerine bir araştırma (1876-1924)
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Topaloğlu, Harun; Köstüklü, Nuri
Sosyal tarih araştırmaları içerisinde eğitim tarihi, toplumların kültürel dönüşümünü anlamak adına önemli bir yer tutmaktadır. Osmanlı toplum yapısının önemli unsurlarından olan azınlıklar, eğitim kurumları aracılığıyla dini ve kültürel kimliklerini yüzyıllarca muhafaza edebilmişlerdir. Ancak 18. yüzyıldan itibaren milliyetçilik akımının yayılmasıyla birlikte azınlık eğitimi farklı bir evreye girmiş; bazı okullar eğitim işlevinin ötesine geçerek siyasi, misyonerlik ve ayrılıkçı faaliyetlerin merkezi haline gelmiştir. Sinop Sancağındaki azınlık okullarının incelendiği bu çalışmada, "Sinop’ta yürütülen eğitim faaliyetlerinin içeriğinde misyonerlik ve terör faaliyetlerine yer verilmiş midir?" sorusuna arşiv belgeleri ışığında yanıt aranmıştır. Yapılan araştırmalar neticesinde; Sinop genelinde Rum cemaatine ait beş ana azınlık okulunun uzun süreli ve kurumsal bir yapıda faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir. Bu okulların Fener Rum Patrikhanesi ve Atina ile koordineli çalıştığı, özellikle Sinop Rum İdadisi örneğinde görüldüğü üzere müfredatlarının "Nümizmatik", "Pedagoji" ve "Felsefe" gibi derslerle zenginleştirildiği belirlenmiştir. Eğitim kalitesinin ve fiziksel imkânların yüksekliği nedeniyle Müslüman halkın da çocuklarını bu okullara göndermeye istekli olduğu, ancak genel okullaşma oranlarında azınlıkların Müslüman nüfusa göre daha yüksek bir seviyeye ulaştığı sonucuna varılmıştır.
Hafıza mekanlarının tarih öğretiminde kullanılması: 'Anadolu Selçuklu Devri Konya örneği'
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Karakuş, Ramazan; İpçioğlu, Mehmet
Hafıza kavramı insanın varoluşundan itibaren gelişerek günümüze kadar ulaşmış, farklı bilim dalları tarafından inceleme yapılarak kullanan bir yapı haline gelmiştir. Hafıza ve mekân kavramını Tarih biliminde kullanmak için Pierre Nora öncülüğünde toplanan tarihçi grubu ve elde ettikleri çıkarımlar dönüştürülmüş farklı bilim adamları tarafından incelenmiştir. Bu tür veriler sonucunda hafıza mekânlarının insan ve tarih arasında bağı ortaya çıkartılmış, bellek modelleri üzerinden gelişme sağlanmaya çalışılmıştır. Pierre Nora “Hafıza Mekânları” kitabında Fransız Tarihi üzerine çalışmalar yapmıştır. Süleyman Şah tarafından kurulan Anadolu Selçuklu Devletinin İznik’ten sonraki başkenti Konya olmuştur. Şehir devletin son günlerine kadar ünvanını korumuş ve yönetim merkezi olarak kalmıştır. Tarihsel yapıları ve geçmişin izleriyle öğretim materyali örnekleminde kullanılabilecek verileri üzerinde taşıyan Anadolu Selçuklu devri Konya’sının Hafıza mekanları eğitimde kullanımı sırasında çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Ritüeller, duyusal bileşenler, somut ve soyut aktarımda hafıza mekanları çalışmanın içerisinde yer alan başlıca tarih öğretimi uygulama örnekleridir. Dönemin şehrini tanımak amacıyla üç farklı (Anadolu Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet) devrin eserlerinden faydalanılmıştır. XII. ve XIV. yüzyıllar arasında yazılan ve günümüze kısıtlı biçimde ulaşan kaynakların ders içerisinde kullanımı özelinde elde edilen olumlu ve olumsuz sonuçlar baz alınarak araştırmanın içerisinde kullanılmıştır. Konya içerisinde Anadolu Selçuklu döneminden miras kalan medrese, türbe gibi çok çeşitli mekânlar bulunmaktadır. Bu nitelikteki mimari eserler günümüze kadar ulaşabilmiş, ulaşamayanlar ise kitap gibi eserler üzerinde soyut mekânlar olarak sınıflandırılmıştır. Metin analizleri dışında günümüzde hızla gelişen dijital teknolojilerin kullanım alanları gözetilerek, sanal müzecilik alanına doğrudan etki edebilecek programlar öneri olarak içerikte sunulmuştur. Tarih öğretim metodunda mekân anlatıları materyal temelli olarak daha avantajlı olabileceği konusu alt başlık olarak incelenmiştir.




















