Yazar "Doğan, Emine" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Acil servise nefes darlığı ile gelen hastaların hızlı tanısında yayakbaşı USG nin etkinliği(2009) Doğan, Emine; Girişgin, Abdullah SadıkÇalışmamızı; dispne tanısında kullanışlı olabilecek bir USG paternini tanımlamak ve değerlendirmek amaçlı olarak planladık. Supin pozisyonununda çekilen göğüs radyografisi ve torax tomografisi yanında hastabaşı USG tekniklerinin kullanılabilirliğini belirlenmeye çalışdık.Çalışmamıza; Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı'na 2009 yılı içerisinde, akut dispne şikayeti ile başvuran, 30 gögüs travmalı ve 30 travma dışı akut dispneli hasta dahil edilip prospektif olarak gerçekleştirildi. Hastaların ultrasonografik incelemelerinde, Kayan Akciğer İşareti (SLS) bulgusunun negatif ve pozitif olduğu patolojilerin tespitine çalışıldı. Ayrıca akut dispne ayırıcı tanısında güvenirliği araştırıldı.Çalışmaya alınan hastalara, ilk olarak supin posizyonda direk akciğer grafisi çekildi. Bulgular acil servis doktorları tarafından kaydedildi. İkincil olarak torax CT çekildi ve hastanın bulgularından habersiz bir Radyolog tarafından yorumlandı. Tüm hastalara torasik USG tetkiki yapıldı. Değerlendirme sürecinde, acil servis hekimlerince, hastabaşı USG tetkiki ile SLS varlığı arandı. CT, Gold standart olarak alındı, USG bulguları ve P/A bulguları ile karşılaştırıldı. Verilerin istatistiklerinde SPSS 13.0 programı ve X2 ( ki kare) testi kullanıldı (P<0,05 anlamlılık düzeyi olarak kabul edildi). Sonuçlarımıza göre toraks USG'de ki SLS bulgusun tanıda ki sensivitesi %82,22, spesifitesi %84,44, pozitif pretiktif değeri %84,09, negatif pretiktif değeri %82,60 olarak hesaplandı.USG'nin geleneksel olarak akciğer incelemelerinde kullanılmayacağı görüşü yaygındı oysa biz çalışmamızda bunun bir zorunluluk olduğu sonucuna ulaştık. Bu hastalara USG yaklaşımı hızlı tanı koymayı sağlamaktadır. Ancak her bir solunumsal yetmezlik türü, kendine has sonografik bulgu vermektedir. Bu sebeple bazı hatalar kaçınılmazdır. Ama yine de çalışmamıza benzer derinlemesine araştırmalar ve bu USG yöntemi uygulayan doktor sayısı arttıkça SLS'nin değeri artacak ve acillerde rutin kullanılır hale gelerek klavuz kitaplarda hak ettiği yeri alacağı inancındayız.Öğe Efficacy of Use of Red Cell Distribution Width as a Diagnostic Marker in Acute Appendicitis(2017) Ertekin, Birsen; Kara, Hasan; Erdemir, Esma; Doğan, Emine; Acar, Tarık; Demir, Lütfi SaltukAim: We aimed to investigate the increase in values of red cell distribution width (RDW) and also the dependence of RDW on leukocyte count (WBC) and C-reactive protein (CRP) values in acute appendicitis (AA).Materials and Methods: This study includes data collected from 407 patients who were admitted between January 2012 and July 2014 to the emergency service and underwent an operation owing to a diagnosis of AA confirmed by a pathology report. These patients were divided into two groups, namely, non-complicated and complicated appendicitis, according to the results of the operation. The control group consisted of 100 adult patients with similar complaints not having acute abdominal conditions. The age, gender, and WBC, RDW, and CRP levels of the patients on admission were recorded retrospectively.Results: A total of 350 (86%) of the patient group were diagnosed with non-complicated appendicitis, 34 (8.4%) with plastron appendicitis, and 23 (5.6%) with perforated appendicitis. No significant difference was observed with respect to WBC, RDW, and CRP levels between the AA groups (p<0.05). The WBC, RDW, and CRP values were found to be significantly different in the AA groups from the control group (p>0.05). The sensitivity and specificity of the WBC, RDW, and CRP values in the AA group were 70% and 60%, 41% and 30%, and 51% and 40%, respectively. No dependence of RDW values on WBC or CRP levels was found.Conclusion: RDW values were found to be significantly higher in the AA group than in the control group. The low sensitivity and specificity values of the RDW test reduce the possibility that it might become a hematologic marker to be used in the definitive diagnosis of AA.