Necmettin Erbakan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Erbakan, Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Öğe
Ortaokul di̇n kültürü ve ahlak bi̇lgi̇si̇ ders ki̇tapları üni̇te değerlendi̇rme sorularının yeni̇lenmi̇ş bloom taksonomi̇si̇ne göre sınıflandırılması
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Önal, Mehmet; Turanalp, Muhammed Fatih
Eğitim, hem geniş kapsamlı hem de daha dar çerçevede belirlenen hedeflerin dikkate alındığı planlı bir süreç olarak görülmektedir. Öğrencilerin bu hedeflere ne ölçüde yaklaştığını ortaya koymak için kullanılan ölçme ve değerlendirme etkinlikleri de bu hedeflerle uyumlu olacak şekilde tasarlanmaktadır. Bu çalışma, eğitimin özel hedefleri arasında değerlendirilen ve ders kapsamında belirlenen kazanımların gerçekleşme durumunu ortaya çıkarmaya yönelik olarak hazırlanan ünite sonu sorularını incelemektedir. İnceleme sürecinde bu sorular, günümüzde pek çok ülkenin ölçme-değerlendirme alanında temel aldığı Yenilenmiş Bloom Taksonomisi doğrultusunda yeniden sınıflandırılmıştır. Bloom taksonomisi, ilk olarak 1956 yılında Bloom ve ekibi tarafından geliştirilmiş olsa da, zaman içinde yapının bazı eksik yönleri ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, Bloom’un öğrencilerinin de içinde bulunduğu bir uzman grubu taksonomiyi yeniden ele almış ve bilişsel alanı “bilgi” ile “bilişsel süreç” olmak üzere iki boyutta tanımlayan güncellenmiş bir yapı oluşturmuştur. Bu araştırmada, 2023–2024 eğitim-öğretim yılında ortaokullarda kullanılan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabındaki ünite sonu değerlendirme bölümlerinde yer alan toplam 409 soru incelenmiştir. Soruların yenilenmiş Bloom Taksonomisi açısından hangi bilişsel basamaklara karşılık geldiği belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma nitel yaklaşımla tasarlanmış; yöntem olarak durum çalışması tercih edilmiş ve elde edilen veriler ayrıntılı bir biçimde çözümlenerek sonuçlara ulaşılmıştır. Ünite sonlarında yer alan toplam 409 değerlendirme sorusunun büyük bölümü, bilişsel süreç boyutunda hatırlama basamağında yoğunlaşmaktadır. Bu kapsamda, 243 soru (%59,41) hatırlama–olgusal bilgi düzeyinde; 41 soru (%10,02) hatırlama–kavramsal bilgi düzeyinde; 2 soru (%0,49) ise hatırlama–işlemsel bilgi düzeyinde sınıflandırılmıştır. Bunun yanında, 25 sorunun (%6,11) anlama–olgusal bilgi, 91 sorunun (%22,25) ise anlama– kavramsal bilgi düzeyine karşılık geldiği belirlenmiştir. Anlama–işlemsel bilgi basamağına ise yalnızca 2 soru (%0,49) denk düşmektedir. Çözümleme basamağında kavramsal bilgiye yönelik 4 soru (%0,98) bulunmaktadır. Ayrıca değerlendirme basamağında kavramsal bilgi düzeyine karşılık gelen 1 soruya (%0,25) rastlanmıştır. Bunun dışında, bilişsel süreç boyutunda uygulama ve yaratma basamaklarına; bilgi boyutunda ise üstbilişsel bilgi düzeyine ait herhangi bir soru tespit edilmemiştir. Sonuç olarak ünite değerlendirme soruları heterojen bir dağılımla genellikle bilişsel süreç boyutunda hatırlama ve anlama basamağında yoğunlaşırken, bilgi boyutunda ise daha çok kavramsal ve olgusal bilgi alanında yoğunlaşmıştır.
Öğe
Saz (bağlama) eğitiminde bilişsel ve görsel algıya yönelik uygulamaların deşifre becerisine etkisi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Kalın, Emrah; Özdek, Attila
Çalışma, bağlama eğitiminde, görsel ve bilişsel algıya dayalı özgün yöntemlerin deşifre becerisi üzerindeki etkilerini sistematik bir yaklaşımla ele alarak, müzik eğitiminin disiplinler arası temeller üzerinde yeniden yapılandırılmasına yönelik önemli bir katkı sunmaktadır. Araştırma kapsamında alan uzmanlarından deşifre becerisine yönelik genel görüşleri, karşılaşılan sorunların, bu sorunlara yönelik çözüm önerileri ve gelen öneriler doğrultusunda bu beceriyi geliştirmeye yönelik oluşturulabilecek içeriklerin neler olabileceği belirlenmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda ortaya çıkan bulgular ışığında tasarlanan öğretim sürecinin, öğrencilerin bilişsel ve görsel algılama düzeylerine olan etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma, bağlama çalgısında deşifre becerisinin geliştirilmesine yönelik olarak bilişsel ve görsel algıya dayalı uygulamaların etkililiğini belirlemek amacıyla karma yöntem desenine uygun şekilde gerçekleştirilmiştir. Çalışma, Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda öğrenim gören bireysel çalgısı bağlama olan birinci sınıf öğrencileri arasından gönüllü olan 12 kişilik deney ve kontrol grupları ile yürütülmüştür. Deney grubuna, uzman görüşleri doğrultusunda yapılandırılmış ve özellikle görsel dikkat, nota okuma, örüntü tanıma ve bilişsel strateji geliştirmeye odaklanan 14 haftalık bir öğretim programı uygulanmıştır. Deney grubuna uygulanan öğretim süreci; tamamı özgün olarak geliştirilen görme temelli stratejiler, kavramsalbilişsel içerikler ve ileri düzey nota çözümleme uygulamalarından oluşturulmuştur. Kontrol grubu ise mevcut bilinen yaygın yöntemlerle eğitimine devam etmiştir. Çalışmanın nicel boyutunda, katılımcılara ön test ve son test sürecinde 5 deşifre performans görevi verilmiştir. Performanslar video kaydına alınarak, 4 görev performans değerlendirme formu üzerinden puanlanmış, 5. görevde ise katılımcıların el-göz mesafe uzamı nota endeksli olarak ölçümlenmiştir. Verilen 4 görevden elde edilen veriler SPSS kullanılarak analiz edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının uygulama öncesi ve uygulama sonrası performansları arasındaki farkları belirlemek amacıyla ise Mann Whitney U-Testi gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda ise uzman görüşleri ve gözlem formlarından elde edilen veriler tematik olarak analiz edilmiş, uzmanların deşifre sürecini sadece teknik değil, aynı zamanda görsel, bilişsel ve pedagojik bileşenleri kapsayan çok boyutlu bir beceri olarak tanımladıkları görülmüştür. Ayrıca katılımcıların deşifre görevini yerine getirdikleri süreçte eş zamanlı olarak, ODTÜ İnsan Bilgisayar Etkileşimi Laboratuvarında göz hareketleri izlenmiştir. Elde edilen veriler, Tobii Studio yazılımı aracılığıyla analiz edilmiştir. Katılımcıların nota çözümleme sürecinde gerçekleştirdikleri bakış sıraları (gaze plots) ve göz ısı haritaları (heatmaps) üzerinden dikkat dağılımları, görsel yoğunlaşma bölgeleri, bakış sayıları ve görsel tarama stratejileri değerlendirilmiştir. Bu veriler, öğrencilerin görsel algı süreçlerinin nota çözümlemeye nasıl yansıdığını ortaya koymak amacıyla yorumlanmıştır. Uygulama süreci sonunda elde edilen bulgular, bu bütüncül ve özgün yaklaşımın katılımcıların deşifre performansında anlamlı bir artış sağladığını göstermiştir. Elde edilen puanlar hem bireysel hem de grup düzeyinde karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Ön -son test deşifre performansı ölçümleri ile el-göz arasındaki mesafeyi tespit etmeye yönelik nota endeksli ölçümler deney grubu lehine anlamlı sonuçlar vermiştir. Sonuç olarak, bu çalışma bağlama icrasında deşifre becerisinin geliştirilmesinde görsel-bilişsel temelli sistematik bir öğretim programının etkili olduğunu ortaya koymakta, müzik eğitiminde disiplinler arası yaklaşımların, özellikle nota okuma ve çözümleme süreçlerinde öğrencilerin başarılarını artırabileceğini göstermektedir.
Öğe
Uzaktan eğitim aracılığı ile verilen bağlama eğitimine ilişkin akademisyen görüşleri
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Ulaş, Emre; Çakırer, Hüseyin Serdar
Bu çalışmanın amacı, bağlama alanında uzman, uzaktan eğitim deneyimine sahip öğretim elemanlarının görüşleri doğrultusunda uzaktan eğitim yoluyla verilen bağlama derslerinde karşılaştıkları problemleri tespit etmek ve bu problemlere ilişkin sundukları çözüm önerilerini araştırmaktır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan fenomenoloji içerikli araştırma deseni ile yürütülmüş, veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye’de 12 farklı ildeki üniversitelerde görev yapan, bağlama alanında uzman 16 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda akademisyenlerin; senkronizasyon, bağlantı problemleri ve kullanılan platformlara bağlı olarak ses iletimi gibi teknik sorunlarla ve bunun yanında postürü gözlemleyememe, motivasyon kaybı ve ders yapılan ortamın uygun olmaması gibi diğer sorunlarla karşılaştıkları, ders süresince de gösterip yaptırma tekniğinden yararlandıkları tespit edilmiştir. Akademisyenler; ulaşım, zaman açısından ekonomik olma durumu ile kullanılan platformların tekrar izlenebilme özelliklerini uzaktan eğitimin avantajları arasında değerlendirirken öğrenciye anlık müdahalede bulunamama, etkileşim eksikliği ve teknik nedenlere dayalı sorunların varlığını ise uzaktan eğitimin dezavantajları olarak değerlendirmişlerdir. Akademisyenler uzaktan bağlama eğitiminde karşılaştıkları problemlerin çözümü için de internet alt yapı hizmeti iyileştirme çalışmalarının yapılması, çalgı derslerine özgü platform tasarımlarının geliştirilmesi ve fırsat eşitliğinin sağlanması gerektiğini belirtmişlerdir.
Öğe
Konya ilindeki kadın halter sporcularında halter sporuyla ilişkili sık görülen cilt lezyonlarının araştırılması
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Kılınç, Sariye; Erdağı, Kenan; Tüfekçi, Osman
Bu çalışmada, Türkiye Halter Federasyonu’na bağlı kadın halter sporcularında, halter antrenmanlarına bağlı olarak sıkça görülen mekanik cilt lezyonları ve bu lezyonların sportif performans üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırma, 2024 yarışma sezonunda yıldızlar (n=35), gençler (n=35) ve büyükler (n=30) kategorilerinde toplam 100 kadın sporcuyu kapsamaktadır. Kadın halter sporcularından elde edilen verilerin analizi SPSS 25 istatistik paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Sürekli değişkenler için ortalama ve standart sapma; kategorik değişkenler için frekans ve yüzde değerleri hesaplanarak tanımlayıcı istatistiksel yöntemler uygulanmıştır. Verilerin normallik varsayımı çarpıklık, basıklık değerleri, histogramlar ve Q-Q plot grafikleri ile değerlendirilmiş ve sonuçlar tablolar halinde sunulmuştur. Veriler, uzman doktorların desteğiyle lezyon bölgelerinin kodlanması ve lezyon türlerinin tespiti için hazırlanmış görseller yardımıyla kadın halter sporculardan elde edilmiştir. Yapılan gözlemlerde, yıldızlar, gençler ve büyükler kategorilerindeki sporcularda en sık görülen lezyonun nasır (kallus, corn) olduğu tespit edilmiştir; tüm kategorilerde neredeyse tüm sporcularda görülmüştür. Striae distensae ve kontakt dermatit de yüksek oranlarda bulunmuştur. Striae distensae yıldızlar'da %74.28, gençler'de %80 ve büyükler'de %83.33 oranlarında gözlemlenmiştir. Kontakt dermatit ise yıldızlar ve gençler'de %82.85, büyükler'de %90 oranlarında saptanmıştır. Acne mechanica, gençler kategorisinde en yüksek oranda (%88.57) görülmüştür. Siyah topuk lezyonu gençler'de (%65.71) daha yaygınken, yıldızlar'da %34.28 ve büyükler'de %46.66 oranlarında gözlenmiştir. Tırnak bozuklukları en çok gençler'de (%31.42) tespit edilmiştir. Bu veriler, farklı yaş gruplarındaki sporcularda belirli dermatolojik lezyonların prevalansında değişiklikler olduğunu göstermektedir. Lezyonların performans üzerindeki etkileri incelendiğinde, nasır ve kontak dermatit lezyonlarının koparma, omuzlama ve atış performanslarını olumsuz etkilediği bulunmuştur. El iç yüzü, parmaklar, omuz bölgesi, boyun çevresi ve clavicula bölgesindeki lezyonlar, barın tutulmasını ve vücuda temasını zorlaştırarak teknik uygulamalarda aksamalara yol açmıştır. Sonuç olarak, halter sporunda mekanik cilt lezyonlarının yaygın olduğu ve bu lezyonların sporcuların performansı üzerinde olumsuz etkiler yarattığı ortaya konmuştur. Bu bulgular, sporcuların cilt sağlığını korumak ve performans üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirmek için uygun koruyucu önlemlerin alınmasının önemini vurgulamaktadır.
Öğe
Der Einfluss der motivation auf fremdsprachenlernprozess: eine empirische untersuchung zur steigerung der motivation durch Wortassoziationen
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Arslan, Ayşe; Arslan Çavuşoğlu, Ayşe
Diese Studie untersucht die Bedeutung der Motivation im Fremdsprachenlernprozess und den Einfluss von Wortassoziationen als motivierende Strategie. In der empirischen Untersuchung mit Probanden, die Deutsch auf Lehramt studieren, wurde analysiert, wie sich Wortassoziationen auf ihre Motivation und ihren Lernerfolg auswirken. Im theoretischen Teil wurden verschiedene Motivationsarten, insbesondere die intrinsische und extrinsische Motivation, sowie ihre Auswirkungen auf den Spracherwerbsprozess umfassend erklärt. Im empirischen Teil erhielten die Studierenden eine Liste mit 40 Wörtern, die den Niveaus A1-A2, B1-B2, C1-C2 entsprechen, und lernten deren Bedeutungen durch Assoziationen kennen. Die Ergebnisse der Vor- und Nachtests zeigen, dass die Assoziationstechnik das Interesse der Lernenden am Lernprozess und die Nachhaltigkeit des Wortschatzes deutlich steigert. Ein Jahr später wurde ein Test durchgeführt. Es wurde beobachtet, dass die mit der Assoziationstechnik erinnerten Wörter noch vorhanden waren. Die gesammelten Daten zeigen, dass dieser Ansatz das Erfolgsgefühl der Studierenden stärkt und ihre intrinsische Motivation unterstützt, was zu einer aktiveren Teilnahme am Spracherwerbsprozess führt. Zusammenfassend wird betont, dass wortassoziative Lerntechniken eine effektive Strategie zur Steigerung der Motivation im Fremdsprachenunterricht sind und von Lehrkräften als effektives Instrument eingesetzt werden können.