Yazar "Koç, Mehmet Rauf" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Orta şaft klavikula kırıklarında cerrahi ve konservatif tedavi sonuçlarımız(Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi, 2016) Koç, Mehmet Rauf; Korucu, İsmail HakkıÇalışmamızda erişkin orta şaft klavikula kırıkları cerrahi ve konservatif tedavi sonuçlarının; klinik, fonksiyonel ve radyolojik açıdan karşılaştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Method: Kliniğimizde Mart 2012-Mart 2015 tarihleri arasında klavikula orta diyafiz kırığı nedeni ile tedavi edilen 95 hasta retrospektif olarak incelendi. Konservatif ve cerrahi tedavi uygulanmış hastalar gruplara ayrılarak takiplerinde; klinik, fonksiyonel ve radyolojik olarak değerlendirildi. Kırıkların sınıflandırılmasında AO sınıflandırma sistemi kullanıldı. Klavikulanın aksiyel ve anteroposterior (AP) planda açılanmaları, skapulotorasik eklemin açılanması radyolojik olarak değerlendirildi. Fonksiyonel sonuçlar "Shoulder Pain and Disability Index (SPADI)" ve "short form 36 (SF36)" sorgulama yöntemleriyle ve izokinetik kas gücü ölçümleri ile değerlendirildi. Çalışmanın tüm analizleri SPSS 16.0 paket programı kullanılarak yapıldı. Değişkenlerin tanımlayıcı ölçüleri kategorik durumda frekans ve yüzde oranları; sayısal durumda ise ortalama±ss (ortanca, min, maks) şeklinde tablolar kullanılarak sunuldu. Tüm kesikli ve sürekli değişkenlerin normal dağılıma uyup uymadığı Kolmogorov-Smirnov test yöntemi ile analiz edildi. İkili grup karşılaştırmaları normal dağılıma uygun olan durumlarda Student t-testi, normal dağılmayan değişkenler için parametrik olmayan Mann-Whitney U testi kullanılarak yapıldı. Çoklu grup karşılaştırmalarında normal dağılıma uyan değişkenler için Tek yönlü Varyans Analizi (ANOVA), normal dağılmayan değişkenler için Kruskal-Wallis test yöntemleri tercih edildi. Kategorik değişkenler arasındaki ilişkinin tespit edilmesi amacıyla Monte Carlo düzeltmeli Ki-Kare analizi kullanıldı. Sürekli değişkenler arasındaki ilişkinin yönü ve büyüklüğünün tespit edilmesi için Pearson Korelasyon, normal dağılıma uymayan değişkenler için Spearman's Rho Korelasyon analizleri yapıldı. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 32.2 (18-70) idi. Hastaların %72,6'sı (n=69) erkek, %27,4'ü (n=26) kadındı. 60 (%63,2) hastaya konservatif, 35 (%36,8) hastaya ise cerrahi tedavi uygulanmıştır. Klavikula kırığı hastaların %44,2'sinde (n=42) sağ, geriye kalan kısmında ise sol taraftaydı. Klavikulanın aksiyel plan deformitesi ile skapulatorasik eklem ağrısı arasında anlamlı ilişki bulundu (p=0,058). Kanat skapulası olan hastalarda omuz skapulotorasik açısı daha yüksekti. SF36 fiziksel aktivite skoru (PCS) puan ortalaması kanat skapulası olmayan hastalarda daha yüksekti (p=0,006). İzokinetik omuz gücü ölçümleri kanat skapulası olan ya da olmayan hastalarda birbirine yakın değerlere sahipti. Skapulotorasik açı değişimleri ile tedavi yöntemleri arasındaki ilişki anlamlıydı (p=0,021). Açı değişimi olmayanlar cerrahi yöntemde daha yüksek orana sahipken (%82,8) açı değişimi pozitif olanların oranı (%33,3) konservatif yöntemde daha yüksekti. Kanat skapulası olan hastalar konservatif yöntem grubunda daha yüksekti (%30). SPADI ve SF36 PCS skorlamalarının gruplar arasında anlamlı farklılık görüldü. SPADI ağrı (p=0,008), engellilik (p=0,001) ve toplam puanları (p=0,002) AP plan deformitesi >0° olan hastalarda daha yüksek ortalamaya sahipti. En düşük ortalamalar deformitenin olmadığı hastalardaydı. SF36 fiziksel aktivite skoru puanı da AP plan deformitesi olmayan hastalarda daha yüksek ortalamaya sahipti (p<0,001). İzokinetik test sonuçlarında AP planda deformite açısı >0° hastalarda % defisit oranın daha fazla etkilendiği görüldü. Eksternal ve internal omuz hareketi izokinetik test gücü yüzde oranlarının hiçbiri gruplar arasında farklı değildi. SPADI ağrı skoru konservatif tedavi alan hastalarda daha yüksekti (p=0,018), aynı şekilde SPADI engellilik skoru konservatif tedavide daha yüksekti (p=0,003). Bu nedenle toplam SPADI skoru konservatif tedavide daha yüksek olup gruplar arasında yaklaşık 5 puanlık fark vardı (p=0,005). SF36 skorlamasının fiziksel aktivite güçlüğü bölümü gruplar arasında anlamlı düzeyde farklıydı (p=0,003). SPADI sonuçları ile orantılı olarak cerrahi tedavi yöntemi uygulanan hastalarda daha yüksekti. Eksternal ve internal omuz hareketleri izokinetik test güç yüzde oranları ile SF36 fiziksel aktivite skorlamasının normal dağılıma uyduğu (p>0,05) görüldü. Sonuç: Kısalığın çalışmamızda skorlamaları eksi yönde etkilediği bulundu. Kırık hattındaki açılanma klinik olarak skapular diskinezise sebep olmakta, bunun sonucunda fonksiyonda olumsuz etkilenme görülmekteydi. Açılanma olmayan hastalarda bu problem saptanmamıştır. SF36 ile SPADI türü skorlar arasında yüksek düzeyde güçlü korelasyon mevcuttu. İzokinetik kas gücü değerlendirmesi tedavi grupları arasında anlamlı fark çıkarmasa da hastalara uyguladığımız SPADI ve SF36 PCS testleri ile net bir şekilde korelasyona sahipti. Sonuç olarak klavikula orta diyafiz kırıklarında konservatif ve cerrahi tespit yöntemleri tedavide kullanılabilirler. Hastanın genel durumu, kırığın şekli, kemiğin durumu, cerrahın bilgi ve tecrübesi tedavide tercih edilecek yöntemi belirlemektedir. Literatürde bu kırıklarda skapulotorasik eklem ilişkisindeki bozulmayı direkt ölçen başka bir yayın olmaması, izokinetik ölçümün omuz skorlaması ve fonksiyonel sonuçlarla karşılaştırıldığı tek bir yayın bulunması çalışmamızın literatüre anlamlı etki sağlayacağının göstergesidir. Bütün olarak değerlendirildiğinde cerrahi tedavinin tercih edilebilirliğinin gün geçtikçe arttığı ve yayınımızın bunu destekler nitelikte olduğu gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Klavikula kırığı, Orta diyafiz, İzokinetik test, SPADI, SF36