Yazar "Özcan, Emine" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Hristiyan misyon hareketleri ve sömürgecilik dönemi(Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Özcan, Emine; Aras, AhmetSömürgecilik, bir toplumun bir bölgede ortaya koyduğu maddi ve manevi birikimlere yapılan saldırıdır. Sömürülen halkların sosyal, siyasi ve dini hakları kısıtlanmıştır. Tarih, sömürge ülkelerinde yaşayan yerli halkların bir kısmının köleleştirildiğine bir kısmının da feci şekilde katledildiğine tanık olmuştur. İşgalci güçler sömürge ülkelerinde iskân politikası uygulayarak sömürge ülkelerinde yaşayan yerli halkları asimile etmişlerdir. Sömürgecilik tarihi Eski Yunan ve Roma'ya kadar uzanır. Çin, Babürlü Hanedanlığı ve Japonya İmparatorluğu erken dönemlerde sömürgecilik yapmıştır. Müslümanlar ise sömürgecilik faaliyeti yürütmeden yayılma politikası izlemişlerdir. Bu anlayış ile Müslümanların hâkim olduğu topraklar Yeni Çağ'da Asya, Afrika, İber Yarımadası ve Batı Avrupa'ya ulaşmıştır. Sömürgecilik, XVI. XVII. ve XVIII. yüzyıllarda çok ileri boyutlara ulaşmıştır. Bu dönemde özellikle Katolik ve Protestan devletler, keşif ve sömürgecilik yoluyla Hristiyanlığı yaymışlardır. Kâşifler misyoner gruplarla birlikte hareket etmişlerdir. XVI. XVII. ve XVIII. yüzyıllarda Fransiskenler, Dominikenler ve Cizvitler sömürge bölgelerinde misyonerlik yapmışlardır. Bu gruplar Katolik sömürgeci devletlerden olan Fransa, İspanya ve Portekiz'in sömürgelerinde görev yapmışlardır. Yine bu yüzyıllarda Protestan sömürgeci devletlerden İngiltere ve Hollanda'nın sömürge bölgelerinde Protestanlığı yaymak için teşkilatlar kurulmuştur. Fransiskenler, Dominikenler, Cizvitler ve Protestan misyoner gruplar gittikleri sömürge ve misyon ülkelerinde eğitim kurumları, kilise ve şapeller açmışlardır. Sömürgeciliğe ve misyonerliğe maruz kalan yerli halkların farklı tutumları olmuştur. Dinlerini değiştiren yerliler olduğu gibi dinlerini değiştirmeyen yerliler de olmuştur. Bazı yerliler ise Hristiyanlığı kendi dinleriyle sentezleyerek kabul etmiştir.Öğe Kiral Sensör Olarak Ferrosen Türevli Yeni Schiff Bazının Sentezi(2015) Uçar, Asuman; Fındık, Mükerrem; Bingöl, Haluk; Güler, Ersin; Özcan, EmineFerrosen ve ferrosenil bileşikleri enerji ve elektron transferi gerçekleştirebilmesinden dolayı floresans çalışmalarında yaygın olarak kullanılmıştır (1). Yüksek seçiciliğin yanında analitik, biyolojik, klinik ve biyokimya alanlarında potansiyel uygulamaları nedeniyle enantiyoseçici floresans sensör çalışmaları literatürlerde yer almaktadır (2). Aminoasitler hem doğal kiral moleküller olduğu için hem de amid bağları mükemmel hidrojen bağı yaptıkları için kiral reseptor eldesinde önem taşımaktadırlar (3). Bu çalışmada kiral yapıda olan 3 bileşiği sentezlenmiş ve floresans özellikleri çalışılmıştır. Bu bileşiğin çeşitli kiral aminoasitlerle (D- Metiyonine, L- Metiyonine, DAlanin, L-Alanin, D-Valin, L-Valin, L-Serin, D-Serin, D-Histidin, L-Histidin, D-Sistein, LSistein D- Treonin, L- Treonin) etkileşimi sonucu floresans değişimleri incelendiğinde D-metiyonine karşı gözle görülür bir değişim söz konusuyken incelenen diğer amino asitlere karşı bu artışın mevcut olmadığı görülmüştür. Bu sonuçlar sentezlenen bileşiğin D-metiyonin enantioselektif tanıması için kullanışlı bir sensor olduğunu göstermektedir.Öğe Yeni Bir Ferrosen Türevli Schiff Bazının Sentezi ve Zn2/Cd2 İyonlarının Tayininde Sensör Olarak Kullanımı(2015) Fındık, Mükerrem; Uçar, Asuman; Bingöl, Haluk; Güler, Ersin; Özcan, EmineSupramoleküler kimyada ağır metallerin tayini için kimyasal sensörlerin geliştirilmesi büyük öneme sahiptir[1]. Bu doğrultuda enerji ve elektron sağladıkları için ferrosen ve türevleri kemosensör olarak floresans çalışmalarında kullanılmaktadır[2,3]. Ağır metal iyonları olan Zn2 ve Cd2 benzer kimyasal özelliklere sahip oldukları için bu iki iyonu birbirinden ayırt etmek için araştırmacılar yeni sensörler sentezlemektedirler. Bu ayırımı yapmak için florimetrik çalışmalar hem basit hem de yüksek hassasiyete sahiptir[4]. Bu çalışmada, yeni bir ferrosen türevli Schiff bazı sentezlendi. Sentezlenen bileşik elementel analiz, FT-IR, 1H NMR ve 13C NMR ile karakterize edildi. Bu bileşik Florimetri kullanılarak bazı alkali, toprak alkali ve ağır geçiş metal iyonları arasından Zn2 ve Cd2 iyonlarının tayini için sensör olarak kullanıldı. Elde edilen veriler sonucunda sentezlenen sensörün Zn2 ve Cd2 iyonlarına karşı iyi bir seçici olduğu tespit edildi.