Halluks valgus cerrahisinde perkütan ve açık osteotomi tekniklerinin fonksiyonel ve radyolojik sonuçlarının karşılaştırılması
Yükleniyor...
Tarih
2024
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Necmettin Erbakan Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Amaç: Halluks valgus cerrahisinde minimal invaziv perkütan ve açık osteotomi tekniklerinin fonksiyonel
ve radyolojik sonuçlarının karşılaştırılacaktır
Yöntem: Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi hasta arşivinden 2019 ile 2023 tarihleri
arasında halluks valgus düzeltme cerrahide; chevron, scarf, minimal invaziv perkütan osteotomi ve lapidus
prosedürü uygulanan hastalar retrospektif olarak tarandı. Çalışmamıza dahil edilme kriterleri; 19-69 yaş
aralığındaki hastalar ve radyolojik olarak birinci metatarsofalangeal eklemde artroz olmayan hastalar olarak
belirlendi. Dışlama kriterleri ise; inflamatuar hastalığa sahip olan hastalar ve metatarsofalangeal eklemde artritik
değişikleri olan hastalar olarak belirlendi. Çalışma kriterlerini karşılayan 88 hasta çalışmaya dahil edildi. Halluks
valgus düzeltme cerrahisi yapılmış hastalarda preoperatif ve postoperatif dönemde, ayak dorso-plantar grafide;
HVA (halluks valgus açısı), İMA (intermetatarsal açı), DMAA (distal metatarsal eklem açısı), sesamoid
subluksasyonu, birinci metatars pronasyonu ve birinci metatars uzunluğu ölçümü yapıldı. Elde edilen veriler IBMSPSS-
version 22 ile analiz edildi.
Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların 18’i(%20.5) erkek, 70’i(%79.5) kadındı. Hastaların 35’ine
(%39.8) sağ, 46’sına (%52.3) sol, 7’sine (%7.9) bilateral halluks valgus düzeltme cerrahisi uygulanmıştı. 12 ile
24. aylar arasındaki yapılan radyolojik ölçümlerde HVA, minimal invaziv perkütan osteotomi yapılan grupta
anlamlı derece düşük olarak ölçüldü(p=0.009). Minimal invaziv perkütan osteotomi uygulanan hastalarda metatars
pronasyonu anlamlı derecede azalmış olduğu görüldü(p<0.001). Minimal invaziv perkütan osteotomi uygulanan
hastalarda sasamoid subluksasyonunun azalmış olduğu görüldü. Fakat bu fark anlamlı değildi. Minimal invaziv
perkütan osteotomi ve açık osteotomi tekniklerini uygulanan hastalar arasında İMA, DMAA ve metatars
uzunlukları arasında anlamlı farklılık saptanmadı. Fakat minimal invaziv perkütan osteotomi tekniklerinde
preoperatif ve postoperatif grafiler karşılaştırıldığında, HVA(p=0.035) ve İMA(p<0.001) değerlerindeki düzeltme
anlamlı derecede daha fazlaydı. Açık osteotomi tekniklerinin uygulandığı grupta nüks oranları anlamlı derecede
daha fazlaydı(p=0.005). Her iki grupta fonksiyonel sonuçların karşılaştırılmasında anlamlı fark saptanmadı.
Sonuç: Bu çalışma, açık osteotomi ve minimal invaziv perkütan osteotomi tekniklerinin fonksiyonel ve
radyolojik sonuçlarını değerlendirmiştir. Minimal invaziv perkütan osteotomi uygulanan hastalarda halluks valgus
deformitesinin tüm düzlemlerde etkin bir şekilde düzeltilebildiğini, bununda nüks oranlarını etkilediğini
düşünmekteyiz. Ayrıca minimal invaziv perkütan osteotomi tekniğinin fonksiyonel sonuçlarının, geleneksel açık
osteotomi teknikleriyle kıyaslanabilir güvenilirlikte olduğunu düşünmekteyiz
Purpose: A comparison of functional and radiological outcomes between percutaneous and open osteotomy techniques in hallux valgus surgery is planned. Results: Of the patients included in the study, 18 (20.5%) were male and 70 (79.5%) were female. Hallux valgus correction surgery was performed on 35 (39.8%) patients on the right foot, 46 (52.3%) on the left foot, and 7 (7.9%) bilaterally. Radiological measurements taken between the 12th and 24th months showed that the hallux valgus angle (HVA) was significantly lower in the percutaneous osteotomy group (p=0.009). In the percutaneous osteotomy group, metatarsal pronation was also significantly lower (p<0.001). No significant differences were found between the percutaneous and open osteotomy techniques in terms of the intermetatarsal angle (IMA), distal metatarsal articular angle (DMAA), and metatarsal lengths. However, when comparing preoperative and postoperative radiographs, the improvements in HVA (p=0.035) and IMA (p<0.001) were significantly greater in the percutaneous osteotomy group. The recurrence rates were significantly higher in the group that underwent open osteotomy techniques (p=0.005). There was no significant difference in functional outcomes between the two groups. Conclusion: This study evaluated the functional and radiological outcomes of open osteotomy and percutaneous osteotomy techniques. We believe that in patients who underwent percutaneous osteotomy, hallux valgus deformity can be effectively corrected in all planes, which in turn affects recurrence rates. Additionally, we consider that, in terms of functional outcomes, percutaneous osteotomy techniques have comparable reliability to traditional open osteotomy techniques.
Purpose: A comparison of functional and radiological outcomes between percutaneous and open osteotomy techniques in hallux valgus surgery is planned. Results: Of the patients included in the study, 18 (20.5%) were male and 70 (79.5%) were female. Hallux valgus correction surgery was performed on 35 (39.8%) patients on the right foot, 46 (52.3%) on the left foot, and 7 (7.9%) bilaterally. Radiological measurements taken between the 12th and 24th months showed that the hallux valgus angle (HVA) was significantly lower in the percutaneous osteotomy group (p=0.009). In the percutaneous osteotomy group, metatarsal pronation was also significantly lower (p<0.001). No significant differences were found between the percutaneous and open osteotomy techniques in terms of the intermetatarsal angle (IMA), distal metatarsal articular angle (DMAA), and metatarsal lengths. However, when comparing preoperative and postoperative radiographs, the improvements in HVA (p=0.035) and IMA (p<0.001) were significantly greater in the percutaneous osteotomy group. The recurrence rates were significantly higher in the group that underwent open osteotomy techniques (p=0.005). There was no significant difference in functional outcomes between the two groups. Conclusion: This study evaluated the functional and radiological outcomes of open osteotomy and percutaneous osteotomy techniques. We believe that in patients who underwent percutaneous osteotomy, hallux valgus deformity can be effectively corrected in all planes, which in turn affects recurrence rates. Additionally, we consider that, in terms of functional outcomes, percutaneous osteotomy techniques have comparable reliability to traditional open osteotomy techniques.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Halluks valgus, Hallux valgus, perkütan osteotomi, percutaneus osteotomy, açık osteotomi, open osteotomy, lapidus prosedürü, Lapidus procedures
Kaynak
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
Sayı
Künye
Yılmaz, C. (2024). Halluks valgus cerrahisinde perkütan ve açık osteotomi tekniklerinin fonksiyonel ve radyolojik sonuçlarının karşılaştırılması. (Yayınlanmamış tıpta uzmanlık tezi) Necmettin Erbakan Üniversitesi, Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı, Konya.