Karaciğer ile vena portae hepatis anatomisinin bilgisayarlı tomografi görüntüleri ile incelenmesi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2024

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Karaciğer hem endokrin hem ekzokrin bez niteliğinde olan vücudun merkezi metabolizma organı ve en büyük parankimal organdır. Karaciğerin fonksiyonları ve yapısal özelliklerinin doğru bilinmesi ve tanımlanması, girişimsel radyoloji ve cerrahideki birçok tanısal ve terapötik uygulamayı etkiler. Çalışmamızda karaciğer ile karaciğerin vasküler yapılarından biri olan vena portae hepatis'in anatomisinin bilgisayarlı tomografi görüntüleri üzerinden değerlendirilmesi amaçlandı. Çalışmada 996 hastanın sağlıklı karaciğerlerine ait bilgisayarlı tomografi görüntüleri incelenerek, vena portae hepatis ana dalının karaciğer hilumunda ramus dexter ve ramus sinister'e ayrılıp, ramus dexter'in daha sonra ramus anterior ve ramus posterior dallarını vermesi Tip I olarak kabul edilip diğer dallanma paternleri incelendi. 141 bilgisayarlı tomografi görüntüsü incelenerek, karaciğer alt ve üst sınırı ile vena portae hepatis'in karaciğere girişinin vertebra seviyeleri, karaciğerin maksimum mediolateral, anteroposterior ve kraniokaudal uzunlukları ölçüldü. Ayrıca hem hacim indeksi hem de otomatik segmentasyon yöntemi kullanılarak karaciğer hacim ölçümü yapıldı. Çalışmamızda tüm örneklem grubunda, her iki cinsiyette ve bütün yaş gruplarında en çok görülen Tip I vena portae hepatis'ti. Karaciğer üst sınırının vertebra seviyesi toplamda ve her iki cinsiyette en çok T10 seviyesinde görüldü. Cinsiyete göre karaciğer alt sınırı vertebra seviyesinin görülme sıklığı istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdi (p<0,05) Vena portae hepatis'in karaciğere girişinin vertebra seviyesi toplamda ve her iki cinsiyette en çok L1 seviyesindeydi. Karaciğer hacim değerleri cinsiyetler arasında ve yaş grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermedi. Karaciğerin maksimum anteroposterior uzunluğu cinsiyetler arasında anlamlı farklılık gösterdi (p<0,05). Morfometrik ölçüm değerleri vena portae hepatis tiplerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermedi. Elde ettiğimiz sonuçların günümüzde artış gösteren karaciğer transplantasyonu ve hepatobilier müdahalelerde, radyologlar ve cerrahların anatomi bilgisine katkı sağlayabileği, komplikasyonların azaltılmasında ve yapılan cerrahi müdahelenin başarısında etkili olabileceği düşüncesindeyiz.
The liver is the body's central metabolic organ and the largest parenchymal organ, both an endocrine and exocrine gland. Accurate knowledge and definition of the liver's functions and structural features affect many diagnostic and therapeutic applications in interventional radiology and surgery. Our study aimed to evaluate the anatomy of the liver and the vena portae hepatis, one of the vascular structures of the liver, through computed tomography images. In the study, computed tomography images of the healthy livers of 996 patients were examined, and the main branch of the vena portae hepatis was divided into the ramus dexter and ramus sinister at the liver hilum, and the ramus dexter then gave the ramus anterior and ramus posterior branches, which were accepted as Type I, and other branching patterns were examined. By examining 141 computerized tomography images, the lower and upper liver borders, the vertebral levels of the entrance of the vena portae hepatis to the liver, and the maximum mediolateral, anteroposterior and craniocaudal lengths of the liver were measured. In addition, liver volume measurements were made using both the volume index and automatic segmentation method. In our study, the most common type I vena portae hepatis in the entire sample group, in both genders and in all age groups. The vertebral level of the upper liver border was seen mostly at the T10 level in total and in both genders. The frequency of the lower liver border vertebral level showed a statistically significant difference according to gender (p<0.05). The vertebral level of the entrance of the vena portae hepatis to the liver was seen mostly at the L1 level in total and in both genders. Liver volume values did not show a statistically significant difference between genders and age groups. The maximum anteroposterior length of the liver showed a significant difference between genders (p<0.05). Morphometric measurement values did not show any statistically significant difference according to the types of vena portae hepatis. We believe that the results we obtained may contribute to the anatomical knowledge of radiologists and surgeons in liver transplantation and hepatobiliary interventions, which are increasing today, and may be effective in reducing complications and the success of the surgical intervention.

Açıklama

Doktora Tezi

Anahtar Kelimeler

Karaciğer, Karaciğer Hacmi, Varyasyon, Vena Portae Hepatis, Liver, Liver Volume, Variation

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Türkmen, B. (2024). Karaciğer ile vena portae hepatis anatomisinin bilgisayarlı tomografi görüntüleri ile incelenmesi. (Yayımlanmamış doktora tezi). Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Anatomi Anabilim Dalı, Konya.