Özel gereksinimli çocuğa sahip ebeveynlerin umutsuzluk, yalnızlık ve iyimserlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Özel gereksinimli bir çocuğa sahip olmak, aile bireylerinin psikolojik uyum süreçlerini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu süreçte ebeveynlerin yaşadığı umutsuzluk, yalnızlık ve iyimserlik düzeyleri hem kendi ruhsal sağlıklarını hem de çocuklarına sundukları bakım kalitesini doğrudan etkileyebilmektedir. Bu çalışma, özel gereksinimli çocuğa sahip ebeveynlerin umutsuzluk, yalnızlık ve iyimserlik düzeylerini incelemek ve çeşitli demografik değişkenlere göre bu değişkenlerin farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, nicel yöntemle ve ilişkisel tarama modeli çerçevesinde desenlenmiştir. Çalışmanın örneklemini, Konya Ankara, Aydın, Bilecik, Niğde ve Adana illerinde ikamet eden ve özel gereksinimli çocuğa sahip olan toplam 402 ebeveyn oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde Beck Umutsuzluk Ölçeği, Yalnızlık Ölçeği, İyimserlik Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon ve regresyon analizleri ile çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, özel gereksinimli çocuğa sahip ebeveynlerin umutsuzluk ve iyimserlik düzeylerinin cinsiyet değişkenine göre anlamlı şekilde farklılaştığı, bu farklılığın kadınlar lehine olduğu belirlenmiştir. Yalnızlık düzeylerinde ise cinsiyete bağlı anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Yaş değişkeni ile umutsuzluk, yalnızlık ve iyimserlik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Medeni durum değişkenine göre umutsuzluk, yalnızlık ve iyimserlik düzeyleri farklılık göstermediği belirlenmiştir. Umutsuzluk, yalnızlık ve iyimserlik düzeyleri çocuk sayısına göre anlamlı düzeyde farklılaşmazken, çalışma durumu değişkenine göre umutsuzluk ve iyimserlik düzeylerinde anlamlı farklar bulunmuş, farkın çalışmayan ebeveynler lehine olduğu ortaya çıkmıştır. Gelir durumu değişkenini, ebeveynlerin umutsuzluk, yalnızlık ve iyimserlik düzeyleri üzerinde anlamlı bir farklılık yaratmıştır. En yüksek gelir grubunda yer alan ebeveynlerin umutsuzluk düzeyleri diğer gruplara göre daha yüksek bulunurken, iyimserlik düzeylerinin de en yüksek olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, yalnızlık düzeylerinin en çok, düşük gelir grubunda yoğunlaştığı gözlemlenmiştir. Bu durum, ekonomik koşulların bireylerin psikolojik iyi oluşları üzerinde doğrudan ve çok yönlü etkiler yaratabileceğini düşündürmektedir. Korelasyon ve regresyon analizleri sonucunda, umutsuzluk ile yalnızlık arasında negatif yönlü orta düzeyde; umutsuzluk ile iyimserlik arasında ise pozitif yönlü yüksek düzeyde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Ayrıca, umutsuzluğun hem yalnızlık hem de iyimserlik düzeylerini anlamlı biçimde yordadığı ve sırasıyla xi varyansın %36 ve %53’ünü açıkladığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, iyimserlik ve yalnızlık arasında negatif yönlü, orta-yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu da saptanmıştır.
Having a child with special needs can significantly affect the psychological adjustment processes of family members. In this process, the levels of hopelessness, loneliness, and optimism experienced by parents can directly influence both their mental well-being and the quality of care they provide to their children. This study aimed to examine the levels of hopelessness, loneliness, and optimism in parents of children with special needs, and to determine whether these variables differ based on various demographic characteristics. The research was designed within the framework of the quantitative method and the relational survey model. The sample of the study consisted of 402 parents residing in the provinces of Konya, Ankara, Aydın, Bilecik, Niğde, and Adana who have children with special needs. The data were collected using the Beck Hopelessness Scale, the Loneliness Scale, the Optimism Scale, and a personal information form developed by the researcher. The data were analyzed using t-tests, one-way ANOVA, correlation, and regression analyses. The findings revealed that hopelessness and optimism levels significantly differed by gender, in favor of female participants. However, no significant gender differences were found in loneliness levels. No significant relationships were found between age and the variables of hopelessness, loneliness, or optimism. Marital status did not cause any significant differences in the main variables. While hopelessness, loneliness, and optimism did not differ significantly based on the number of children, significant differences were found in hopelessness and optimism based on employment status, in favor of unemployed parents. Income level significantly affected all three variables. Parents in the highest income group reported both higher levels of hopelessness and optimism, xiii while loneliness was more prevalent among those in the lowest income group. These results suggest that economic conditions may have direct and multifaceted effects on psychological well-being. Correlation and regression analyses showed a moderate negative relationship between hopelessness and loneliness, and a strong positive relationship between hopelessness and optimism. Furthermore, hopelessness was found to significantly predict both loneliness and optimism, explaining 36% and 53% of the variance, respectively. Additionally, a moderate-to-strong negative correlation was found between optimism and loneliness.












