1996-2001 yılları arasında fakültemize başvuran akut lösemili hastalarda prognostik faktörlerin ve tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi

dc.contributor.advisorEcirli, Şamil
dc.contributor.authorTek, Banu
dc.date.accessioned2020-11-10T06:46:45Z
dc.date.available2020-11-10T06:46:45Z
dc.date.issued2002en_US
dc.date.submitted2002
dc.departmentNEÜ, Meram Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, İç Hastalıkları Anabilim Dalıen_US
dc.description.abstractBu çalışmada 1996-2001 yılları arasında, akut lösemi tanısı almış, toplam 138 (62'si kadın, 76' sı erkek) hasta incelenmiştir. Ülkemizde yetişkinler arasında en sık AML görülmektedir. AML'li hastaların %51.5'i, ALL'lilerin %97'si adolesan grupta yer almaktadır. AML'de erkek/kadın oram eşit bulunurken, ALL'nin erkek hastalarda daha fazla görüldüğü tespit edilmiştir. Hastaların anamnezi değerlendirildiğinde halsizlik, enfeksiyon ve kanama hem AML hem de ALL'de karşılaşılan en sık şikâyetlerdir. Anemi her iki lösemik grupta da en sık görülen fizik muayene bulgusudur. AML'li hastalarda hepatomegali %32, lenfadenopati %55 oranında belirlenirken, ALL'lilerde hepatosplenomegali ve lenfadenopati %63 oranda tespit edilmiştir. AML'li grupta lökopeni %33, nötropeni %78 ve hiperlökositoz %10.7 oranında gözlenmiştir. ALL'li grupta ise lökopeni %43, nötropeni %83 ve hiperlökositoz %8.6 oranında bulunmuştur. AML grubunda yaşam süresi ile fizik muayenede kanama bulgularının olmaması, trombosit sayısı, albumin düzeyi, Auer cisimciği görülmemesi, monositoz olmaması, relaps sayısı ve remisyon süreleri arasında pozitif, periferik yayma blast sayısı ile yaşam süresi arasında negatif korelasyon gözlenmiştir. ALL'li hastalarda ise yaşam süresi ile anamnezde enfeksiyon olmaması ve remisyon süresinin uzunluğu anlamlı pozitif korelasyon gösterirken, yaşam süresiyle periferik yaymadaki blast sayısı, LDH, üre ve kreatinin yüksekliği arasında istatistiksel olarak anlamlı, zayıf negatif korelasyon bulunmuştur. AML'li hastaların tedavi protokolleriyle yaşam süreleri karşılaştırılmış, 7+3 tedavisi alanlar ve tedavi verilemeyenlerle karşılaştırıldığında, farklı protokoller uygulanan hastaların yaşam süresinde anlamlı fark gözlenmiştir. En uzun yaşam süresi 7+3+HDAC tedavisi alan gruba aittir. ALL'li hastaların tedavi protokolleriyle yaşam sürelerinin karşılaştırıldığında relaps tedavisini tamamlayan grubun en uzun yaşam süresine sahip olduğu görülmüştür.en_US
dc.description.abstractIn this study, totaly 138 patients with newly diagnosed acute leukemia, were assessed (76 males and 62 females) between 1996 and 2001. Compared to ALL, AML is most frequently diagnosed in our country among adults. 97% of ALL patients are adolescents, or else, 51.5% of AML patients are adolescents. While male/female ratio is found equal in AML, it was detected that ALL is higher male patients. When evaluated the history of the patients, weakness, infection and bleeding most common complaints detected in both AML and ALL. Anemia is also the most frequently seen physical finding in both groups with leukemia. Though the rate of hepatomegaly was 32% and lymphadenopathy was 55 % in AML patients, hepatomegaly and lymphadenopathy were detected in 63 percent of ALL patient. In AML group, the rate of leukopenia was 33 %, neutropenia 78 %, hyperleukocytosis 10.7 %. In ALL group,, the rate were: 43 % leukopenia, neutropenia 83 %, hyperleukocytosis 8.6%. In our AML group a positive correlation was determined between the life duration and platelet count, absence of bleeding finding at phisical examination, level of serum albumin, absences of Auer bodies and monocytosis, number of relapses and time to remission and a negative correlation was determined between the life duration and count of blast in peripheral smear. In ALL group, there is a positive correlation between the life duration and the length of remission duration and absence of infection story. However, a negative statistical correlation was significantly determined between the life duration and count of blast in peripheral smear, levels of LDH, urea and creatinine. In AML group, their treatment protocols and their life duration were compared, and a significant difference was observed in the life duration of the patients administered different protocols when compared the group directed 7+3 protocol with the untreatable group. The longest life duration belonged to the group taking 7+3+HDAC protocol. When compared the treatment protocols with life duration in ALL patients, it was observed that the group that completing their relapsing treatment has the longest life duration.en_US
dc.identifier.citationTek, B. (2002). 1996-2001 yılları arasında fakültemize başvuran akut lösemili hastalarda prognostik faktörlerin ve tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi. (Yayınlanmamış tıpta uzmanlık tezi) Necmettin Erbakan Üniversitesi, Meram Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri İç Hastalıklar Anabilim Dalı, Konya.en_US
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12452/5200
dc.language.isotren_US
dc.publisherNecmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesien_US
dc.relation.publicationcategoryTezen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.subjectakut lösemilien_US
dc.subjectacute leukemiaen_US
dc.subjectprognostiken_US
dc.subjectprognosticen_US
dc.title1996-2001 yılları arasında fakültemize başvuran akut lösemili hastalarda prognostik faktörlerin ve tedavi sonuçlarının değerlendirilmesien_US
dc.typeSpecialist Thesisen_US

Dosyalar

Lisans paketi
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Küçük Resim Yok
İsim:
license.txt
Boyut:
1.44 KB
Biçim:
Item-specific license agreed upon to submission
Açıklama: