Erken çocukluk döneminde dil ve konuşma bozukluğu olan çocuklarda görülen problem davranışlar ve bu problem davranışların işlevi

dc.authorid0009-0003-2195-6394
dc.contributor.advisorAtbaşı, Zehra
dc.contributor.authorAykul, Fatma Nur
dc.date.accessioned2026-09-22T11:21:24Z
dc.date.available2026-09-22T11:21:24Z
dc.date.issued2026
dc.date.submitted2026
dc.departmentNEÜ, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Özel Eğitim Anabilim Dalı
dc.descriptionYüksek Lisans Tezi
dc.description.abstractBu araştırmada, okul öncesi dönemde (3-6 yaş) dil ve konuşma bozukluğu (DKB) olan çocukların ev, okul ve klinik ortamlarında sergiledikleri problem davranışlar ile bu davranışların arkasındaki asıl nedenler; aile, öğretmen ve terapistlerin görüşleri alınarak incelenmiştir. Literatürde bu alandaki çalışmaların genellikle tek bir paydaşın görüşüyle sınırlı kaldığı görülmektedir; bu çalışma ise aile, öğretmen ve terapist perspektiflerini eş zamanlı olarak bir araya getirerek alandaki bu temel eksikliği kapatmayı hedeflemektedir. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yöntemiyle yürütülmüştür. Amaçlı örnekleme yoluyla ulaşılan ve 2025- 2026 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminde Ordu’nun Altınordu ilçesinde yaşayan/görev yapan 23 aile, 10 öğretmen ve 13 dil ve konuşma terapisti (DKT) olmak üzere toplam 46 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler, tematik analiz yaklaşımı ve Uygulamalı Davranış Analizi (UDA) ilkeleri çerçevesinde çözümlenmiştir. Analizler sonucunda veriler; (1) Problem Davranışlar, (2) Problem Davranışların İşlevleri ve (3) Demografik Değişkenlere Göre Farklılıklar olmak üzere üç ana tema ve bu temaları destekleyen 12 alt tema altında toplanmıştır. Katılımcıların aktarımlarına göre en yaygın problem davranış, ev ortamında öne çıkan öfke nöbetleridir; klinik ortamda ise yüksek bir oranla görevden kaçınma ve sorumluluk reddi eğilimleri baş göstermektedir. İşlevsel davranışsal değerlendirme verileri ise bu davranışların arkasında; sosyal ilgi/dikkat çekme, nesne ya da etkinliğe erişim, kaçma/kaçınma, duyusal uyarı edinme ve iletişim güçlüğüne dayalı belirsiz işlevler olduğunu ortaya koymuştur. Çocukların kelime üretememekten kaynaklanan çaresizlik anlarında; evde daha çok dikkat çekme ve nesneye ulaşma yollarını aradıkları, klinik ve okul gibi yapılandırılmış ortamlarda ise dilsel ağırlığı olan görevlerden kaçmaya çalıştıkları görülmektedir. Ayrıca, kendini ifade edememenin yarattığı hayal kırıklığı ve yanlış anlaşılma korkusu, tüm katılımcı grupları tarafından yüksek oranlarla iletişim güçlüğüne bağlı birincil geri çekilme nedeni olarak doğrulanmıştır. Araştırmada elde edilen bir diğer bulgu, problem davranışların yaşa bağlı olarak dinamik bir gelişimsel değişim sergilemesidir. Araştırma bulgularına göre çocuklar 3 yaşındayken en yalın ve bedensel haliyle "kendine zarar verme/başını vurma" davranışları gösterirken, 5-6 yaşa gelindiğinde bu durum sosyal izolasyona, regresif (gerileyici) bir sorumluluk reddine ve tepkisel alt ıslatmaya dönüşmektedir. Dil güçlüğü doğrudan doğruya kendini anlatamamaya bağlı yoğun fiziksel tepkileri beslemekte ve yaş ilerledikçe çocuğun öz saygısı üzerinde kronik bir baskı oluşturmaktadır. Diğer taraftan, yetişkinlerin kişisel profili de çocuğun davranışını yorumlama biçimini kökten değiştirmektedir. Aynı davranış düşük eğitimli ebeveynler tarafından "uygunsuz dikkat çekme davranışları", kıdemli öğretmenler tarafından "sınır ihlali", terapistler tarafından ise bilinçli bir "kaçış stratejisi" olarak okunmaktadır. Annelerin yaşadığı tükenmişlik hissi tutarsız sınırlar koymalarına yol açarken, kriz tırmanmasın diye taviz vermeleri davranışları pekiştirmektedir. Büyükanne ya da bakıcıların çatışmadan kaçınmak için başvurduğu tuvalet eğitimi almış çocuğa yeniden bez bağlama gibi kısa vadeli kolaylıklar ise çocuğun gelişimsel kazanımlarını geriye götürmektedir. Araştırma sonuçları, DKB olan çocuklardaki problem davranışların dil güçlüğünün tesadüfi bir sonucu olmadığını; çocuğun yaşına ve çevresindeki yetişkinlerin tutumlarına göre şekillenen ortama duyarlı birer strateji olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, geliştirilecek müdahalelerin sadece görünen davranışın biçimine değil, o davranışın yapıldığı ortama ve üstlendiği işleve odaklanan çok disiplinli bir yapıda tasarlanması gerekmektedir.
dc.description.abstractIn this study, the problem behaviors exhibited by preschool children (3-6 years of age) with speech and language disorders (SLD) in home, school, and clinical environments, as well as the underlying causes of these behaviors, were examined through the perspectives of parents, teachers, and therapists. While it is observed in the literature that studies in this field are generally limited to the perspective of a single stakeholder, this study aims to address this fundamental gap by simultaneously bringing together parent, teacher, and therapist perspectives. The research was conducted using a case study design, one of the qualitative research methods. Semi-structured interviews were conducted with a total of 46 participants—consisting of 23 parents, 10 teachers, and 13 speechlanguage pathologists (SLPs) living or working in the Altınordu district of Ordu during the second semester of the 2025-2026 academic year—who were reached through purposive sampling. The obtained data were analyzed within the framework of the thematic analysis approach and the principles of Applied Behavior Analysis (ABA). As a result of the analyses, the data were grouped under three main themes: (1) Problem Behaviors, (2) Functions of Problem Behaviors, and (3) Differences According to Demographic Variables, along with 12 sub-themes supporting these main themes. According to the participants' accounts, the most common problem behavior is temper tantrums, which are particularly prominent in the home environment; in the clinical environment, however, tendencies toward task avoidance and refusal of responsibility emerge at a high rate. Functional behavioral assessment data revealed that the underlying functions of these behaviors include social attention-seeking, access to a tangible item or activity, escape/avoidance, obtaining sensory stimulation, and ambiguous functions rooted in communication difficulties. It is observed that in moments of helplessness stemming from the inability to produce words, children primarily seek ways to gain attention and access items at home, whereas they attempt to escape verbally demanding tasks in structured environments such as clinics and schools. Furthermore, frustration and the fear of being misunderstood, caused by the inability to express oneself, were highly confirmed by all participant groups as the primary cause of withdrawal due to communication difficulties. Another finding obtained in the research is that problem behaviors exhibit a dynamic developmental change depending on age. According to the research findings, while children exhibit "self-injury/head banging" behaviors in their simplest and most physical form at age 3, this transforms into social isolation, regressive refusal of responsibility, and reactive bedwetting by ages 5-6. Language difficulties directly fuel intense physical reactions tied to the inability to express oneself, creating chronic pressure on the child's self-esteem as they grow older. On the other hand, the personal profiles of the adults fundamentally alter how they interpret the child's behavior. The same behavior is interpreted as "inappropriate attention-seeking behaviors" by parents with lower education levels, as a "boundary violation" by senior teachers, and as a conscious "escape strategy" by therapists. While the sense of burnout experienced by mothers leads them to set inconsistent boundaries, their compromises to prevent crises from escalating reinforce these behaviors. Short-term conveniences resorted to by grandmothers or caregivers to avoid conflict, such as putting diapers back on a toilet-trained child, cause regressions in the child's developmental gains. The research results indicate that problem behaviors in children with SLD are not an accidental consequence of language difficulty; rather, they are environment-sensitive strategies shaped by the child's age and the attitudes of the adults around them. Therefore, the interventions to be developed must be designed in a multidisciplinary structure that focuses not only on the observable form of the behavior but also on the environment in which it occurs and the function it serves.
dc.identifier.citationAykul, F. N. (2026). Erken çocukluk döneminde dil ve konuşma bozukluğu olan çocuklarda görülen problem davranışlar ve bu problem davranışların işlevi. (Yayımlanmamış yüksek lisans tezi). Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü Özel Eğitim Anabilim Dalı, Konya.
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12452/20417
dc.language.isotr
dc.publisherNecmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü
dc.relation.publicationcategoryTez
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectDil ve Konuşma Bozukluğu
dc.subjectDurum Çalışması
dc.subjectErken Çocukluk
dc.subjectİşlevsel Davranışsal Değerlendirme
dc.subjectProblem Davranışlar
dc.subjectSpeech and Language Disorders
dc.subjectCase Study
dc.subjectEarly Childhood
dc.subjectFunctional Behavioral Assessment
dc.subjectProblem Behaviors
dc.titleErken çocukluk döneminde dil ve konuşma bozukluğu olan çocuklarda görülen problem davranışlar ve bu problem davranışların işlevi
dc.title.alternativeProblem behaviors observed in children with speech and language disorders in early childhood and the functions of these behaviors
dc.typeMaster Thesis

Dosyalar

Orijinal paket
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Küçük Resim Yok
İsim:
FatmaNurAykul_YL_2026.pdf
Boyut:
2.03 MB
Biçim:
Adobe Portable Document Format
Açıklama:
Yüksek Lisans Tezi
Lisans paketi
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Küçük Resim Yok
İsim:
license.txt
Boyut:
1.17 KB
Biçim:
Item-specific license agreed upon to submission
Açıklama: