BİR ÜNİVERSİTE HASTANESİNE BAŞVURAN YETİŞKİNLERİN AKıLCı İLAÇ KULLANıMı FARKıNDALıĞı VE FARMAKOFOBİ DURUMLARıNıN DEĞERLENDİRİLMESİ
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Amaç: Akılcı ilaç kullanımı, ilaçların doğru endikasyonda, uygun doz, süre ve maliyetle güvenli biçimde kullanılmasını amaçlayan bir yaklaşımdır. Kronik hastalıkların artışıyla beraber sık karşılaştığımız polifarmasi kavramı bu süreci zorlaştırırken; bireysel ve kültürel inançlardan kaynaklanan farmakofobi ise tedaviye uyumu olumsuz etkileyebilmektedir. Bu çalışmada, yetişkin bireylerin akılcı ilaç kullanımı farkındalık düzeyleri, farmakofobi eğilimleri, polifarmasi durumları ve ilaç inançları değerlendirilerek, bu faktörlerin tedaviye uyum üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlandı. Gereç ve yöntem: Tanımlayıcı nitelikteki bu çalışmanın evrenini, Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi polikliniklerine başvuran 18 yaş ve üzerindeki 407 yetişkin oluşturdu. Literatür doğrultusunda oluşturulan anket formunda; sosyodemografik özellikleri, ilaç kullanım deneyimlerini ve farmakofobi durumlarını değerlendirmeye yönelik soruların olduğu bilgi formu, Morisky Tedavi Uyum Ölçeği (MTUÖ), Akılcı İlaç Kullanımı Farkındalık Ölçeği (AİKFÖ) ve İlaçlar Hakkında İnançlar Ölçeği (İHİÖ) yer aldı. Anket uygulamaları, 2023 yılı Şubat–Mart ayları arasında araştırmacı tarafından yüz yüze görüşme yöntemiyle gerçekleştirildi. Veriler Statistical Package for Social Sciences for Windows (SPSS) 22.0 programı kullanılarak analiz edildi; p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 400 bireyin yaş ortalaması 40,27±13,14 (min=19, maks=72) yıldı. Katılımcıların %60,3’ü (n=241) kadın, %68,3’ü (n=273) evli, %43,7’si (n=175) yükseköğretim eğitim düzeyine sahipti. Bireylerin %65’i (n=260) hekim önerisi olmadan, çoğunlukla ağrı kesici ilaçlar [%53,5 (n=214)] kullanmaktaydı. Katılımcıların %39,5’inde (n=158) kronik hastalık bulunmaktaydı. Polifarmasi oranı %15,2 (n=24) olup, polifarmasinin tedaviye uyum ile bireylerin ilaçlara yönelik inanç ve tutumları üzerinde anlamlı etkisi saptanmadı. Katılımcıların %50,7’si (n=203) son aldığı tedaviyi düzensiz kullandığını veya hiç kullanmadığını belirtti; bu durumun en sık nedeni “unutkanlık” [%24,5 (n=98)] olarak belirlendi. MTUÖ’ye göre bireylerin %44,7’sinin (n=179) tedaviye uyumunun orta düzeyde olduğu ve sosyodemografik değişkenlerle anlamlı bir ilişkisinin olmadığı saptandı (p>0,05). Katılımcıların AİKFÖ ortalama puanı 57,50±9,43 olup, farkındalık düzeyi ortalamanın üzerindeydi. Eğitim düzeyi yükseldikçe “doğru kullanım şekli farkındalığı” artmaktaydı (p<0,01). Sağlık çalışanlarında “doğru ilaç” ve “doğru kullanım şekli” farkındalığı yüksek iken; “doğru bilgilendirilme” farkındalığı düşüktü (sırasıyla p=0,046, p=0,015, p=0,012). Polifarmasi olanların AİKFÖ toplam puanı (41,52±5,92) polifarmasi olmayanların puanından (45,07±7,66) düşük bulundu (p=0,036). Katılımcıların %57,3’ü (n=229) “akılcı ilaç kullanımı” kavramını daha önce duymadığını belirtti. İHİÖ’ye göre “spesifik endişe” (13,14±3,81) ve “genel zarar” (10,84±3,38) inancı yüksek bulundu. Kronik hastalığı olan katılımcıların “spesifik-gereklilik” (15,49±4,09) ve “spesifik-endişe” (14,82±3,25) alt boyut puanları kronik hastalığı olmayanlardan (sırasıyla 11,43±4,23, 12,04±3,76) yüksek bulundu (p<0,001). AİKFÖ puanları ile ilaçlara ilişkin gereklilik, endişe, aşırı kullanım ve zarar inançları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulundu. Tedaviye uyumu düşük olan bireylerde “ilaçların aşırı kullanıldığı” inancının (11,33±3,33) daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,01). Sonuç: Araştırma, bireylerde akılcı ilaç kullanımı farkındalığının ortalamanın üzerinde olmasına rağmen bu farkındalığın ilaç kullanım davranışlarına tam yansımadığını göstermiştir. Reçetesiz ilaç kullanımının yaygınlığı ve tedaviye uyumun düşüklüğü, akılcı ilaç kullanımının davranışsal boyutunda eksiklikler bulunduğunu göstermektedir. Eğitim düzeyinin yükselmesi akılcı ilaç kullanımı farkındalığını olumlu yönde etkilerken; ilaçlara ilişkin olumsuz inançlar ve endişeler tedaviye uyumu olumsuz etkilemektedir. Akılcı ilaç kullanımının bilgi, tutum ve davranış boyutlarını kapsayacak şekilde güçlendirilmesi, toplum temelli eğitim ve farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır.












