Triküspit annüloplasti: Mitral kapak cerrahisinde göz ardı edilmemesi gereken bir adım mı?
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Amaç: Mitral kapak replasmanı (MVR) uygulanan hastalarda operasyon öncesi triküspit yetmezliği (TY) derecesi ile operasyon sonrası TY' nin seyri arasındaki ilişki değerlendirilmiş; aynı zamanda eş zamanlı triküspit kapak replasmanı (TRA) yapılmasının uzun dönem sonuçlara etkisi araştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği’nde 2016-2019 yılları arasında izole MVR yapılan ve MVR+TRA yapılan hastalar retrospektif olarak incelendi. Toplam 420 hastadan daha önce kardiyak cerrahi öyküsü olan, ek cerrahi prosedür uygulanan (koroner arter bypass greft (KABG), aort kapak cerrahisi, aort cerrahisi vs.), 18 yaşından küçük olan, gebe ve/veya emziren kadınlar, malignite tanısı olanlar, acil operasyona alınan hastalar, DeVega annüloplasti yapılan hastalar çalışma dışı bırakılarak 129 hasta retrospektif olarak incelendi. MVR yapılan hastalar eş zamanlı TRA yapılıp yapılmamasına göre iki gruba ayrılmıştır (Grup 1: İzole MVR, Grup 2: MVR + TRA). Hastaların demografik verileri, kardiyopulmoner bypass (KPB) ve kros klemp zamanı, hastaların operasyon öncesi ve beş yıl sonraki kontrol ekokardiyografik verileri karşılaştırılmıştır. Bulgular: Çalışmaya 129 hasta dahil edilmiş olup, olguların %55’i (n=71) sadece mitral kapak replasmanı (MVR), %45’i (n=58) ise MVR ile birlikte triküspit ring annüloplasti (TRA) uygulanan gruptan oluşmaktadır. Çalışmaya dahil edilen MVR ve MVR+TRA işlemi yapılan hastaların cinsiyet, preoperatif atriyal fibrilasyon (AF), postoperatif beşinci yılında AF varlığı, ek hastalık yönlerinden benzer oldukları saptandı (p>0,05). MVR+TRA yapılan hasta grubunun yaş ortalamasının izole MVR yapılan hastaların yaş ortalamasına göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek olduğu belirlendi (p=0,017). Hastalardan izole MVR yapılan grubun postoperatif beşinci yılında ölçülen sol ventrikül diyastol sonu uzunluğu (LVDD), sol ventrikül sistol sonu uzunluğu (LVSD), sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) ve sol atrium (LA) çap değerleri preop ölçülen değerlerine göre istatistiksel olarak anlamlı düşük saptandı (p<0,001, p=0,006, p<0,001, p=0,004). MVR ile eş zamanlı TRA yapılan hasta grubunda ise postoperatif beşinci yılında ölçülen LVSD, LA çap ve PAB değerleri preoperatif ölçülen değerlerine göre istatistiksel olarak anlamlı düşük saptandı (p=0,013, p=0,042, p<0,001). Postoperatif beşinci yılında ölçülen IVS kalınlığı ve pulmoner hız değerleri ise preoperatif dönemde ölçülen değerlere göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu (p=0,006, p=0,002). Sonuç: Triküspit kapak yetmezlik derecesi düşük ve orta olan hastalarda triküspit kapağa müdahale gerekliği olup olmadığı halen tartışmalıdır. Yapılan analizler sonucunda, izole MVR uygulanan hastalarda postoperatif dönemde triküspit yetmezliğinde anlamlı artış gözlenirken, eş zamanlı triküspit ring annüloplasti (TRA) yapılan hastalarda TY düzeylerinde belirgin azalma saptanmıştır. Ayrıca, MVR+TRA yapılan grupta izole MVR yapılan gruba göre LVEF değerinde anlamlı istatistiksel anlamlı düşüş saptanmaması TRA eklenmesinin uzun dönem kontraktilite fonksiyonlarında koruma sağlayabileceğini göstermektedir. Bu bulgular, özellikle hafif ve orta derecede triküspit yetmezliği bulunan hastalarda cerrahi karar sürecinde TRA’nın da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır
Objective: This study aimed to evaluate the relationship between preoperative tricuspid regurgitation (TR) severity and its postoperative progression in patients undergoing mitral valve replacement (MVR), and to investigate the long-term outcomes of concomitant tricuspid ring annuloplasty (TRA). Materials and Methods: This retrospective study included patients who underwent isolated MVR or MVR combined with TRA at the Department of Cardiovascular Surgery, Necmettin Erbakan University Meram Faculty of Medicine, between 2016 and 2019. Of the initial 420 patients, those with a history of prior cardiac surgery, additional procedures (e.g., CABG, aortic valve or aortic surgery), those under 18 years of age, pregnant or lactating women, patients with malignancy, emergency operations, or DeVega annuloplasty were excluded. A total of 129 patients were included and divided into two groups based on whether TRA was performed (Group 1: isolated MVR; Group 2: MVR + TRA). Demographic data, cardiopulmonary bypass (CPB) and cross-clamp times, and preoperative and postoperative (5-year follow-up) echocardiographic parameters were compared. Results: Of the 129 patients, 55% (n=71) underwent isolated MVR, and 45% (n=58) underwent MVR with concomitant TRA. Both groups were similar in terms of gender, preoperative and postoperative atrial fibrillation (AF), and comorbidities (p>0.05). The mean age of patients in the MVR+TRA group was significantly higher than in the isolated MVR group (p=0.017). At the 5-year postoperative follow-up in the isolated MVR group, left ventricular end-diastolic diameter (LVDD), end-systolic diameter (LVSD), left ventricular ejection fraction (LVEF), and left atrial (LA) diameter were significantly lower compared to preoperative values (p<0.001, p=0.006, p<0.001, p=0.004). In the MVR+TRA group, at the 5-year postoperative LVSD, LA diameter, and pulmonary artery pressure (PAP) were significantly decreased (p=0.013, p=0.042, p<0.001), while interventricular septal (IVS) thickness and pulmonary velocity increased significantly (p=0.006, p=0.002). Conclusion: The need for tricuspid valve intervention in patients with mild to moderate TR remains controversial. Our analysis revealed that postoperative TR progression was significantly higher in the isolated MVR group, whereas in the MVR+TRA group, TR severity significantly decreased. Additionally, the absence of a significant postoperative decline in LVEF in the MVR+TRA group suggests that concomitant TRA may help preserve long-term contractile function. These findings indicate that TRA should be considered in the surgical decision-making process for patients with mild to moderate TR.












