Necmettin Erbakan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@Erbakan, Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Avusturya'daki̇ Türk ai̇leleri̇ni̇n di̇n eği̇ti̇mi̇ terci̇hleri̇: okul dışı dini öğretim ihtiyacı
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Erkmen, Ahmed Hüdai; Okumuşlar, Muhiddin
Avusturya’daki Türk ailelerin çocuklarına devlet okullarında sunulan İslam dersi dışında ek dinî eğitim almalarının nedenlerini ve bu tercihlerin arkasındaki dinamikleri inceleyen bu çalışma, Avusturya’daki Müslüman topluluğun dinî eğitim ihtiyaçlarını anlamayı ve değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, Türk ailelerinin ek dinî eğitim tercihlerini etkileyen bireysel, kültürel, sosyal ve eğitim sistemine dair faktörleri ele alarak, bu tercihlerin toplumsal ve bireysel sonuçlarını ortaya koymayı hedeflemektedir. Çalışma, nitel araştırma yaklaşımıyla, yarı yapılandırılmış mülakatlar ve tematik analiz yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Viyana’da bulunan Türkiye Milli Eğitim müşavirliğine bağlı Türkiye Maarif Vakfı bünyesi altında Kubbe Eğitim Projesi’ndeki 10 öğrenci ebeveyninin katılımıyla yapılan mülakatlar, Türk ailelerin çocuklarına ek dinî eğitim almalarının sebeplerini, bu eğitimlerin çocuklar üzerindeki etkilerini ve aile içi iletişim ile kültürel beklentilerin rolünü araştırmaktadır. Araştırma, Avusturya’da dinî eğitim alanında politika geliştirme ve toplumsal anlayışın artırılması açısından önemli veriler sağlamayı ve Viyana’daki Müslüman Türk topluluğunun dinî değerlerinin ve normlarının zaman içindeki değişim sürecini anlamayı amaçlamaktadır. Araştırma bulguları, Türk ailelerin ek dinî eğitim tercihlerinin çok boyutlu nedenlere dayandığını ortaya koymaktadır. Katılımcı ailelerin çocuklarına din eğitimi vermeye yönelik motivasyonları arasında devlet okullarındaki İslam dersi içeriklerinin yetersiz bulunması, aile değerlerinin korunması, çocuğun kimlik gelişimine katkı sağlama arzusu ve toplumsal uyuma destek olma isteği ön plana çıkmaktadır. Ayrıca, camiler, Maarif kurumları, dijital platformlar ve sohbet halkaları gibi farklı kaynaklardan faydalanıldığı tespit edilmiştir. Ek dinî eğitimin, çocukların aile içi iletişimini güçlendirdiği, empati, hoşgörü ve toplumsal sorumluluk duygularını geliştirdiği, aile içindeki kültürel bağları kuvvetlendirdiği görülmüştür. Katılımcıların büyük çoğunluğu, yaygın din eğitimi kurumlarının çocuklarının dinî gelişimine önemli katkılar sunduğunu ve bu kurumlara yönelik yüksek beklentilere sahip olduklarını ifade etmiştir.
Kavram alanlarına göre Türkçede mi̇ktar bi̇ldi̇ren kalıplaşmış di̇l bi̇ri̇mleri
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Kocabaş, Sema Nur; Yıldız, Mustafa
Kalıplaşmış dil birimleri, toplumun ortak kullanımısayesinde kalıplaşarak yine toplumun ortak hafızasına yerleşen dilin unsurlarının birleşmesi durumudur. Bu birleşimler sonucu az sözle çok şey anlatabilme olanağı sağlanmış olur. Dilin ekonomik yönüne katkı sağlayan bu birimler, Türkçenin söz varlığında geniş yer tutmaktadır. Kavram alanı, dilin geçmişten bugüne kadar birikimlerini sözler üzerinden taşıyan sistematik zihin şemalarıdır. Çalışmanın dikkat çekici yönlerinden biri, Türkçede kalıplaşmış dil birimlerine yönelik sınıflandırmalarda yaşanan kuramsal ve uygulamalı kargaşaların mevcut verilerin doğru yorumlanmasını zorlaştırdığıdır. Alan yazınında tasnif farklılıkları olduğu gibi, TDK Güncel Türkçe Sözlük’te de kalıplaşmış dil birimlerinin sınıflandırmasında hatalar ve eksiklikler yer almaktadır. Bağlam örneklerinin yetersizliği, kavram alanlarının net olarak belirlenmesini güçleştirmekte, anlamın pratikteki kullanım bağlamıyla birlikte değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu durum, kalıplaşmış birimlerin dilin kültürel aktarımındaki rolü göz önünde bulundurulduğunda daha da kritik hâle gelmektedir. Öte yandan çalışma, yalnızca miktar bildiren kalıplaşmış birimlerin kavramsal dağılımını değil, aynı zamanda sözlükbilimsel yapıların yeniden ele alınmasına duyulan ihtiyacı da vurgulamaktadır. Bu bağlamda, dilin söz varlığına dair yapılan çalışmalarda kuramsal çerçevenin netleştirilmesi, sınıflandırma ölçütlerinin tutarlılıkla belirlenmesi ve bağlam içeren örneklerle desteklenmiş sözlük yapılarının oluşturulması önerilmektedir. Bu çalışma, Türkçede kalıplaşmış dil birimlerinin (deyim, atasözü, kalıp ifade, edat grubu ve ikilemeler) miktar bildirme işlevi üzerinden kavram alanlarına göre dağılımını incelemektedir. Kavramların dilin üretiminde oynadığı merkezî rol doğrultusunda TDK Türkçe Sözlük’ten deyim, atasözü, kalıp ifade, edat grubu ve ikilemeler taranmış; miktar bildiren toplam 3.409 birim tespit edilmiştir. Veriler, Türkçede en fazla miktar bildiren birimin deyimler olduğunu, bunların özellikle soyut/öznel değer ve duygu kavram alanlarında yoğunlaştığını ortaya koymuştur. Kalıp ifadelerde zaman ve insan kavramları öne çıkarken; edat gruplarında betimleme ihtiyacından doğan şekil ve insani kavramlar baskındır. Atasözleri ise sınırlı sayıda olsa da zaman ve denklik/üstünlük kavramlarıyla ilişkilidir. Çalışma genelinde, Türkçede anlatım gücünün kalıplaşmış dil birimleri aracılığıyla kavramsal zenginlik ve ifade çeşitliliğiyle sağlandığı sonucuna ulaşılmıştır.
Anonim şirketlerde ortaklık payının haczedilmesi ve paraya çevrilmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Ülken, Birsen; Bal, Nurullah
Alacaklılar, borçlularının rızası ile ödemediği alacaklarına kavuşabilmek için cebri icra yoluna başvurmaktadır. Bu çalışma ile alacaklıların, anonim şirketlerde ortaklık payı olan borçlularına karşı başvurabileceği ve alacaklarını tahsil edebilme şekli incelenmiştir. Anonim ortaklık payı, hem malvarlığı hem de şahsa bağlı haklar içeren karma nitelikte ortaklık paylarıdır. Bu nedenle payın haczi, sadece alacaklı-borçlu ilişkisini değil, aynı zamanda şirketin işleyişini de etkileyen hukuki sonuçlar doğurur. Tezde öncelikle pay kavramı ve türleri incelenmiş, ardından payın haczi süreci ve bu sürecin hukuki etkileri anlatılmıştır. Son olarak, haczedilen payın paraya çevrilmesi süreci, uygulamada karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileriyle birlikte değerlendirilmiştir.
Ünlü Türk yazarların çocuk edebiyatı alanında yazdığı öykülerin değerler eğitimi açısından incelenmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Eroğlu, Songül; Çınar, Derya
Değer insana özgü bir kavramdır. Değerler insanların bir arada yaşama eyleminin zorunlu sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Değerler insan ilişkilerini düzenleyip toplum içinde yaşamayı kolaylaştırır. Aynı zamanda toplumun benimsediği kuralların yeni kuşaklara aktarılmasını sağlarken, kişilerin değişen ve gelişen zamana ayak uydurmasına, yaşadığı çevreyi tanıyarak uyum sağlamasına yardımcı olur. Araştırmanın konusu ünlü Türk yazarlarının çocuk edebiyatı alanında yazdığı öykülerin değerler eğitimi açısından incelenmesidir. Araştırma Milli Eğitim Bakanlığı eğitim programlarında yer alan adalet, dostluk, dürüstlük, özdenetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik ve yardımseverlik değerlerinden oluşan 10 adet kök değer ele alınarak 8 ünlü yazarın 3’er öyküsünden oluşan toplamda 24 öykü nitel araştırma yöntemine uygun olan doküman analizi yöntemi ile detaylı olarak incelenmiştir. Nitel olarak elde edilen bulguların çözümlenmesinde ise betimsel analiz ve içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır. Ünlü Türk Yazarların çocuk edebiyatı alanında yazılmış öykülerinde hangi değerlerin işlendiği, seçilen öykülerinin değerler eğitimi açısından önemi konuları üzerinde durulmuş, öykülerin taşıdığı değerler ve değerler eğitimi açısından analizi yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda incelenen öykülerin kök değerleri taşıdığı görülmüş olup eserlerinin on kök değer bakımından içerikçe zengin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada en çok işlenen değerin sevgi değeri olduğu, en az işlenen değerin ise vatanseverlik değerleri olduğu tespit edilmiştir. Öykülerde en sık işlenen değerler; sevgi, sorumluluk, yardımseverlik, iken az bahsedilen değerler ise vatanseverlik, özdenetim, saygı ve sabırdır.. İncelenen kitapların tamamına bakıldığında on kök değer arasından hiç bahsedilmeyen değerin bulunmadığı görülmüş olup, ünlü Türk yazarların çocuklar için yazdığı öykü kitaplarının değerler eğitimi açısından faydalı olabileceği görülmüştür. İncelen öykü kitapları çocukların hayal dünyasına hitap ederken değer eğitimine katkı sağlayıcı niteliktedir. Bazı kitaplarda ise kültürümüzü yansıtan, yaşanmış gerçek olaylara yer verildiğinden bu kitaplardan faydalanmak çocuğun içinde bulunduğu topluma adaptasyonu sağlayarak değer eğitimine katkıda bulunacaktır.
İlkokullarda farklılaştırılmış öğretime ilişkin bir eylem araştırması
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Örtülü, Yasemin; Korkmaz, İsa
Araştırmanın amacı, farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının ilkokullarda Türkçe dersinde okuma anlama becerilerine nasıl yansıdığını belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nitel yöntem takip edilmiş ve desen olarak eylem araştırması deseni seçilmiştir. Eylem araştırmasına uygun olarak yapılan planda “içerik, süreç ve ürün” yönüyle farklılaştırma yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu bir özel ilkokulda öğrenim görmekte olan 11’i kız 9’u erkek toplam 20 üçüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Okuduğunu Anlama Beceri Testi, yarı yapılandırılmış görüşme formu, kişisel bilgi formu, günlükler, çalışma kağıtları aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan nitel veriler betimsel ve içerik analizi yöntemleriyle analiz edilirken nicel verilerin analizinde ise eşleştirilmiş örneklem t-testi kullanılmıştır. Bu araştırma, farklılaştırılmış öğretime dayalı etkinliklerin ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersinde okuduğunu anlama becerilerini anlamlı şekilde geliştirdiğini ortaya koymuştur. Uygulamalar, öğrencilerin yalnızca bilişsel değil; duyuşsal ve sosyal alanlarda da gelişim göstermelerine katkı sağlamıştır. Öğrenciler bağımsız çalışma alışkanlığı kazanmış, Türkçe dersine karşı olumlu tutum geliştirmiş ve öğrenmeyi eğlenceli, anlamlı bir deneyim olarak algılamışlardır. Yarı yapılandırılmış öğrenci görüşmeleri, eylem planlarının oluşturulmasında rehber rolü üstlenmiş; öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarına dayalı olarak esnek ve öğrenci merkezli öğretim süreçleri planlanmıştır. Frayer Diyagramı, Venn Şeması ve Hikâye Haritası gibi yöntemlerin kavramsal ve üst düzey düşünme becerilerini geliştirdiği belirlenmiştir. Uygulama sürecinde bazı öğrenciler zaman yönetimi ve yönergeleri takip etme gibi konularda zorluk yaşamış; buna yönelik yeniden yapılandırılmış eylem planları ile bu sorunların azaldığı gözlemlenmiştir. Araştırmada yaratıcı, oyun temelli ve iş birliğine dayalı etkinliklerin öğrencilerin ilgisini artırdığı, öğrenmeye katılımlarını ve motivasyonlarını olumlu etkilediği belirlenmiştir.




















