Necmettin Erbakan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Erbakan, Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Öğe
Algılanan Sosyal Medya Çevikliğinin Müşteri Davranışsal Katılımı Üzerindeki Etkisi: Kültürel Farklılıkların Düzenleyici Rolü
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Ahmed, Aziz Faisal Abdulaziz; Alagöz, Selda Başaran
Çalışma, algılanan sosyal medya çevikliğinin müşteri davranışsal katılımı üzerindeki etkisini incelemeyi ve kültürel farklılıkların bu ilişkideki düzenleyici rolünü analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda, müşteri davranışsal katılımı satın alma, tavsiye etme, etkileme (influence) ve geri bildirim olmak üzere dört boyutta ele alınmış; kültür ise Hofstede’in kültürel boyutları çerçevesinde değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında sekiz hipotez geliştirilmiş ve hipotezleri test etmek üzere Türk ve Yemenli katılımcılardan eşit sayıda olmak üzere toplam 400 kişilik kolayda örneklemden çevrimiçi anket aracılığıyla veri toplanmıştır. Algılanan sosyal medya çevikliğinin müşteri davranışsal katılımı üzerindeki doğrudan etkileri basit regresyon analiziyle, kültürün düzenleyici rolü ise Hayes’in Process Macro Model 1 yaklaşımıyla test edilmiştir. Bulgular, algılanan sosyal medya çevikliğinin müşteri davranışsal katılımının tüm boyutları üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca kültürün, sosyal medya çevikliği ile müşteri satın alımları arasındaki ilişkide negatif yönlü; müşteri tavsiyeleri arasındaki ilişkide ise pozitif yönlü düzenleyici etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Buna karşılık, kültürün müşteri etkileri ve müşteri geri bildirimleri üzerindeki düzenleyici rolü genel olarak anlamlı bulunmamıştır. Ancak kültürel boyutlar ayrı ayrı incelendiğinde, erillik/dişillik boyutunun müşteri geri bildirimleri üzerinde anlamlı bir moderatör etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, sosyal medya çevikliğinin uluslararası pazarlarda müşteri davranışlarını şekillendiren stratejik bir yetkinlik olduğunu ortaya koymaktadır.
Öğe
BÂBÜR İMPARATORLUĞU DEVLET TEŞKİLÂTI (1526-1858)
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Aydın, Tevfik; Kuşçu, Ayşe Dudu
Bâbür İmparatorluğu, 1526 yılında Zâh􀵴ruddîn Muhammed Bâbür tarafından Pan􀵴pat Savaşı’nın ardından kurulmuş ve yaklaşık üç asır boyunca H􀵴nt coğrafyasının en güçlü s􀵴yas􀵴 teşekküller􀵴nden b􀵴r􀵴 olarak varlığını sürdürmüştür. Türk devlet geleneğ􀵴n􀵴 İslam s􀵴yaset anlayışıyla b􀵴rleşt􀵴ren Bâbürlüler, 􀵴dar􀵴 teşk􀵴lâtlanma, askerî yapı, adalet s􀵴stem􀵴 ve mal􀵴 teşk􀵴lât alanlarında gel􀵴şt􀵴rd􀵴kler􀵴 kurumsal düzen sayes􀵴nde gen􀵴ş ve çok unsurlu b􀵴r coğrafyayı merkezî otor􀵴te altında yönetmey􀵴 başarmıştır. Bu çalışmanın temel amacı, Bâbür Devlet􀵴’n􀵴n teşk􀵴lât yapısını bütüncül b􀵴r yaklaşımla 􀵴nceleyerek Türk devlet geleneğ􀵴 􀵴çer􀵴s􀵴ndek􀵴 yer􀵴n􀵴 ortaya koymak ve devlet􀵴n 􀵴dar􀵴, askerî, hukuk􀵴 ve mal􀵴 kurumlarını tar􀵴hsel kaynaklar ışığında değerlend􀵴rmekt􀵴r. Bu tezde n􀵴tel araştırma yöntem􀵴 ve doküman anal􀵴z􀵴 tekn􀵴ğ􀵴 kullanılmıştır. Araştırma kapsamında klas􀵴k ve modern tar􀵴h yazımına a􀵴t b􀵴r􀵴nc􀵴l ve 􀵴k􀵴nc􀵴l kaynaklar 􀵴ncelenm􀵴ş, elde ed􀵴len ver􀵴ler karşılaştırmalı b􀵴r yaklaşımla anal􀵴z ed􀵴lm􀵴şt􀵴r. Çalışma dört temel bölümden oluşmaktadır. G􀵴r􀵴ş kısmında H􀵴nd􀵴stan’dak􀵴 Türk varlığının tar􀵴hsel arka planı ve bu alana 􀵴l􀵴şk􀵴n tar􀵴h yazımı değerlend􀵴r􀵴lm􀵴şt􀵴r. B􀵴r􀵴nc􀵴 bölümde devlet􀵴n merkez, saray ve taşra teşk􀵴lâtı 􀵴ncelenerek 􀵴dar􀵴 􀵴şley􀵴ş􀵴n temel unsurları anal􀵴z ed􀵴lm􀵴şt􀵴r. İk􀵴nc􀵴 bölümde 􀵴mparatorluğun s􀵴yas􀵴 gücünün temel dayanağını oluşturan askerî teşk􀵴lât, ordunun yapısı, savaş stratej􀵴ler􀵴 ve mansabdârlık s􀵴stem􀵴 çerçeves􀵴nde ele alınmıştır. Üçüncü bölümde Bâbürlü adalet mekan􀵴zması ve hukuk anlayışı değerlend􀵴r􀵴lm􀵴ş, son bölümde 􀵴se devlet􀵴n ekonom􀵴k yapısını meydana get􀵴ren mal􀵴ye teşk􀵴lâtı kapsamlı b􀵴ç􀵴mde 􀵴ncelenm􀵴şt􀵴r. Araştırma sonucunda Bâbürlü Devlet􀵴’n􀵴n teşk􀵴lât yapısının, Türk devlet teşk􀵴lât geleneğ􀵴n􀵴n temel esaslarıyla büyük ölçüde örtüştüğü tesp􀵴t ed􀵴lm􀵴şt􀵴r. Devlet yönet􀵴m􀵴, merkez ve taşra teşk􀵴lâtı, askerî organ􀵴zasyon, adalet s􀵴stem􀵴 ve mal􀵴 yapı bakımından Bâbürlü kurumlarının öncek􀵴 Türk-İslam devletler􀵴n􀵴n devamı n􀵴tel􀵴ğ􀵴nde olduğu görülmüştür. Ayrıca Batı l􀵴teratüründe yaygın b􀵴ç􀵴mde kullanılan “Mughal” kavramının, tar􀵴hsel süreç 􀵴çer􀵴s􀵴nde Türk k􀵴ml􀵴ğ􀵴 ve devlet geleneğ􀵴n􀵴 ger􀵴 planda bırakan b􀵴l􀵴nçl􀵴 b􀵴r algının ürünü olarak yaygınlaştırıldığı; bu kullanımın Bâbürlüler􀵴n Türk s􀵴yas􀵴 m􀵴rası 􀵴çer􀵴s􀵴ndek􀵴 yer􀵴n􀵴n gölgelenmes􀵴ne neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. N􀵴hayet􀵴nde bu çalışma, Bâbürlü Devlet􀵴’n􀵴n yalnızca H􀵴nt coğrafyasının s􀵴yas􀵴 tar􀵴h􀵴nde değ􀵴l, Türk devlet teşk􀵴lât geleneğ􀵴n􀵴n gel􀵴ş􀵴m ç􀵴zg􀵴s􀵴nde de öneml􀵴 b􀵴r yere sah􀵴p olduğunu ortaya koymaktadır. Elde ed􀵴len bulgular, 􀵴mparatorluğun Türk s􀵴yas􀵴 ve 􀵴darî m􀵴rasının ayrılmaz b􀵴r parçası olduğunu göstermekte; bu m􀵴rasın tar􀵴hsel gerçekl􀵴k temel􀵴nde yen􀵴den değerlend􀵴r􀵴lmes􀵴n􀵴n önem􀵴n􀵴 ortaya koymaktadır.
Öğe
SOĞUK STRESİNİN DEREOTU (Anethum Graveolens L.) mRNA TRANSKRİPTOMUNA ETKİSİNİN BELİRLENMESİ
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Safran, Secde Nur; Uncu, Ali Tevfik
Dereotu (Anethum graveolens L.), Apiaceae familyasına ait önemli bir aromatik ve tıbbi bitki olup; gıda, kozmetik ve farmakoloji alanlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Ekonomik ve farmakolojik açıdan önemli bir tür olmasına rağmen, dereotunun abiyotik stres koşullarına verdiği moleküler yanıtlar üzerine yapılan çalışmalar oldukça sınırlıdır. Özellikle soğuk stresine karşı gelişen fizyolojik ve genetik mekanizmaları yeterince araştırılmamış olup, dereotunda transkriptom düzeyinde gerçekleştirilen çalışmaların sayısı oldukça azdır. Bu nedenle, dereotu bitkisinde soğuk stresine bağlı transkriptomik değişimlerin belirlenmesi amacıyla mevcut araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda dereotu kısa okuma platformları kullanılarak sekanslanmış ve elde edilen transkriptom verileri biyoinformatik analizlerle değerlendirilmiştir. Deseq2 aracılığıyla diferansiyel ekspresyonu değişen genler tespit edilmiştir. Soğuk stres koşullarında farklı ifade edilen genlerin tanımlanması amacıyla BLAST analizleri uygulanmış, genlerin biyolojik süreçleri, moleküler fonksiyonları ve hücresel bileşenleri Gen Ontolojisi (GO) analizleri ile incelenmiştir. Ayrıca metabolik yollar ve stres yanıt mekanizmalarının belirlenmesi için KEGG yolak analizlerinden yararlanılmıştır. GMATA yazılımı kullanılarak transkriptom verilerinden basit tekrar dizileri (SSR) belirlenmiş ve SSR primer tasarımları gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçların, dereotunda soğuk strese karşı gelişen moleküler savunma mekanizmalarının anlaşılmasına, gelecekte abiyotik stres toleransına yönelik genetik, moleküler ve markör destekli ıslah çalışmalarına katkı sağlaması hedeflenmektedir.
Öğe
Zn-1Mg ALAŞIMLARININ Ag VE Gd MİKROALAŞIMLAMA İLE BİYOKOROZYON VE ANTİBAKTERİYEL ÖZELLİKLERİNİN KARŞILAŞTIRMALI İNCELENMESİ
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Aliyeva, Nigar; Candan, Şennur
Çinko (Zn), uygun bozunma hızı, biyouyumluluğu ve insan metabolizmasındaki temel rolü nedeniyle Mg ve Fe esaslı biyobozunur alaşımlara güçlü bir alternatif olarak öne çıkmaktadır. Bununla birlikte, saf Zn’nin düşük mekanik dayanımı ve sınırlı antibakteriyel etkinliği, biyomedikal uygulamalardaki kullanımını kısıtlamaktadır. Bu çalışmada, Zn-1Mg (%1 ağırlıkça) alaşımı, Ag veya Gd ile %0,3 (ağırlıkça) oranında mikroalaşımlandırılarak elde edilen alaşımların mikroyapı, sertlik, yapay vücut sıvısı (SBF) içerisindeki in vitro biyokorozyon dayanımı ve antibakteriyel özellikleri karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Malzeme karakterizasyonu, Optik Mikroskop (OM), Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) ve X-ışınları difraksiyonu (XRD) analizleriyle gerçekleştirilmiş, Vickers sertlik ölçümleri ise 100 g yük altında ve 15 saniye bekleme süresi kullanılarak yapılmıştır. Mikroyapı analizleri, her iki alaşımın da (Zn-1Mg-0,3Ag ve Zn-1Mg-0,3Gd) α-Zn matrisi ile Mg₂Zn₁₁ ve MgZn₂ ara fazlarından oluştuğunu göstermiştir. Ayrıca, Gd ilavesinin tane yapısını incelttiği ve oluşan ötektik fazlarda lamel aralıklarını azaltarak daha ince bir morfoloji oluşturduğu belirlenmiştir. Zn-1Mg alaşımına kıyasla (78 HV0,1) Ag ve Gd mikroalaşımlandırması sertlik değerlerini sırasıyla 84 ve 87 HV0,1 düzeyine yükseltmiştir. Elektrokimyasal testlerde, her iki alaşımın korozyon potansiyeli (Ekor) benzer bulunurken, korozyon akım yoğunluğu (Ikor) değerleri Zn-1Mg-0,3Ag ve Zn-1Mg-0,3Gd alaşımları için sırasıyla 14,40 ve 20,30 μA·cm⁻² olarak belirlenmiştir. Daldırma testleri, 60 günde Zn-1Mg-0,3Ag alaşımına kıyasla (0,068 mg/cm²), Zn-1Mg-0,3Gd alaşımının (0,082 mg/cm²) daha yüksek korozyon kaybına sahip olduğunu ortaya koymuştur. Antibakteriyel değerlendirmeler ise Gd içeren alaşımın, Escherichia coli (E. Coli) ve Staphylococcus aureus (S. aureus) bakterilerine karşı Ag içeren alaşımla benzer düzeyde etkinlik sergilediğini göstermiştir. Elde edilen bulgular, Gd içeren Zn-1Mg alaşımlarının biyobozunur ve antibakteriyel implant malzemeleri açısından Ag içeren alaşımlara alternatif, umut verici bir aday olabileceğini göstermektedir.
Öğe
AKILLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR DEPO UYGULAMALARI VE SONUÇLARI: ÇUMRA ŞEKER FABRİKASI ÖRNEĞİ
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Acar, Arife; Geçkil, Tahsin
Günümüzde sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve küreselleşme gibi kavramların işletmeler üzerindeki etkisinin artmasıyla birlikte, lojistik ve depo yönetimi uygulamaları büyük bir değişim yaşamaktadır. Akıllı depo sistemleri, özellikle Endüstri 4.0 teknolojileri tarafından geliştirilmiştir ve operasyonel verimlilik, maliyet avantajı, hız, doğruluk ve çevresel sürdürülebilirlik açısından işletmelere önemli katkılar sunmaktadır. Bu doğrultuda, araştırmada akıllı depo teknolojilerinin sürdürülebilirlik performansı üzerindeki etkileri çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlar çerçevesinde incelenmiştir. Araştırma nitel bir araştırma yöntemi kullanılarak yürütülmüştür. Veri toplama sürecinde yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinden yararlanılmış ve araştırma örneklemi olarak Çumra Şeker Fabrikası seçilmiştir. Araştırmanın bir parçası olarak lojistik ve depo yönetimi alanlarında çalışan kişilerle görüşmeler yapılmış ve içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilen veriler değerlendirilmiştir. Araştırma bulgularına göre akıllı depo sistemlerinin önemli oranda verimliliğe yol açtığı görülmüştür. Depolama süreçlerinde kullanılan gerçek zamanlı veri yönetimi, otomasyon teknolojileri, barkod sistemleri ve Depo Yönetim Sistemi (Warehouse Management System (WMS)) yazılımları; stok kontrol süreçlerinin etkinliğini artırmakta, sevkiyat operasyonlarını hızlandırmakta ve insan kaynaklı hata oranlarının azaltılmasına önemli katkılar sunmaktadır. Bu kapsamda akıllı depo sistemleri hem operasyonel verimliliğin artırılmasına hem de işletmelerin uzun vadeli rekabet avantajı elde ederek sürdürülebilir bir yönetim anlayışı geliştirmelerine katkı sağlamaktadır. Çalışmada çevresel sürdürülebilirlik boyutunda otomatik iklimlendirme sistemleri, atık ayrıştırma uygulamaları ve geri dönüşüm süreçlerinin olumlu etkileri tespit edilmiştir. Bununla birlikte karbon ayak izi ölçümü ve enerji tüketimi analizlerinin yeterli düzeyde yapılmaması önemli bir eksiklik olarak belirlenmiştir. Sosyal sürdürülebilirlik açısından ise iş güvenliği ve operasyonel güvenilirliğin arttığı, ancak nitelikli teknik personel eksikliğinin önemli bir sorun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak akıllı depo sistemlerinin yalnızca teknolojik bir dönüşüm değil; aynı zamanda sürdürülebilirlik, kurumsal verimlilik ve rekabet avantajı sağlayan stratejik bir yapı