Necmettin Erbakan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Erbakan, Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Öğe
Üniversite öğrencilerinde duygusal zekanın ruh sağlığına etkisinde bilişsel esneklik ve otantikliğin aracı rolü
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Dumyati, Hibetullah; Seki, Tolga
Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinde duygusal zekânın ruh sağlığı üzerindeki etkisinde bilişsel esneklik ve otantikliğin seri aracı rolünü incelemektir. Nicel araştırma yöntemine dayalı ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilen çalışmanın örneklemini, yaş ortalaması 21.86±2.89 olan 368 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Katılımcıların %84.8’i kadın, %15.2’si erkektir. Veriler, çevrimiçi veri toplama aracı ile toplanmış; araştırma sürecinde etik ilkelere ve gizlilik kurallarına uygun hareket edilmiştir. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgiler Formu, Duygusal Zekâ Ölçeği Kısa Formu, Otantiklik Ölçeği, Bilişsel Esneklik Ölçeği ve Pozitif Ruh Sağlığı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra Pearson korelasyon analizi ve SPSS PROCESS Makro 4.2 (Model 6) ile aracılık analizleri gerçekleştirilmiştir. Bootstrap yöntemiyle 5.000 örneklem ve %95 güven aralığı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin normal dağılım gösterdiği ve yeterli güvenirlikte olduğu bulunmuştur. Araştırmada duygusal zekâ, otantiklik, bilişsel esneklik ve ruh sağlığı arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişki elde edilmiştir. Araştırma bulguları, duygusal zekânın otantiklik üzerinde, otantikliğin bilişsel esneklik üzerinde ve bilişsel esnekliğin ruh sağlığı üzerinde pozitif yönde anlamlı etkilerinin olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, duygusal zekânın ruh sağlığı üzerindeki doğrudan etkisi anlamlı bulunmuş, bununla birlikte otantiklik ve bilişsel esnekliğin bu ilişkide anlamlı birer seri aracı rol oynadığı saptanmıştır. Elde edilen sonuçlar, üniversite öğrencilerinin ruh sağlığının geliştirilmesinde duygusal zekâ, otantiklik ve bilişsel esneklik gibi bireysel özelliklerin önemine dikkat çekmektedir.
Öğe
Fen eğitimine yönelik Türkiye'de gerçekleştirilen analoji konulu akademik çalışmalar: betimsel içerik analizi çalışması
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Bozkurt, Ümmügülsüm; Kara, Serpil
Bu araştırmada 2002-2024 yılları arasında fen alanında analoji ile ilgili ulusal düzeyde yapılan makale ve tezlerin çeşitli değişkenler açısından sistematik bir şekilde incelenmesi ve bu konuda genel bir görünüm sunulması amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kapsamında doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma dâhilindeki çalışmalara Ulusal Tez Merkezinden (YÖK Tez ), TR Dizin, Ekual, Google Akademik, Dergi Park ve Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM) gibi veri tabanlarında anahtar kelimeler ile taratılarak ulaşılmıştır. Taramalar fen bilimleri, fizik, kimya ve biyoloji eğitimi alanlarında yapılarak çalışmanın araştırma kapsamı genişletilmiştir. Bu amaç doğrultusunda 2002-2024 yılları arasında yayınlanan ve tam metnine ulaşım izni verilen 7 tanesi doktora, 53 tanesi yüksek lisans ve 47 tanesi de makale çalışması olmak üzere toplam 107 akademik çalışma araştırmaya dâhil edilmiştir. Araştırma verilerinin toplanması ve incelenmesinde uzman görüşlerinin de alınmasıyla beraber araştırmacının kendisi tarafından oluşturulan Akademik Çalışma İnceleme Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler alt araştırma soruları dâhilinde belirlenen tema ve kategoriler altında sınıflandırılarak derinlemesine incelenmiş ve betimsel içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonunda elde edilen bulgular frekans ve yüzde değerleriyle beraber tablolar ve şekiller aracılığıyla sunulmuştur. Yapılan araştırma sonucunda; ülkemizde analoji konulu çalışmaların en çok 2021 yılında yayınlandığı, çalışmaların daha çok yüksek lisans tezi olduğu, örneklem grubuna göre dağılımında öğrencilerin ön plana çıktığı, nitel yaklaşımların daha çok kullanıldığı, veri toplama araçları arasında başarı testi, doküman inceleme ve görüşme formlarının yaygın bir şekilde kullanıldığı, verilerin daha çok parametrik testler ve içerik analizi ile analiz edildiği tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmalarda en çok çalışılan konu, ders kitaplarının incelendiği “Tüm Ünite Konuları” ve sonrasında “Madde ve Değişim” olmuştur. Bununla beraber genel olarak çalışmalar fen bilimlerinde yoğunlaşırken fizik ve biyoloji alanlarında sınırlı sayıda çalışmaların bulunduğu tespit edilmiştir. Çalışmalarda daha çok bilişsel gelişime etkiyi incelemek amacıyla akademik başarıya sonrasında ise ders kitapları ve öğretim programlarındaki analoji yeterliliklerini belirlemeye yönelik yapılan ders kitaplarının incelenmesi amacına odaklanılmıştır. İncelenen çalışmaların çoğunluğunda analojinin akademik başarıyı artırdığı, konu ve kavramları anlamayı kolaylaştırdığı, bilgi kalıcılığını artırdığı, kavram yanılgılarının belirlenmesinde ve giderilmesinde olumlu etki oluşturduğu, duyuşsal açıdan derse yönelik olumlu tutum geliştirdiği, ders kitaplarındaki analojilerin nitelik ve sayı açısından yetersiz olduğu sonuçları ile öğretmen, öğretmen adayı ve öğrenciler tarafından belirtilen analojilerin derse ilgi ve katılımı artırdığı, somutlaştırma sağlayarak anlamayı kolaylaştırdığı, dersleri zevkli hale getirdiği görüşleri ön plana çıkmıştır. Çalışmalarda sonuçlara yönelik analojilerin “Farklı konu, alan, sınıf ve değişkenler üzerindeki etkisi araştırılmalı önerisi” ile “Öğretmenlere hizmet içi hizmet öncesi eğitimler verilerek derslerde analoji kullanımı artırılabilir” önerisi çalışmalarda ön plana çıkmıştır.
Öğe
5. sınıf ışığın dünyası ünitesinde kullanılan STEM temelli etkinliklerin akademik başarı ve fen öğrenmeye yönelik motivasyona etkisi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Çolak, Sümeyra; Genç, Hayriye Nevin
Bu araştırma, ortaokul 5. sınıf öğrencilerine yönelik “Işığın Dünyası” ünitesinde uygulanan STEM temelli etkinliklerin öğrencilerin akademik başarılarına ve fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden deneysel yaklaşım benimsenmiş olup, bu kapsamda yarı deneysel desen türlerinden “tek grup öntest-sontest” modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi tercih edilmiştir. Çalışma grubunu, 2023-2024 eğitim öğretim yılında İç Anadolu Bölgesi’nin büyük bir ilinin devlet okulunda öğrenim gören 33 beşinci sınıf kız öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama süreci toplamda dört hafta boyunca, haftada dört ders saati olmak üzere 16 ders saati süresince gerçekleştirilmiştir. STEM temelli etkinliklerle işlenen derslerde, “Işığın Dünyası” başlığı altında öğrencilerin akademik başarılarını ve fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarını artırmaya yönelik çeşitli etkinlikler uygulanmıştır. STEM temelli etkinlikleri, öğrencilerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik disiplinlerini entegre ederek öğrenmelerini sağlayan yaratıcı ve problem çözme odaklı bir yaklaşımla hazırlanmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak, “Işığın Yayılması Başarı Testi” ve “Fen Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeği” kullanılmıştır. Başarı testi, öğrencilerin ışığın yayılması konusunda akademik bilgi düzeylerini ölçmeyi hedeflerken; motivasyon ölçeği, fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarını değerlendirmek amacıyla uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 22 istatistik programı kullanılarak yapılmıştır. Bu kapsamda, verilerin normal dağılıma uygunluğu ve testler arasındaki farklılıklar istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, STEM temelli etkinliklerin öğrencilerin akademik başarılarını anlamlı derecede artırdığını ortaya koymuştur. Ancak, fen öğrenmeye yönelik motivasyonda istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Bu sonuç, STEM temelli etkinliklerin öğrencilerin akademik başarılarına olumlu katkı sağladığını ancak fen öğrenmeye yönelik motivasyon üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığını göstermektedir. Araştırmanın sonuçları, STEM temelli etkinliklerinin fen bilimleri dersinde etkili bir öğrenme süreci sunabileceğini göstermektedir. Bu bağlamda, STEM temelli etkinliklerin daha geniş kapsamlı bir şekilde eğitime entegre edilmesinin, öğrencilerin akademik başarılarının artırılmasına önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.
Öğe
Türk devlet okullarındaki Suriyeli ve Türk çocuklar arasında dayanışma oluşturmak konusunda öğretmen ve veli görüşleri
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Kharouf, Mohammed; Yılmaz, Tuba
Bu çalışma, kültürel çeşitliliğe sahip okul ortamlarında birlikteliği teşvik etmek için etkili stratejiler belirlemek ve okulların mülteci entegrasyonu ve çok kültürlü eğitim için dönüştürücü alanlar olarak Anlaşılmasına katkıda bulunmak amacıyla Türk öğretmenlerin ve Suriyeli ebeveynlerin Türk ve Suriyeli çocuklar arasında dayanışma ve olumlu gruplar arası ilişkiler konusundaki bakış açılarını araştırmıştır. Araştırmada nitel bir yaklaşım kullanılmış, Hatay'ın Reyhanlı ilçesindeki bir ortaokulda görev yapan dört Türk öğretmen ve sekiz Suriyeli veli ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Bulgular, Suriyeli mülteci öğrencilerin entegrasyonuna ilişkin hem ortak kaygılarını hem de farklı bakış açılarını ortaya koymuştur. Her iki grup da Türkçe dil yeterliliğinin, kültürel alışverişin ve kapsayıcı eğitim uygulamalarının önemini vurgularken, Suriyeli öğrencilerin kültürel kimliklerinden ödün vermeden akademik ve sosyal gelişimlerini destekleyen bir ortama duyulan ihtiyacın da altını çizmiştir. Çalışma, Türk öğretmenler ve Suriyeli ebeveynler arasındaki işbirliğinin, uyumlu ve empatik bir toplum inşa etmek ve tüm öğrenciler için eşit fırsatlar sağlamak için gerekli olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak araştırma, okulların kapsayıcı politikalar, kültürlerarası diyalog ve işbirliği çabaları yoluyla farklı öğrenci nüfusları arasında dayanışmayı teşvik etmedeki kritik rolünün altını çizmiştir.
Öğe
Öğrencilerin alan kavramına ilişkin temellendirilmiş zihinsel modellerinin belirlenmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Hoplar, Hatice; Yavuz, Ayşe
Bu araştırmanın amacı, öğrencilerin temellendirilmiş zihinsel modelleri (TZM) ile matematik öğrenme yaklaşımlarını belirlemek ve bu iki değişken arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak “Öğrenim Durumları Testi” ve “Matematik Öğrenme Yaklaşımları Ölçeği” kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, 8. sınıflarda öğrenim gören toplam 80 kız öğrenci oluşturmuştur. TZM belirleme sürecinde öğrencilerin verdikleri yanıtlar doğrultusunda bireysel cevap vektörleri oluşturulmuş, bu vektörlerden hareketle TZM yoğunluk matrisleri hesaplanmış ve matrislerdeki diyagonal elemanların durumuna göre öğrencilerin temellendirilmiş zihinsel model türleri sınıflandırılmıştır. Matematik öğrenme yaklaşımlarına ilişkin veriler ise ölçeğin alt boyutları (derinleme, stratejik, yüzeysel) dikkate alınarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları; öğrencilerin büyük çoğunluğunun alan kavramına ilişkin Tutarsız Karma Model düzeyinde zihinsel modellere sahip olduğunu, İlkel Model ve İlkel Baskın Modele sahip öğrenci olmadığını göstermiştir. Matematik öğrenme yaklaşımlarına bakıldığında öğrencilerin ağırlıklı olarak yüzeysel ve stratejik öğrenme eğilimi gösterdiği, derinlemesine öğrenme yaklaşımına sahip öğrenci oranının ise düşük olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin temellendirilmiş zihinsel model türleri ile matematik öğrenme yaklaşımları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Ancak bazı TZM türleri ile belirli öğrenme yaklaşımları arasında eğilimsel örüntüler gözlemlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, öğrencilerin alan kavramına ilişkin kavramsal anlayışlarında eksiklikler bulunduğunu ve öğretim süreçlerinde daha kavramsal ve yapılandırmacı yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymuştur. Bu doğrultuda yalnızca alan kavramı için değil, farklı kavramlar için de benzer öğrenim durumları testleri geliştirilerek uygulamaların yaygınlaştırılması önerilmektedir.