Necmettin Erbakan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@Erbakan, Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Türki̇ye'de görsel sanatlar eği̇ti̇mi̇ alanında sanat eleşti̇ri̇si̇ni̇ konu alan tezleri̇n i̇ncelenmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Sönmez, Gevher; Genç, Mehmet Ali
Sanat eleştirisi, sanat eserlerinin anlamını, bağlamını ve estetik değerini değerlendiren önemli bir disiplindir. Sanat eğitimi bağlamında eleştiri, öğrencilerin sanatı daha bilinçli bir şekilde anlamalarına, yorumlamalarına ve değerlendirmelerine katkı sağlamaktadır. Bu bağlamda, sanat eleştirisinin görsel sanatlar eğitimindeki yerini ve önemini belirlemek amacıyla yapılan akademik çalışmalar, alanın gelişimi açısından büyük bir öneme sahiptir. Bu araştırma, Türkiye’de görsel sanatlar eğitimi alanında sanat eleştirisi konusunu ele alan lisansüstü tezleri incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, sanat eleştirisinin eğitim bağlamında nasıl ele alındığı, hangi yöntem ve yaklaşımların benimsendiği, hangi konulara odaklanıldığı ve alandaki genel eğilimlerin neler olduğu analiz edilmiştir. Tarama modeliyle gerçekleştirilen araştırmada, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Tez Merkezi’nden elde edilen veriler doğrultusunda belirlenen tezler içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Elde edilen bulgular, sanat eleştirisi ile ilgili yapılan akademik çalışmaların genellikle kuramsal çerçeve, öğretim programları, uygulamalı sanat eğitimi ve öğrenci kazanımları gibi konulara odaklandığını göstermektedir. Bununla birlikte, sanat eleştirisi konusunda yapılan tezlerde kuramsal modellerin ele alınış biçimi, sanat eleştirisinin eğitim programlarına entegrasyonu ve öğretim süreçlerindeki etkileri gibi hususlarda farklı yaklaşımlar tespit edilmiştir. Araştırma bulgularına dayalı olarak, sanat eleştirisinin eğitim süreçlerindeki etkisini artırmaya yönelik çeşitli öneriler sunulmuştur. Türkiye’deki sanat eğitimi literatürüne katkı sağlaması beklenen bu çalışmada, görsel sanatlar eğitimi bağlamında sanat eleştirisinin akademik düzeyde ele alınış biçimi değerlendirilmektedir. Çalışmanın, sanat eleştirisinin eğitime entegrasyonunun geliştirilmesi ve sanat eğitiminde eleştirel düşünme becerilerinin daha etkin kullanılması için gelecekte yapılacak araştırmalara ışık tutması beklenmektedir.
Fen Bili̇mleri̇ öğretmen adaylarının okul dışı öğrenmeye i̇li̇şki̇n algılarının i̇ncelenmesi̇: bi̇r metafor çalışması
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Gören, Rabia; Aslan, Oktay
Bu çalışmasının amacı, fen bilimleri öğretmen adaylarının okul dışı öğrenmeye ilişkin metaforik algılarını incelemektir. Çalışma, nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji (olgubilim) desenine göre yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt (kriter) örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Çalışmaya İç Anadolu bölgesinde bulunan bir devlet üniversitesinde farklı sınıf düzeylerinde öğrenim görmekte olan 165 fen bilimleri öğretmen adayı katılmıştır. Araştırmada öğretmen adaylarından okul dışı öğrenmeye ilişkin algılarının tespit edilebilmesi için belirlenen ifadelere odaklı sekiz sorudan oluşan iki aşamalı metafor formu ile veriler toplanmıştır. Bu form “Okul dışı öğrenme ortamlarında fen bilimleri ders planı hazırlamak, bürokratik izinler almak, disiplin sağlamak gibi ifadelerin ve üretilecek metaforların gerekçelerini de içerecek şekilde sunulan sekiz sorudan oluşturulmuştur. Elde edilen verilerin analizi için içerik analizi kullanılmıştır. Analizin ilk aşamasında tüm veriler incelenmiş ve araştırmada elde edilen 1288 metafordan 443 tanesi amaca uygun olmadığı gerekçesi ile çalışma kapsamı dışında tutularak değerlendirmeye alınmamıştır ve 845 metafor ile çalışmaya devam edilmiştir. Her kavram için oluşturulan metaforlar ayrı ayrı incelenerek olumlu ve olumsuz metaforların oluşturulduğu tespit edilerek gerekçeleri ile birlikte bulgular kısmına eklenmiştir. Kategoriler belirlenirken uzman görüşü ile düzeltmeler yapılmıştır. Yapılan düzeltmeler sonucunda geçerli olan metaforlar her bir ifade için açılan başlık altında önce frekans (f) ve yüzdeleri (%) tablo şeklinde sunularak benzer metaforların ilişkili olma sebepleri ile farklı kategoriler altında toplanmıştır. Her ifade için oluşturulan metaforlar ayrı ayrı incelenerek olumlu ve olumsuz metaforların oluşturulduğu tespit edilerek gerekçeleri ile birlikte bulgular oluşturulmuştur. Öğretmen adaylarının okul dışı öğrenmeye ilişkin algılarını çok sayıda metafor ile yansıttıkları ve farklı ifadelere farklı sayılarda cevaplar oluşturulduğu görülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre, deneyim eksikliğinden kaynaklanan sebeplerle öğretmen adaylarının bazı ifadeler hakkında tam bilgi sahibi olmadığı görüşmüştür. Sonuç olarak öğretmen adaylarının okul dışı öğrenme ortamlarının genel özellikleri hakkında bilgi sahibi oldukları ve bu ortamlara karşı çoğunun olumlu algılarının olduğu gözlenerek okul dışı öğrenme ortamlarına fen eğitiminde ve fen araştırmalarında daha fazla yer alması gerektiği bir kez daha ortaya konulmuştur. Çalışma sadece fen bilimleri öğretmen adayları ile gerçekleştirilmiş olup bundan sonra yapılacak çalışmalarda başka branşlara da yer verilmesi, öğretmen adaylarının okul dışı öğrenme ortamları dersini almadan önce ve aldıktan sonraki algı düzeyleri ve deneysel bir çalışma yapılarak nicel verilerden de elde edilen verilerin çalışma sonucuna etkisinin incelenmesi önerilmektedir.
Magnezyum zk60 matris tib2-WS2 hibrit takviyeli kompozit malzemelerin üretimi ve mekanik özelliklerinin incelenmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2025) Taşcı, Harun; Gökmeşe, Hakan; Taşcı, Ufuk
Magnezyum alaşımları, yüksek işlenebilirlik, düşük yoğunlukları ve yüksek özgül mukavemetleri gibi öne çıkan avantajları sayesinde elektronik, otomotiv ve havacılık endüstrilerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu avantajlarından ötürü bu malzemelerin endüstriyel uygulamalarda tercih edilmesinin başlıca sebepleri olarak gösterilmektedir. Otomotive ve havacılık gibi önemli uygulama bulan sektörler de sırasıyla yakıt tasarrufu, çevresel ve ekonomik sürdürülebilirlik bakımından önem arz etmektedir. Dolayısıyla belirtilen uygulama alanları kapsamında yakıt verimliliğinin artırılması ve aynı zamanda birçok malzemeye kıyasla mekanik özellikleri de değerlendirildiğinde hafif malzemelerin seçilmesi önemli olmaktadır. Malzeme üretim süreçlerinde hafiflik değerlendirildiğinde magnezyum, düşük yoğunluğu bakımından tercih edilen kıymetli bir metal olması aynı zamanda bu özellikleri ile de taşımacılık sektöründe önemli bir rol üstlenmektedir. Belirtilen bu bilgiler kapsamında saf halinde magnezyum, birçok saf metalde olduğu gibi istenilen mekanik özelliklerin elde edilmesinde yetersiz kalabilmektedir. Bu nedenle, mekanik özelliklerin iyileştirilmesi amacıyla çeşitli üretim yöntemleri ve alaşımlama teknikleri kullanılmaktadır. Bu bağlamda farklı sekteröl uygulamalar kapsamında, malzeme mikroyapı ve aranılan mekanik özellikler kapsamında çeşitli magnezyum alaşımları kullanımı dikkat çekmektedir. Bu çalışmada ise toz metalurjisi yöntemi kullanılarak ZK60 magnezyum alaşım matrisli TiB2/WS2 takviyeli kompozit ve hibrit kompozit malzemeleri üretilmiştir. Kompozit ve hibrit kompozit deney numunelerinin üretim süreçlerinde sıcak presleme yöntemi kullanılmıştır. Kompozit hibrit malzemelerinde sırasıyla yoğunluk ölçüm işlemleri, mikro sertlik ölçümleri ve mikroyapısal karakterizasyon değerlendirmeleri kapsamında ise SEM ve EDS incelemeleri yapılmıştır. ZK60 magnezyum alaşım matrisli TiB2/WS2 takviyeli kompozit ve hibrit kompozit malzemeleri için ağırlıkça ZK60+%5TiB2 e en yüksek yoğunluk değeri olarak %97,5 elde edilirken, sertlik değeri olarak en yüksek sertlik sonucu ise ZK60+%5TiB2+%2WS2 numunesinde 109.8 HV olarak ölçülmüştür.
Yeşil sentez çinko oksit nanopartiküllerin bazı oral patojenler üzerine etkilerinin değerlendirilmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2025) Sevinç Şaşmaz, Canan; Torlak, Emrah
Ağız mikrobiyomunda yaygın olarak bulunan biyofilm oluşturma yeteneğine sahip patojenler diş ve diş eti problemlerinin başlıca nedenleri arasındadır. Bu nedenle antibiyofilm nitelikte antimikrobiyal ajanlar ağız ve diş sağlığının iyileştirilmesinde fayda sağlama potansiyeline sahiptir. Alternatif antimikrobiyal ajanlar arasında yeşil sentez ile elde edilen nanopartiküller (NP) çevre dostu ve biyouyumlu olmaları ile dikkat çekmektedir. Bu çalışmada Peganum harmala tohum ekstraktı kullanılarak yeşil sentez yöntemiyle elde edilen çinko oksit NP (Y-ZnO NP)’lerin karakterizasyon sonuçlarının ve biyolojik aktivitelerinin kimyasal sentez ZnO NP (K-ZnO NP)’ler ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. Ayrıca, ZnO NP’lerin sentez yöntemi, boyutları ve şekillerinin biyolojik aktiviteleri üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Karakterizasyon amacıyla ZnO NP’lerin morfolojik, yapısal, boyut ve yüzey özellikleri ultraviyole görünür bölge spektroskopisi (UV-VIS), Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi (FTIR), X-ışını difraksiyonu (XRD), geçirimli elektron mikroskobu (TEM), alan emisyonlu taramalı elektron mikroskobu (FE-SEM), enerji dağılımlı X-ışını spektroskopisi (EDX) ve zeta potansiyel analizleri ile incelenmiştir. ZnO NP’lerin antibakteriyel etkileri agar difüzyon, broth mikrodilüsyon ve çoğalma eğrisi analizleriyle, antibiyofilm etkileri ise kristal viyole boyama ve ekstraselüler polimerik madde (EPS) üretimi analizleri ile üç oral patojen bakteri türü (Staphylococcus aureus, Enterococcus faecalis ve Streptococcus mutans) üzerinde değerlendirilmiştir. ZnO NP’lerin bakterilerin hücresel solunumuna etkileri 2,3,5-trifeniltetrazolyum klorür (TTC) indirgenmesi, membran geçirgenliğine etkileri ise β-galaktosidaz salınımı ile değerlendirilmiştir. Hücrelerdeki süperoksit anyon düzeyleri Nitroblue tetrazolyum (NBT) indirgenmesi yöntemi ile ölçülmüştür. ZnO NP’lere maruziyetin bakteri hücrelerinde neden olduğu morfolojik değişimler ise FE-SEM ile görüntülenmiştir. Karakterizasyon sonuçları her iki yöntemle sentezlenen ZnO NP’lerin kristal yapıda ve küresel morfolojiye sahip olduğunu göstermiştir. Y-ZnO NP’lerin partikül boyutlarının 5-65 nm aralığında, K-ZnO NP’lerin partikül boyutlarının ise 25-50 nm aralığında olduğu gözlenmiştir. Y-ZnO NP’lerin minimum inhibisyon konsantrasyonu (MİK) değerleri S. aureus ve E. faecalis için 62,5 µg/mL, S. mutans için 31,25 µg/mL olarak, K-ZnO NP’lerin MİK değerleri ise sırasıyla 250 µg/mL, 500 µg/mL ve 125 µg/mL olarak belirlenmiştir. Agar difüzyon yöntemi ile maksimum inhibisyon zonu Y-ZnO NP uygulamasıyla S. mutans’a karşı ölçülmüştür. Y-ZnO NP’ler 500 µg/mL konsantrasyonda S. aureus, E. faecalis ve S. mutans’ın biyofilm üretimini sırasıyla %82, %71 ve %93 oranında inhibe etmiştir. Aynı konsantrasyonda K-ZnO NP’ler ile elde edilen inhibisyon oranları ise sırasıyla %49, %41 ve %59’dur. Bu sonuçlar ile uyumlu olarak Y-ZnO NP’lerin biyofilm oluşumuyla doğrudan ilişkili olan EPS üretimini daha yüksek oranda inhibe ettiği tespit edilmiştir. Ayrıca, Y-ZnO NP’lerin bakteriyel solunumu K-ZnO NP’lere kıyasla daha yüksek düzeyde baskıladığı, hücre membran geçirgenliğini ve süperoksit anyon üretimini daha yüksek düzeyde artırdığı gözlenmiştir. FE-SEM analizleri, ZnO NP’lerin bakteri hücre morfolojisi üzerinde belirgin yapısal değişimlere yol açtığını göstermiştir. Y-ZnO NP’ler, K-ZnO NP’lere kıyasla hücre yüzeyine daha güçlü biçimde adsorbe olmuş, hücre etrafında yoğun partikül birikimleri oluşturmuştur. Elde edilen sonuçlar ZnO NP’lerin biyolojik aktivitelerinin yeşil sentez ile arttırılabileceğini ve yeşil sentez ZnO NP’lerin biyofilm oluşturma yeteneğine sahip patojenler ile mücadele için kullanım potansiyeline sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
Özel eğitime devam eden otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilerin kendini yönetme ve karar vermede resim kartları ve senaryo temelli oyunlar kullanmanın etkililiğinin belirlenmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Kılıç, Mehmet Salih; Arslantaş, Süleyman
Bu araştırma, özel eğitime devam eden otizm spektrum bozukluğu (OSB) tanılı öğrencilerin kendini yönetme ve karar verme becerilerini geliştirmede resim kartları ve senaryo temelli oyunların etkililiğini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. OSB tanılı öğrenciler sosyal iletişim, problem çözme ve günlük yaşam becerilerinde çeşitli zorluklar yaşayabilmektedir. Bu zorluklar bağımsız yaşam becerilerinin kazanımını ve sürdürülmesini güçleştirebilmektedir. Bu nedenle, resimli kartlarla zenginleştirilen oyun temelli yaklaşımların öğrencilerin bağımsızlaşma sürecini ve sosyal uyumunu destekleyecek güçlü bir müdahale aracı olduğu düşünülmektedir. Araştırmada tek denekli araştırma desenlerinden denekler arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Uygulama Konya ilinde bir özel eğitim sınıfına devam eden ve yaşları 13–14 arasında değişen üç OSB tanılı öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Öğretim oturumlarında resim kartları ve senaryo temelli oyunlar kullanılarak kendini yönetme ve karar verme becerileri sistematik şekilde öğretilmiştir. Senaryolar öğrencilerin günlük rutinleriyle ilişkilendirilmiş ve somutlaştırılmıştır. Süreç, yönerge verme, görsel ipucu sağlama, model olma ve pekiştirme gibi öğretim ilkeleriyle desteklenmiştir. Nicel veriler, Kendini Yönetme Becerisi Ölçüm Aracı ve Karar Verme Becerisi Ölçüm Aracı kullanılarak başlama düzeyi, öğretim süreci, izleme ve genelleme evrelerinde toplanmıştır. Kendini Yönetme Becerisi Ölçüm Aracı, 0, 1 ve 2 düzeylerinden oluşan dereceli puanlama anahtarıyla puanlanmış; hedef davranışlarda %70 ve üzeri başarı ölçütü esas alınmıştır. Karar Verme Becerisi Ölçüm Aracı’nda da performans puan aralığında değerlendirilmiştir. Tüm oturumlar video kayıt cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Nicel veriler grafiksel analiz yöntemiyle değerlendirilmiş, performanstaki değişimler görsel olarak incelenmiştir. Nitel boyutta ise uygulamanın sosyal geçerliğini belirlemek amacıyla Sosyal Geçerlilik Formu aracılığıyla veli görüşmeleri yapılmış, veriler betimsel analizle çözümlenmiştir. Böylece uygulamanın sosyal geçerliği ile velilerin sürece ilişkin gözlemleri ortaya konmuştur. Bulgular resim kartları ve senaryo temelli oyunların OSB tanılı öğrencilerin kendini yönetme ve karar verme becerilerini geliştirmede etkili olduğunu göstermiştir. Katılımcıların öz bakım, problem çözme ve bağımsız hareket etme davranışlarında belirgin gelişmeler gözlenmiştir. Kazanımların izleme evrelerinde sürdürülebildiği ve farklı ortamlara genellenebildiği belirlenmiştir. Veli görüşmeleri de bu bulguları desteklemiştir. Veliler, görsel ve oyun temelli etkinliklerin çocukların motivasyonunu artırdığını ve öğrenmeyi daha anlaşılır hale getirdiğini belirtmişlerdir. Ayrıca becerilerin günlük yaşama aktarımının kolaylaştığını ifade etmişlerdir. Sosyal geçerlik kapsamında veliler, uygulamayı ev ortamına uyarlayabildiklerini ve resimli kartların hatırlatıcı bir işlev gördüğünü vurgulamıştır. Bu çalışma, resimli kartların ve oyun temelli yaklaşımların OSB tanılı öğrencilerin günlük yaşam becerilerini desteklemede uygulanabilir bir seçenek olduğunu göstermektedir. Çalışma, uzmanlara ve ailelere yönelik kanıta dayalı uygulama önerileri sunmaktadır.




















