Yazar "Akyürek, Nesibe" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 11 / 11
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Ailevi Testotoksikoz: Olgu Sunumu(2014) Akyürek, Nesibe; Atabek, Mehmet Emre; Eklioğlu Selver, BerayAilevi Testotoksikoz LH reseptöründe aktive edici mutasyon nedeniyle testislerin otoaktivasyon kazanması sonucu or- taya çıkan gonodotropin bağımlı olmayan yalancı erken puberte nedenidir. 2 yaş 3 aylık erkek hasta, kliniğimize genital bölgede kıllanma şikayetiyle başvurdu. Babada ve babanın erkek kuzenlerinde erken puberte öyküsü mevcuttu. Cilt ve sistem muayeneleri normal olan hastanın testis hacimleri bilateral 4 ml, gerilmiş penis boyu 4.5 cm, pubik kıllanması Tan- ner evre 2di. Testosteron seviyeleri pubertal düzeyde olmasına rağmen bazal ve uyarılmış LH seviyeleri prepubertaldi. Hasta aile öyküsü ile birlikte değerlendirildiğinde klinik ve biyokimyasal olarak ailevi testotoksikoz tanısı aldı. Olgu nadir görülmesi nedeni ile sunuldu.Öğe Ambulatory Blood Pressure and Subclinical Cardiovascular Disease in Patients with Congenital Adrenal Hyperplasia: A Preliminary Report(2015) Akyürek, Nesibe; Atabek, Mehmet Emre; Eklioğlu, Beray Selver; Alp, HayrullahObjective: There is an increased risk of cardiovascular morbidity in children and adolescents with classical congenital adrenal hyperplasia (CAH), presumably associated with obesity, hypertension, impaired glucose tolerance and dyslipidemia. This study was designed to evaluate the metabolic and cardiovascular profile of a group of children with classical CAH from the perspective of cardiovascular risk.Methods: Twenty-five CAH patients and 25 healthy controls were included in the study. Metabolic and anthropometric parameters were investigated and compared in these two groups. Results: Subjects in the CAH group were shorter than the controls (p0.001) and had higher body mass index values (p0.033). Diastolic blood pressure (DBP) (p0.027) and carotid intima-media thickness (CIMT) values (p0.006) were also higher in the patient group. In 24% (n6) of CAH patients, 24-h ambulatory BP monitoring showed arterial hypertension. CIMT was significantly higher in the hypertensive patients than in those with no hypertension (p0.013). Twenty percent (n5) of CAH patients had nocturnal hypertension. CIMT was significantly greater in the nocturnal hypertensive group (p0.02). Mean systolic BP (SBP) and DBP dipping were significantly different in the CAH patients (p>0.001). CIMT correlated negatively with DBP dipping (r-0632, p0.037) in these patients.Conclusion: These results provide additional evidence for the presence of subclinical cardiovascular disease in classical CAH patients and its relationship with hypertensionÖğe Assessment of Cardiovascular Parameters in Obese Children and Adolescents with Non-Alcoholic Fatty Liver Disease(2015) Eklioğlu, Beray Selver; Atabek, Mehmet Emre; Akyürek, Nesibe; Alp, HayrullahObjective: The aim of this study was to evaluate the periaortic fat thickness (PAFT) using conventional echocardiography in obese children and adolescents with non-alcoholic fatty liver disease (NAFLD).Methods: Two hundred and ninety-seven obese children and adolescents were included in the study. Anthropometric measurements were made in all subjects, and fasting venous blood samples were taken for determination of glucose, insulin, total cholesterol, low-density lipoprotein (LDL) cholesterol, high-density lipoprotein (HDL) cholesterol, triglycerides, alanine aminotransferase (ALT) and aspartate aminotransferase (AST) levels. Ultrasonography of the liver was used for assessment of NAFLD and the subjects were grouped as NAFLD and non-NAFLD. Echocardiography was performed in all subjects.Results: PAFT was higher in patients with NAFLD compared with the nonNAFLD group. In patients with NAFLD, PAFT was positively correlated with waist circumference and with total cholesterol levels. In multiple regression analysis, waist circumference (?0.28, p>0.001) was found to be the best predictor of PAFT.Conclusion: Conventional echocardiography may be used to determine increased PAFT at an early stage in obese children and adolescents with NAFLD for careful monitoring of cardiovascular riskÖğe Endokrinoloji Polikliniğine Puberte Bulguları ile Başvuran Olguların Etiyolojik Dağılımı ve Klinik Özellikleri(2016) Selver Eklioğlu, Beray; Atabek, Mehmet Emre; Akyürek, Nesibe; Sarıkaya, EmreAmaç: Çalışmamızda ergenlik bulgularının başlaması şikayeti ile başvuran kız hastaların etiyolojik nedenlere göre değerlendirilmesi ve bulguların literatür eşliğinde tartışılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çocuk Endokrinolojisi polikliniğine başvuran 96 kız hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların antropometrik ölçümleri, puberte durumları değerlendirildi. Erken puberte şüphesi olan hastaların değerlendirilmesinde Folikül stimüle edici hormon (FSH), Lüteinize edici hormon (LH), estradiol (E2), dehidroepiandrosteron sülfat (DHEA-SO4), 17 hidroksiprogesteron (17OHP) değerleri, luteinize edici hormon releasing hormon (LHRH) uyarı testi sonuçları kullanıldı. Yapılan kemik yaşı değerlendirilmesi, pelvik ultrasonografi sonuçları kaydedildi.Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 8.38 1.72 yıldı. Hastaların % 14.6'sında (n14) prematüre telarş,% 4.2'sinde (n4) prematüre pubarş, %3.1'inde (n3) prematüre menarş, %8.3'ünde (n8) erken puberte tespit edildi. Normalin varyantı pubertal gelişim hastaların %21.9'unu (n21) oluşturmaktaydı. Başvuran olguların %46.9'u (n45) normal pubertal gelişime,% 22.9'u (n22) sekiz yaşın üzerinde pubertal gelişimde hızlanmaya sahipti. %21.9 (n21) hastada pubertal gelişim atipik başlangıçlıydı.Sonuç: Günümüzde puberte bulgularının başlama yaşının düşmesiyle endokrinoloji kliniklerine başvuru artmıştır. Başvuruların çoğunu ise normal puberte varyantları oluşturmaktadır. Bu çalışma ile hastaların tanı aşamasında iyi değerlendirilmesini vurgulamak istedik.Öğe Evaluation of Periaortic Adiposity and Metabolic Disorders in Obese Children(2016) Eklioğlu, Beray Selver; Atabek, Mehmet Emre; Akyürek, Nesibe; Alp, HayrullahObjective: To evaluate the relationship between periaortic fat thickness (PAFT) and parameters involved in the development of metabolic complications of the cardiovascular system in obese children and to assess the usefulness of echocardiographic measurements of PAFT in correlation with cardiovascular risk factors.Methods: The study was conducted with 263 obese and 100 healthy children and adolescents. PAFT was measured with echocardiography method which was recently performed in obese children and adolescents.Results: PAFT was significantly higher in the obese group (0.258±0.031 mm) than in the control group (0.137±0.032 mm) (p>0.001). In multivariable regression analysis, body mass index-standard deviation score and total body fat were predictors of PAFT. The area under the receiver operating characteristic curve was 0.989 and was quite significant at p>0.001. PAFT above 0.179 mm was determined as the cut-off value in obese children and adolescents (sensitivity1, specificity0.97). Conclusion: The measurement of PAFT in obese children and adolescents may be a good method to reveal the presence of early cardiovascular risk.Öğe Gyrate Atrofiye Bağlı Gelişen Retina Dekolmanı(2015) Ayar, Orhan; Akyürek, Nesibe; Akdemir, Mehmet Orçun; Yazgan, SerpilBu olguda daha önce Gyrate atrofi tanısı almış 7 yaşında bir çocuk hastada gelişen total retina dekolmanı sunulmuştur. Herhangi bir travma öyküsü olmayan hasta sağ gözde görme kaybı ile kliniğe başvurdu. Yapılan muayenesinde sağ gözde retina dekolmanı tespit edildi. Sağ göze retina dekolman cerrahisi uygulandı. Sonrasında retinal delik nedeni ile tekrar dekole olan hastada ışık görme hissi kaybolduğu için tekrar cerrahi düşünülmedi.Öğe Hiperkalseminin eşlik ettiği cilt altı yağ nekrozu(2014) Akyürek, Nesibe; Atabek, Mehmet Emre; Eklioğlu, Beray Selver; Arı Yuca, SevilCilt altı yağ nekrozu nadir görülen; gövdede, kollarda, bacaklarda ve yanaklarda ağrılı, eritematöz plak ya da nodüller şeklinde ortaya çıkan yağ dokusunun inflamatuvar iyi huylu hastalığıdır. Cilt altı yağ nekrozu olan yenidoğanlarda sıklıkla asfiktik doğum, mekon- yum aspirasyonu, hipoksi, hipotermi, lokal travma öyküsü mevcuttur. Kendi kendini sınırlayan bir hastalık olmakla beraber ağır hiperkalsemi, hiperlipidemi, geçici trombositopeni gibi komplikasyonlara yol açabilir. Özellikle yaygın cilt tutulumu olan hastalarda hiperkalsemi hayatı tehdit eden bir komplikasyondur. Hiperkalsemiye maruziyet süresi uzarsa metastatik kalsifikasyonlar, nefrokal- sinosis ve böbrek yetmezliği, kalp problemleri ortaya çıkabilir. Bu yazıda bebeklik döneminde hiperkalsemin eşlik ettiği cilt altı yağ nekrozu vakası sunulmuştur.Öğe Possible Associations of Acut Hepatitis B With New-Onset Type 1 Diabetes: A Case Report(2015) Akyürek, Nesibe; Atabek, Mehmet Emre; Eklioğlu, Beray SelverTip 1 diyabet gelişiminde esas faktör pankreasın beta hücrelerinin genetik ve çevresel nedenlerle tahribatıdır. Virüslerin tip 1 diyabetin tetiklenmesinde rol oynadığı bilinmektedir. Hepatit B virusu otoimmünite ile ilişkilidir. Bu yazıda Hepatit B virusünün tetiklediği tip 1 diyabet'li bir vaka sunulmuştur.Öğe Prediabetes and Cardiovascular Parameters in Obese Children and Adolescents(2016) Eklioğlu, Beray Selver; Atabek, Mehmet Emre; Akyürek, Nesibe; Alp, HayrullahObjective: In this study, our aim was to determine cardiovascular risk and cardiac function in prediabetic obese children and adolescents. Methods: The study was conducted on 198 obese children and adolescents 6-18 years of age. Anthropometric measurements, blood pressure measurements, oral glucose tolerance test, lipid profile, and HbA1c levels of patients were assessed. Prediabetes was defined according to American Diabetes Association criteria. Left ventricular mass index (LVMi), carotid intima-media thickness (c-IMT), and tissue Doppler measurements records were used.Results: LVMi was found to be significantly higher in the prediabetes group (p0.03). There were no statistically significant differences in right ventricular tissue Doppler measurements between the prediabetic and non-prediabetic groups. Left ventricular tissue Doppler measurements were significantly higher in the prediabetes group: LVEEM (left ventricular E/e ratio) (p0.04); LVEM (left ventricular myocardial velocity cm/s) (p0.035). LVMi was found to positively correlate with triglyceride level, diastolic blood pressure, waist circumference, body weight standard deviation score and to negatively correlate with high-density lipoprotein cholesterol (p0.043, r0.15; p0.039, r0.15; p0.025, r0.17; p0.009, r0.19; p0.038, r-0.15, respectively). LVEM was correlated with glucose (p0.046, r0.15) and LVEEM was correlated with systolic blood pressure (p0.035, r0.15). In linear regression analysis for clinical cardiovascular risk factors, fasting glucose level was the best predictor of LVEM.Conclusion: In this study, deterioration of cardiac function in prediabetic obese children and adolescents was shown. We recommend determining cardiovascular risk and cardiac dysfunction at early stages in prediabetic obese children and adolescents.Öğe Tip 1 Diabetes Mellituslu Hastaların Uzun Dönem İzlemi: Tek Merkez Deneyimi(2015) Akyürek, Nesibe; Atabek, Mehmet Emre; Eklioğlu, Beray SelverAmaç: Tip 1 diyabetes mellitus (DM) çocukluk yaş grubunda sık görülen, pankreasın beta hücrelerinin tahrip olması sonucu gelişen insülopeni ve hiperglisemi ile karakterize kronik metabolik bir hastalıktır. Çalışmada, Tip 1 DMli hastaların klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi ve bulguların literatür eşliğinde tartışılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışma 2010-2013 Ocak tarihleri arasında Pediatrik Endokrinoloji Kliniğinde takip edilen, Tip 1 DMli 162 hastanın değerlendirildiği tanımlayıcı kesitsel bir araştırmadır. Bulgular: Çalışmamıza 162 hasta dahil edildi (Yaş ortalaması 12.3 4.2 yıl). Olguların ortalama diyabet süresi 3.92.3 yıl, son 1 yıldaki ortalama Hba1c değerleri%9.74 2.5di. Tip 1 DMye ek olarak olguların % 6.7sinde (n11) çölyak hasta- lığı , %18.52inde (n30) de otoimmüntiroid hastalığı mevcuttu. Olguların %9.2sinde (n15) hipertansiyon, %7. 4ünde (n12) dislipidemi saptandı. Mikrovasküler komplikasyon olarak % 6.1inde (n10) 24 saatlik idrarda mikroalbüminüri, %15.4ünde (n25) EMGde sinir ileti hızında yavaşlama tespit edildi. Sonuç: Tip 1 DMli hastaların izleminde eşlik edebilecek otoimmün hastaların tespiti ve diyabete bağlı gelişebilecek komplikasyonların erken dönemde saptanması ve koruyucu önlemlerin alınması hastaların hayat kalitesinin arttırılması açısından önemlidir.Öğe Turner Syndrome and Associated Problems in Turkish Children: A Multicenter Study(2015) Yeşilkaya, Ediz; Bereket, Abdullah; Darendeliler, Fatma Feyza; Baş, Firdevs; Poyrazoğlu, Şükran; Küçükemre Aydın, Banu; Darcan, Şükran; Dündar, Bumin Nuri; Büyükinan, Muammer; Kara, Cengiz; Sarı, Erkan; Adal, Servet Erdal; Akıncı, Ayşehan; Atabek, Mehmet Emre; Demirel, Fatma; Çelik, Nurullah; Özkan, Behzat; Orbak, Zerrin; Ersoy, Betül; Doğan, Murat; Ataş, Ali; Turan, Serap; Gökşen Şimşek, Ruhsar Damla; Tarım, Ömer Faruk; Yüksel, Bilgin; Ercan, Oya; Hatun, Şükrü; Şimşek, Enver; Ökten, Ayşenur; Abacı, Ayhan; Döneray, Hakan; Özbek, Mehmet Nuri; Keskin, Mehmet; Önal, Hasan; Akyürek, Nesibe; Bulan, Kezban; Tepe, Derya; Emeksiz, Hamdi Cihan; Demir, Korcan; Kızılay, Deniz; Topaloğlu, Ali Kemal; Eren, Erdal; Özen, Samim; Abalı, Saygın; Akın, Leyla; Selver Eklioğlu, Beray; Kaba, Sultan; Anık, Ahmet; Baş, Serpil; Ünüvar, Tolga; Sağlam, Halil; Bolu, Semih; Özgen, İlker Tolga; Doğan, Durmuş; Çakır, Esra Deniz; Şen, Yaşar; Andıran, Nesibe; Çizmecioğlu, Filiz Mine; Evliyaoğlu, Saadet Olcay; Karagüzel, Gülay; Pirgon, Mustafa Özgür; Çatlı, Gönül; Can, Hatice Dilek; Gürbüz, Fatih; Binay, Çiğdem; Baş, Veysel Nijat; Fidancı, Muzaffer Kürşat; Polat, Adem; Gül, Davut; Açıkel, Cengizhan; Demirbilek, Hüseyin; Cinaz, Peyami; Bondy, CarolynObjective: Turner syndrome (TS) is a chromosomal disorder caused by complete or partial X chromosome monosomy that manifests various clinical features depending on the karyotype and on the genetic background of affected girls. This study aimed to systematically investigate the key clinical features of TS in relationship to karyotype in a large pediatric Turkish patient population.Methods: Our retrospective study included 842 karyotype-proven TS patients aged 0-18 years who were evaluated in 35 different centers in Turkey in the years 2013-2014.Results: The most common karyotype was 45,X (50.7%), followed by 45,X/46,XX (10.8%), 46,X,i(Xq) (10.1%) and 45,X/46,X,i(Xq) (9.5%). Mean age at diagnosis was 10.2±4.4 years. The most common presenting complaints were short stature and delayed puberty. Among patients diagnosed before age one year, the ratio of karyotype 45,X was significantly higher than that of other karyotype groups. Cardiac defects (bicuspid aortic valve, coarctation of the aorta and aortic stenosis) were the most common congenital anomalies, occurring in 25% of the TS cases. This was followed by urinary system anomalies (horseshoe kidney, double collector duct system and renal rotation) detected in 16.3%. Hashimoto's thyroiditis was found in 11.1% of patients, gastrointestinal abnormalities in 8.9%, ear nose and throat problems in 22.6%, dermatologic problems in 21.8% and osteoporosis in 15.3%. Learning difficulties and/or psychosocial problems were encountered in 39.1%. Insulin resistance and impaired fasting glucose were detected in 3.4% and 2.2%, respectively. Dyslipidemia prevalence was 11.4%.Conclusion: This comprehensive study systematically evaluated the largest group of karyotype-proven TS girls to date. The karyotype distribution, congenital anomaly and comorbidity profile closely parallel that from other countries and support the need for close medical surveillance of these complex patients throughout their lifespan