Necmettin Erbakan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@Erbakan, Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Stokastik salgın hastalık modellerinin uygulamaları
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Çelikel, Hava Nur; Orucova Büyüköz, Gülşen
Bu tez çalışmasında, salgın hastalık modellerinin deterministik yapılardan stokastik diferansiyel denklem temelli yapılara geçişi incelenmiştir. Çalışmada öncelikle, literatürde yaygın olarak kullanılan SI, SIR, SIS, SIRD, SIRS, SEIR, MSEIR, MSEIRS, MSIR, SIRV, SEIRD ve SIUTR gibi deterministik epidemiyolojik modeller teorik temelleriyle birlikte sunulmuştur. Ardından, bu modellerden özellikle SIR, SIS ve SEIR modellerine rastgeleliğin nasıl dâhil edildiği ve stokastik diferansiyel denklem sistemlerinin nasıl türetildiği açıklanmıştır. Tezin uygulama bölümünde, stokastik SEIR modeli için parametre tahmini Maksimum Olabilirlik Tahmini (Maximum Likelihood Estimation, (MLE)) yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen parametre tahminleri ve sonuçlar grafiklerle görselleştirilmiş ve analiz edilmiştir.
Rüzgar enerji santrali üretim değerlerinin bulanık mantık yöntemi kullanılarak analiz edilmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Kalaycı, İrem; Özkan, Ali Osman
Dünyada artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir ve çevreye duyarlı enerji kaynaklarına olan ilgiyi giderek artırmaktadır. Bu çerçevede rüzgâr enerjisi, hem temiz bir kaynak olması hem de geniş kullanım alanı bulundurması nedeniyle önemli bir araştırma alanı hâline gelmiştir. Rüzgâr enerji santrallerinde üretilen güç, çeşitli bileşen ve şartlara bağlı olarak sürekli değişmektedir. Bu durum üretim değerlerinin doğru bir şekilde analiz edilmesini gerekli kılmaktadır. Bu tez çalışmasında, rüzgâr enerji santraline ait üretim değerleri bulanık mantık yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada hem Mamdani hem de Sugeno tabanlı çıkarım yöntemleri değerlendirilmiş, ayrıca ANFIS (Uyarlanabilir Ağ Tabanlı Bulanık Çıkarım Sistemi) yaklaşımıyla üretim tahminleri gerçekleştirilmiştir. Analiz sürecinde, çeşitli etkin faktörlerin tahmin performansına etkisi incelenmiş ve en uygun modellerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Eğitim ve test aşamalarında k-kat çaprazlama yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar, bulanık mantık yöntemlerinin rüzgâr enerjisi üretim değerlerinin analizinde etkili bir yaklaşım sunduğunu göstermektedir. Tahmin performansı üzerinde etkili olan parametrelerin etkileri değerlendirilmesiyle başarı seviyesi yüksek üretim değerlerinin tahmin edilebileceği ortaya konmuştur. Böylece sistem performansına dair daha yorumlanabilir sonuçlar elde edilmiştir. Aynı zamanda santral işletmecilerinin üretim planlaması, bakım süreçleri ve genel performans yönetimine ilişkin daha sağlıklı kararlar almasına da katkı sağlanabilir.
Alfa kuşağı öğrencilerinin ve velilerinin tutum ve davranışlarının okula yansımalarının sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre değerlendirilmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Sürücü, Aliye; Çiftçi, Sabahattin
Toplumsal, teknolojik ve kültürel dönüşümlerle birlikte kuşaklar arasındaki farklılıklar, eğitim ortamlarında öğrencilerin öğrenme süreçleri, davranış örüntüleri ve okul deneyimleri açısından giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Özellikle dijital çağın içine doğan Alfa kuşağı öğrencilerinin özelliklerinin ve bu kuşağa mensup öğrencilerin velilerinin tutumlarının okul ortamına yansımalarının, öğretmen görüşleri doğrultusunda ele alınması, güncel eğitim uygulamalarının anlaşılması açısından anlamlı görülmektedir. Bu bağlamda çalışmada, Alfa kuşağında yer alan öğrencilerin ve bu öğrencilerin velilerinin davranışlarının okula yansımalarının sınıf öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Araştırma, nitel araştırma yaklaşımı kapsamında durum çalışması deseninde yürütülmüş; veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışma grubu, kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle belirlenen ve gönüllü olarak katılan 30 sınıf öğretmeninden oluşmuştur. Görüşmeler yüz yüze gerçekleştirilmiş, katılımcı yanıtları yazılı olarak alınmış ve elde edilen veriler betimsel analiz ile içerik analizi birlikte kullanılarak çözümlenmiştir.Elde edilen bulgular, öğretmenlerin Alfa kuşağı öğrencilerini bazı yönleriyle teknolojiye yatkın, özgüveni yüksek, meraklı ve dijital içeriklerle öğrenmeye açık bireyler olarak tanımladıklarını; bununla birlikte sorumluluk alma isteğinde zayıflık, dikkat süresinde kısalma, kurallara uyum ve disiplin sorunları, sosyal uyum güçlükleri, akran zorbalığı ve teknoloji bağımlılığı gibi güçlük alanlarına da sıklıkla vurgu yaptıklarını göstermektedir. Öğrenme alışkanlıkları açısından dijital içeriklere ve etkinlik temelli öğrenmeye ilginin arttığı; ancak derse odaklanma süresinde azalma, geleneksel yöntemlerden çabuk sıkılma, dikkat dağınıklığı ve araştırma yapmada zorlanma gibi durumların öne çıktığı ifade edilmiştir. Öğretmen–öğrenci iletişiminde öğrencilerin daha rahat iletişim kurabildiği belirtilmekle birlikte, öğretmeni otorite olarak görmeme ve saygı sınırlarını aşan davranışların önemli bir sorun alanı olarak değerlendirildiği görülmüştür.Öğretmen görüşlerine göre yaşanan değişimlerin nedenleri arasında teknoloji ve sosyal medya kullanımının yaygınlaşması, sosyalleşmenin azalması, aile tutumları ve öğretmen otoritesinin zayıflaması gibi etkenler yer almaktadır. Ayrıca velilerin öğretmenden yüksek beklentiler içinde olması, sorumlulukları öğretmene yükleme eğilimi ve öğretmenle iş birliğinin zayıflaması, öğretmen–veli ilişkilerinde güçlük oluşturan başlıca başlıklar arasında değerlendirilmiştir.
İlkokul birinci sınıf hayat bilgisi dersinde kavram gelişiminin yaratıcı drama yöntemiyle desteklenmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Çelik, Nuriye; Koçbeker Eid, Beyhan Nazlı
Birinci sınıf öğrencilerinin hayat bilgisi dersinde kavram gelişiminin yaratıcı drama yönetimiyle desteklenmesi sürecinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilen bu araştırma eylem araştırması modelinde gerçekleştirilmektedir. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara ilinde 2024-2025 eğitim-öğretim yılında eğitim gören 26 birinci sınıf öğrencisi ve 1 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışma grubu oluşturulurken amaçsal örneklem tekniğinden kolay ulaşılabilir örneklemden yararlanılmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen gözlem formları, göster anlat kartları, yarı yapılandırılmış görüşme formları ve yansıtıcı günlük kullanılmaktadır. Drama uygulamaları eğitim öğretim yılının ikinci döneminde 6 eylem planı dahilinde uygulanmıştır. Yürütülen eylem planları sonucunda elde edilen veriler başlıklar halinde sunularak analizleri açıklanmaktadır. Araştırmacı yaratıcı drama uygulamaları sırasında öğrenci motivasyonları, katılım isteklilikleri, süreç içinde arkadaşlarıyla iletişim ve paylaşımları, kavram gelişimlerindeki değişimler hakkında gözlem yaparak ayrıntılı notlar almıştır. Araştırmada elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulguların analizi neticesinde; birinci sınıf öğrencilerinin yaratıcı drama uygulamaları öncesinde sözel ifadeleri kısıtlı iken yaratıcı drama uygulamaları sonrasında sözel ifadelerinin çeşitlendiği ve geliştiği, birinci sınıf öğrencilerinin yaratıcı drama yöntemi ile kavrama yönelik açıklama ve kendini ifade etme becerilerinin önemli ölçüde geliştiği, öğrendikleri kavramların günlük yaşamlarında kullandıkları sözel ifadelerde daha kapsamlı ve açıklayıcı bir dil geliştirmelerini sağladığı, birinci sınıf öğrencilerinin yaratıcı drama uygulamaları ile kavramları somutlaştırabilme becerilerini önemli ölçüde geliştirdiği, birinci sınıf öğrencilerinin dikkat, odaklanma ve dinleme becerilerinin yaratıcı drama uygulamaları ile işlenen konularla önemli ölçüde geliştiği, birinci sınıf öğrencilerinin motivasyon ve katılımlarının yaratıcı drama uygulamaları ile belirgin şekilde arttığı, yaratıcı drama yönteminin uygulanması araştırmacının öğretim stratejisini bilgi aktarıcı rolünden rehber ve akran öğrenmesini destekleyen bir role dönüştürdüğü sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları doğrultusunda yaratıcı dramanın farklı sınıf kademelerinde ve uzun süreçli uygulanmasının incelenmesi; duyuşsal alan çalışmalarının arttırılması, öğretmen ve öğretmen adaylarının drama temelli yöntemlere hazırlanması; ders programlarına düzenli drama uygulamalarının entegre edilmesi ve MEB tarafından yöntemin yaygınlaştırılmasına yönelik destekleyici uygulamalar geliştirilmesi önerileri getirilmiştir.
Mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarının eğitim faaliyetlerinden yararlanma durumlarının incelenmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2026) Turhan, Melek; Korkmaz, İsa
Bu araştırmada, mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarının eğitim faaliyetlerinden yararlanma durumları incelenmiştir. Araştırmanın amacı; mevsimlik göçlerin çocukların eğitim sürekliliği üzerindeki etkilerini belirlemek, eğitimden uzaklaşma nedenlerini ortaya koymak ve çocukların eğitime erişim süreçlerinde yaşadıkları deneyimleri anlamaktır. Çalışmada nitel araştırma yaklaşımlarından nitel durum çalışması deseni benimsenmiştir. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Çalışma grubunu, Şanlıurfa ili Eyyübiye ilçesine bağlı Tarlabaşı Köyü’nde yaşayan ve mevsimlik tarım işçiliği yapan ailelerin 30 ilkokul çağındaki öğrenci oluşturmaktadır. Elde edilen veriler betimsel analiz tekniği kullanılarak, eş zamanlı veri analizi yaklaşımı doğrultusunda analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, katılımcı öğrencilerin 26’sının ailesinde okula devam eden başka kardeşlerin bulunduğu, ortalama kardeş sayısının 4 olduğu ve her ailede ortalama 3 çocuğun eğitimine devam ettiği belirlenmiştir. Öğrencilerin 27’sinin yılın en az beş ayını mevsimlik göç ettikleri bölgelerde geçirdiği tespit edilmiştir. Göç sürecinde 22 öğrencinin eğitim faaliyetlerinden tamamen uzak kaldığı, 8 öğrencinin ise kısmen eğitim faaliyetlerine katılabildiği belirlenmiştir. Göç edilen bölgelerde 24 öğrencinin düzenli eğitim imkânlarına erişemediği, yalnızca 6 öğrencinin geçici eğitim faaliyetlerinden yararlanabildiği saptanmıştır. Araştırma sonuçları, çocukların eğitimden kopmalarının başlıca nedenlerinin ailelerin ekonomik zorunlulukları, göç edilen bölgelerdeki eğitim olanaklarının yetersizliği ve barınma koşullarının eğitime uygun olmaması olduğunu ortaya koymuştur. Katılımcı öğrenciler, göç sürecinde eğitimden uzak kalmanın akademik başarılarını olumsuz etkilediğini, okula döndüklerinde dersleri takip etmekte zorlandıklarını ve okul aidiyetlerinin zayıfladığını ifade etmişlerdir. Öğrencilerin 20’si göç sonrası okula uyum sağlamakta güçlük yaşadıklarını, 16’sı arkadaşlarının gerisinde kaldıklarını ve özgüven kaybı yaşadıklarını belirtmiştir. Elde edilen bulgular, mevsimlik tarım işçisi çocuklarının eğitim süreçlerinde devamsızlık, öğrenme güçlükleri, sosyal uyum sorunları ve akademik motivasyon kaybı gibi çok boyutlu problemlerle karşı karşıya kaldıklarını göstermektedir. Öğrencilerin büyük bir kısmı yaşadıkları sorunların üstesinden gelmek için bireysel çabalar gösterse de, bu çabaların kalıcı çözümler üretmede yetersiz kaldığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, mevsimlik tarım işçiliği çocukların eğitim hakkına erişimini ciddi biçimde sınırlamakta, eğitimde sürekliliğini engellemekte ve bu durum hem bireysel gelişimi hem de toplumsal kalkınmayı olumsuz yönde etkilemektedir. Araştırma, mevcut eğitim politikalarının saha uygulamalarının güçlendirilmesi, ailelerin eğitim farkındalığının artırılması ve göç sürecinde eğitim sürekliliğini sağlayacak esnek ve yenilikçi eğitim modellerinin geliştirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.




















