Necmettin Erbakan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@Erbakan, Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin genetiği değiştirilmiş gıdalar ve genetik tarama testleri ile ilgili etik değerlerinin araştırılması
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Azman, Recep; Samancı Keskin, Nilay
Bu tez çalışmasında İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin genetiği değiştirilmiş gıdalar ve genetik tarama testleri gibi konularda karar vermelerinde etkili olan etik değerlerin araştırılması amaçlanmıştır. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi Konya ili merkez ilçelerindeki Anadolu İmam Hatip Liselerinde öğrenim gören 391 on birinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Tez çalışmasında veri toplama aracı olarak “Biyoetik Değer Envanteri” kullanılmıştır. Kullanılan araçtaki sorulara verilen, çoktan seçmeli yanıtlardan elde edilen nicel veriler frekans (f), yüzde (%) değerlerinin analizi ile çözümlenmiştir. Ayrıca senaryolara ait yaklaşımlar ve cinsiyet arasındaki ilişki Ki-kare testi sonuçlarına göre analiz edilmiştir. Elde edilen verilere göre etik tartışmalar içeren senaryolara ilişkin Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri karar verme sürecinde bilimsel yöntemler ve ilkesel yaklaşımları yüksek oranda tercih etmişlerdir. Katılımcılar, bilimsel bilgiye ve ilkeli kararlara önem verirken, pragmatik ve adalet odaklı yaklaşımları da dikkate almışlardır. Ayrıca araştırmanın bulguları, senaryolar arasındaki cinsiyet farklılıklarını ve bu farklılıkların hangi yaklaşımlarda ortaya çıktığını göstermektedir. Genel olarak, kız öğrenciler “Bilim temelli” ve “Adalet” yaklaşımlarını daha fazla tercih ederken, erkek öğrenciler “Doğalı tercih etme” ve “yararcı yaklaşımı” daha fazla tercih etmektedir. Bu bulgular, cinsiyetin bireylerin karar verme süreçlerindeki etkisini ve eğilimlerini anlamada önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Kız öğrencilerin karar verme süreçlerinde bilimsel ve ilkesel yaklaşımları benimseme eğilimlerinin ön plana çıktığı, erkek öğrencilerin ise daha pragmatik ve geleneksel yöntemlere eğilimli oldukları söylenebilir.
Otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilerin kaynaştırma eğitiminde okuliçi işbirliğine dayalı uygulamaların etkililiğine dönük eylem araştırması
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Uyanık, Abdurrahman; Çıkılı, Yahya
Otizm spektrum bozuklu olan öğrencilerin kaynaştırma eğitiminde okuliçi işbirliğine dayalı uygulamaların etkililiğini belirlemeye dönük bu araştırmada eylem araştırması kullanılmıştır..Araştırmaya OSB tanılı bir öğrencinin kaynaştırma eğitimine devam ettiği ortaokulda görevli 2 yönetici, 13 Öğretmen,1 aile bireyi 1 öğrenci olmak üzere toplam 16 kişi katılmıştır. Araştırmada veriler görüşmeler, resmi belgeler, öğretmen planları, yansıtma toplantıları, öğrencinin yaptığı ürünler, tutanaklar, kontrol listeleri ve saha notları aracılı ile elde dmilmiş ve elde edilen veirlerin analizinde nitel ve nicel veri analizi yöntemleri kullanılmıştır. Verilerin analizi sonrasında OSB olan kaynaştırma eğitimine devam eden öğrenci ile ilgili okul eylem planının yapılmadığı ve uygulama sırasında sunulan uzmanlığın okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrencinin ailesine birçok önemli katkılarının olduğu ve kaynaştırma uygulamaları eğitiminde öğretmenler arasında işbirliğinin artmasıyla verimli uygulamaların yapıldığı ile ilgili veri elde edilmiştir. Elde edilen bu verilere bağlı oalrak öğrenci ile ilgili okul eylem planının yapılması ve okul yönetimi ve öğretmenlere uzmanlar tarafından konu ile ilgili hizmet içi eğitimler, seminerler düzenlenmesi önerilebilir.
Tahkim anlaşmasının bağlayıcılığı
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Büyüker Gündoğan, Ayşe Büşra; Bal, Nurullah
Bu çalışmada tahkim anlaşmasının bağlayıcılığına odaklanmaktadır. Tahkim kurumunun temel ilkeleri ve işleyişi çerçevesinde söz konusu bağlayıcılığın teorik ve pratik yönleri incelenmektedir. Tahkim, tarafların iradeleriyle şekillenen, devlet yargısına alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak, sıklıkla tercih edilmektedir. Bu bağlamda, tahkim anlaşmasının geçerliliği ve bağlayıcılığı, taraflar arası hukuki güvenlik açısından belirleyici bir rol oynamaktadır. Tez kapsamında, tahkim anlaşmasının tanımı, hukuki niteliği, şekli, kapsamı ve etkileri ayrıntılı biçimde analiz edilmiştir. Bağlayıcılık ilkesi, hem objektif, sübjektif hem de zamansal yönleriyle ele alınmıştır Tahkim anlaşmasının bağlayıcılığının hangi hâllerde ortadan kalkabileceği veya geçerliliğini yitirebileceği de değerlendirilmiştir. Ayrıca, kamu düzeni ve devlet egemenliği gibi kavramların tahkim anlaşmasının bağlayıcılığı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Devletin yargı yetkisi ile taraf iradesi arasındaki denge, bağlayıcılık ilkesinin sınırlarını belirlemektedir. Nihayetinde, tahkim anlaşmalarının hukukî bağlayıcılığı, sözleşmesel bir yükümlülük olmanın yanında hukukun etkinliği ve yargı sisteminin işlevselliği açısından da önem arz etmektedir.
Üniversite öğrencilerinin adaletli ölçme ve değerlendirme ile ilgili algılarının incelenmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Aygün, Abdurrahman; İzci, Kemal
Eğitim ortamlarında adalet, yalnızca eşit muamele görmekle sınırlı olmayıp; süreçlerin şeffaf, kapsayıcı, tarafsız ve öğrenci farklılıklarına duyarlı biçimde yürütülmesini de kapsayan çok boyutlu bir kavramdır. Adaletin algılanış biçimi, öğrencilerin akademik başarıları kadar öğrenme motivasyonları, duygusal tepkileri ve okul bağlılıkları üzerinde de belirleyici bir etkendir. Öğrenme sürecinin temel basamaklarından olan ölçme ve değerlendirme sürecinde de öğrencilerin adalet algıları önemlidir. Fakat yapılan alanyazın taramasında ülkemizde bu konuya neredeyse hiç odaklanılmadığı da görülmektedir. Bu bağlamda yürütülen bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin ölçme ve değerlendirme sürecine yönelik adalet algılarını ortaya koymaktır. Araştırma kapsamında öğrencilerin grup çalışmaları, sınavlar, kopya, notlandırma ve geri bildirim gibi ölçmedeğerlendirme süreçlerinde adalet algılarının derinlemesine analiz edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, karma yöntem desenlerinden “yakınsayan paralel desen” ile gerçekleştirilmiştir. Nicel veriler, 404 öğrencinin katılımıyla uygulanan “Adaletli Ölçme ve Değerlendirme Algı Ölçeği” ile toplanmıştır. Nitel veriler ise, bu gruptan seçilen 17 öğrenciyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerle elde edilmiştir. Nicel veriler SPSS ve SmartPLS 4.0 programlarıyla analiz edilirken; nitel veriler betimsel analiz tekniğiyle çözümlenmiştir. Elde edilen bulgular, yükseköğretim öğrencilerinin ölçme ve değerlendirme süreçlerinde adalet algılarının oldukça karmaşık, çok boyutlu ve bağlama duyarlı olduğunu ortaya koymuştur. Bulgularda detaylara bakıldığında; grup çalışmalarında eşit katkının sağlanamaması ve tek tip notlandırma, sınavlarda kapsam dışı sorular, öğrencilere söz hakkı tanınmaması ve değerlendirme ölçütlerinin açık olmaması, kopya ile mücadelede yapıcı olmayan öğretmen yaklaşımları, not verirken öğrenme hedeflerine ulaşmanın esas alınmaması, ölçütlerin belirsizliği ve geri bildirimin zamanında, yapıcı, çabaya duyarlı ve kişiye özel olarak verilmemesi, öğrencilerde ölçme ve değerlendirme sürecinde adalet duygusunu olumsuz etkilemektedir. Buna karşın, sürecin şeffaf, tutarlı, kişiye özel ve açıklayıcı biçimde yönetildiği durumlarda öğrenciler adil bir ölçme ve değerlendirmenin varlığından söz etmektedir. Sonuç olarak, üniversite öğrencileri ölçme ve değerlendirme süreçlerinde sadece eşitlik değil; sürece katılım, şeffaflık, bireysel farklılıkların gözetilmesi ve insani yaklaşıma dayalı iletişim gibi unsurları da içeren bütüncül bir adalet anlayışına sahip oldukları tespit edilmiştir. Bu doğrultuda öğretmenlerin yalnızca değerlendirme araçlarını değil bu araçları nasıl uyguladıklarını ve öğrenciyle nasıl iletişim kurduklarını da gözden geçirmeleri gerekmektedir. Bu bulgular ışığında araştırmanın sonunda ölçme ve değerlendirme sürecinin uygulayıcılarına ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Çağdaş seramik sanatında iplik kullanımı ve kişisel uygulamalar
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Gürol Öz, Miray; Özgüven, Sanver
Geçmişten günümüze seramik sanatında pek çok farklı yan malzeme kullanılmıştır. Modern seramik eserleri yaratılırken sanatçılar, geleneksel malzemelere ek olarak ahşap, metal, plastik ve tekstil gibi yenilikçi unsurları da tercih etmektedir. Bu yan malzemelerin kullanımı genellikle iki temel amaca hizmet eder: Birincisi, ahşap, metal ve taş gibi malzemeler genellikle eserin kaidesi olarak işlev görmekte ve teknik sorunların çözümüne katkı sağlamaktadır. İkincisi ise, plastik ve tekstil gibi unsurlar, eserin kavramsal yapısına derinlik ve zenginlik katmaktadır. Seramik malzeme, çağdaş seramik sanatında çeşitli biçimlerde kullanılmakta; sanatçılar duygularını ve kavramsal yaklaşımlarını farklı kil türleri, sırlar ve pişirim teknikleriyle ifade etme olanağı bulmaktadır. Bu bağlamda, çok sayıda yan malzemenin kullanımı dikkat çekmektedir. Bu çalışmada, seramikte yan malzeme kullanımına genel bir bakış sunulacak; özellikle ipliğin taşıdığı özel role odaklanılacaktır. Bir tekstil ürünü olarak iplik, günümüzde pek çok alanda işlevsel bir malzemedir. Tek başına bir sanat eserinin ana malzemesi olabildiği gibi, seramik, metal ve ahşap gibi farklı malzemelerle birlikte de kullanılabilmektedir. Çağdaş seramik sanatında yan malzeme olarak ipliğin kullanımı, sanatçılara farklı ifade olanakları sunmakta ve eserlerin anlatımını zenginleştirmektedir.




















