Necmettin Erbakan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Erbakan, Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Öğe
Türkiye’de büyükşehir belediyelerinin krize dayanıklılığı: Konya Büyükşehir Belediyesi örneği
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Kutlu, Sadullah; Sevinç, İsmail
Pandemilerden doğal afetlere kadar uzanan krizlerin sıklığının ve karmaşıklığının arttığı bir çağda, kentsel yönetişim sistemlerinin dayanıklılığı, küresel ölçekte kritik bir mesele haline gelmiştir. Çok sayıda tehlikeye karşı oldukça hassas bir ülke olan Türkiye'de, büyükşehir belediyeleri bu zorlukların yönetiminde ön saflarda yer almakta ve yalnızca acil müdahale ile değil, aynı zamanda uzun vadeli kentsel dayanıklılık inşa etme göreviyle de karşı karşıyadır. Ancak, belediyelerin kriz yönetimini düzenleyen yasal çerçeveler (örneğin 5216 sayılı Kanun) ile sahadaki operasyonel kapasite arasında, 6 Şubat 2023'teki yıkıcı depremler gibi son olayların da ortaya koyduğu önemli bir boşluk bulunmaktadır. Bu doktora tezi, Konya Büyükşehir Belediyesi'ni (KBB) derinlemesine bir vaka çalışması olarak kullanarak, Türkiye'deki büyükşehir belediyelerinin krize dayanıklılık kapasitesini kapsamlı bir şekilde analiz etmeyi ve değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Nitel bir araştırma deseni kullanan bu çalışma, 30 büyükşehir belediyesinin kurumsal çerçevelerine yönelik karşılaştırmalı bir analizi, Konya üzerine detaylı bir vaka çalışmasıyla birleştirmektedir. Analiz, stratejik planlara, yasal belgelere, resmî raporlara ve performans programlarına dayanmakta olup; kurumsal teori ve çok düzeyli yönetişimi bütünleştiren teorik bir perspektifle yorumlanmaktadır. Araştırma, kriz yönetimi altyapısına yaptığı stratejik yatırımlar ve 2023 depremleri sırasındaki önemli destekleyici rolüyle dikkat çeken KBB'nin, resmî planlarını işlevsel dayanıklılığa nasıl dönüştürdüğünü incelemektedir. Çalışma, KBB'nin Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) aracılığıyla kurumsal tasarımını, Hatay iline yaptığı yardımlar gibi ulusal acil durumlardaki koordinasyon mekanizmalarını, kuraklık ve deprem gibi tehlikelere yönelik risk değerlendirme kabiliyetlerini ve Sendai Çerçevesi gibi ulusal ve küresel çerçevelerle stratejik uyumunu ele almaktadır. Bulgular, Konya gibi belediyelerin lojistik kapasite ve belediyeler arası dayanışma konularında önemli güçlükler sergilemesine rağmen; standartlaştırılmış kurumsal modeller, kaynak tahsisi ve dayanıklılığın kentsel planlamanın tüm yönlerine tam entegrasyonu ile ilgili zorlukların devam ettiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak bu tez, Türkiye'deki büyükşehir belediyelerinin yasal, kurumsal ve finansal kapasitelerini güçlendirmeyi amaçlayan ve daha uyarlanabilir, koordineli ve proaktif kentsel kriz yönetimi sistemleri inşa etmek için bir model sunan, eyleme dönüştürülebilir politika önerileriyle katkıda bulunmaktadır.
Öğe
Türk sinemasında klasik Türk müziğinin kullanımı: tarihi ve estetik bir inceleme
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Özalp, Hatice Güsün; Kurubaş, Burak
Bu araştırmada, klasik Türk müziğinin Türk sinemasında konumu ve anlatıdaki işlevleri tarihsel ve estetik bir çerçevede incelenmiştir. Araştırmada, Türk sinemasının erken sesli döneminden itibaren görsel anlatıyı destekleyen müzikal öğelerin –özellikle de klasik Türk müziği repertuvarının– sinemadaki işitsel estetiğe, sahne atmosferine, karakter inşasına, dramatik yapı ve seyirciyle kurulan duygusal ilişkiye yansımasının ortaya koyulması amaçlanmıştır. Türk sineması, özellikle 1930’lardan itibaren müzikle güçlü bir etkileşim kurmuş ve bu birliktelik zamanla hem sinema estetiğini hem de toplumsal belleği biçimlendirmiştir. Bu etkileşimde klasik Türk müziği yalnızca bir fon müziği değil, aynı zamanda bir anlatı unsuru, kültürel aktarıcı ve toplumsal hafızanın taşıyıcısı olarak rol almıştır. Bu bağlamda sinemada kullanılan müziklerin analizi hem sanatsal hem de sosyolojik bakımdan büyük önem taşımaktadır. Araştırma nitel bir yaklaşımla yürütülmüş; literatür taramasına dayalı doküman incelemesi yapılmış ve erken sesli dönemden Yeşilçam'ın yoğun üretim yıllarına uzanan süreçte klasik Türk müziğinin belirgin kullanıldığı temsil gücü yüksek seçili filmler üzerinde görsel-işitsel içerik analizi uygulanmıştır. Odak, 1930-1970 aralığında klasik repertuvarın film diliyle bütünleştiği pratiklerdir; 1980 sonrası arabesk-pop baskınlığı ve 2000 sonrası dijitalleşme ise karşılaştırmalı örneklerle tartışılmıştır. Bulgular, klasik Türk müziğinin filmde yalnızca fon olarak değil, mekânları ve karakterleri işitsel olarak kodlayan, kimlik ve kültürel bellek üreten bir anlatım aracı olarak işlediğini göstermektedir. Makamduygu ilişkisi özellikle melodramlarda karakterlerin bastırılmış duygularını görünür kılan bir iç monolog diline dönüşürken, kanto ve longa gibi formlar komedi ve eğlence sahnelerinde hem ritmi hem de sınıfsal-kültürel atmosferi kurmaktadır. Tanıdık repertuvar, seyircinin filmle kurduğu duygusal bağı güçlendirerek izleme deneyimini bellek üzerinden yoğunlaştırmıştır. Araştırma sonucunda, klasik Türk müziğinin bazı dönemlerde etkisini kaybetse de özellikle 1930-1970 arası dönemde Türk sinemasında kültürel aktarımın taşıyıcısı ve sinema anlatısının işitsel omurgası olarak belirleyici bir konuma sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
Öğe
Sinemada kadın bedeninin ve kimliğinin teknolojik dönüşümü
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Onurlucan, Ömür; Berk, Mustafa Evren
Feminizmin tarihsel dönüşümü ve bu dönüşümün sinemadaki temsilleri, toplumsal cinsiyet ilişkilerinin kültürel üretim alanlarında nasıl kurulduğunu anlamak açısından önemli bir inceleme alanı sunmaktadır. Feminist düşünce yalnızca kadın haklarına yönelik bir mücadele alanı değil; aynı zamanda özne, beden, kimlik ve teknoloji kavrayışlarını yeniden değerlendiren çok katmanlı bir kuramsal çerçeve olarak ele alınmaktadır. Bu bağlamda araştırma, birinci dalgadan beşinci dalgaya uzanan feminist kuramsal çeşitliliği temel almakta ve liberal, radikal, Marksist, sosyalist, siyah, postmodern, queer, kesişimsel, dijital ve xenofeminist yaklaşımların sinemasal metinlerde hangi anlatısal ve söylemsel stratejiler aracılığıyla görünürlük kazandığını incelemektedir. Araştırmada nitel yöntem benimsenmiş; film anlatılarında yer alan diyaloglar, karakter konumlanışları ve ideolojik söylemler Teun A. van Dijk’in eleştirel söylem analizi yaklaşımı doğrultusunda değerlendirilmiştir. Bununla birlikte filmlerde yer alan görsel göstergeler, semboller ve anlatı yapıları Roland Barthes’ın göstergebilimsel yaklaşımı çerçevesinde çözümlenmiştir. Bulgular, feminist dalgaların sinemada yalnızca tematik içerik düzeyinde değil, aynı zamanda anlatı yapısı, karakter temsilleri ve ideolojik söylemler açısından da önemli dönüşümler yarattığını ortaya koymaktadır. Birinci dalga feminizm döneminde filmler kadınların hukuki eşitlik, yurttaşlık ve siyasal temsil taleplerini görünür kılan anlatılar üretirken; ikinci dalga feminizm patriyarkal iktidar ilişkileri, ev içi emek, kadın bedeni ve toplumsal cinsiyet rollerine yönelik eleştirileri sinemasal anlatının merkezine taşımaktadır. Üçüncü dalga feminizm ise kimlik, farklılık ve temsil tartışmalarını öne çıkararak ırk, sınıf ve cinsel kimlik gibi çoklu baskı biçimlerini görünür kılmaktadır. Dijitalleşme ve teknolojik dönüşümlerle birlikte gelişen çağdaş feminist yaklaşımlar ise posthüman özne, dijital kültür ve teknoloji ile toplumsal cinsiyet ilişkileri arasındaki bağlantıları sinemasal anlatıların önemli xxi temaları hâline getirmektedir. Bu bulgular, feminizmin tarihsel evriminin sinema aracılığıyla çok katmanlı ve dinamik bir biçimde izlenebildiğini göstermektedir.
Öğe
Okul öncesi eğitim mekanlarında işitsel peyzaj algısının kullanıcı odaklı değerlendirilmesi: Diyarbakır örneği
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2025) Erzurum Sonuç, Eda Nur; Dereli, Mustafa; Çakır Aydın, Derya
Eğitim yapıları, çocukların gelişiminde yalnızca bilişsel öğrenmenin gerçekleştiği alanlar değil, aynı zamanda sosyal ve duygusal gelişimin de biçimlendiği yaşamsal mekânlardır. Bu nedenle, bu yapıların sunduğu çevresel koşullardan özellikle de işitsel ortamın bireylerin gelişim süreçleri üzerindeki etkilerinin çok yönlü olarak değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, okul öncesi eğitim yapılarında işitsel çevrenin kullanıcılar üzerindeki etkilerini hem nesnel akustik ölçümler hem de öznel algısal değerlendirmeler aracılığıyla incelemektir. Bu doğrultuda, eğitim ortamlarının fiziksel ve psikolojik açıdan destekleyici nitelikteki işitsel özelliklerinin belirlenmesi ve anaokulu mekânlarında akustik konforun iyileştirilmesine yönelik farkındalık oluşturulması hedeflenmiştir. Araştırmanın kapsamı, Diyarbakır ilinde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı üç bağımsız anaokulunu içermektedir. Çalışmada açık mekân olarak okul bahçesi; iç mekânlar olarak ise sınıflar, yemekhane, çok amaçlı salon, giriş fuayesi ve koridorlar incelenmiştir. Çalışma hem nitel hem de nicel veri toplama yöntemleriyle yürütülmüştür. Nitel veriler, işitme problemi bulunmayan öğretmen, idari personel ve yardımcı personelden görüşme ve anket aracılığıyla elde edilmiştir. Nicel veriler ise hacim akustiği ölçümleri ve binaural ses kayıtları üzerinden toplanmıştır. Elde edilen bulgular eğitim ortamlarında yalnızca gürültü düzeyinin değil, aynı zamanda sesin niteliği ve bireyler tarafından algılanma biçiminin de fiziksel çevre düzenlemelerinde dikkate alınması gereken önemli bir parametre olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda araştırma, anaokullarının akustik çevresinin iyileştirilmesine katkı sunmayı ve eğitim yapılarında işitsel peyzaj konusunda farkındalığı artırmayı hedeflemektedir.
Öğe
Odun atıklardan üretilen aktif karbonun kauçuk matrisli bileşiklerde kullanımı ve karakterizasyonu
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2025) Zeybek, Tuba; Bülbül, Şaban
Bu çalışmada, Nitril Bütadien Kauçuk (NBR) bileşiklerinin mekanik ve fiziksel özelliklerini iyileştirmek amacıyla odun atıklarından iki farklı kimyasal aktivasyon yöntemi kullanılarak aktif karbon sentezlenmiştir. Fosforik asit (H3PO4) ve çinko klorür (ZnCI2) aktivasyon ajanlarıyla üretilen aktif karbonların yapısal karakterizasyonu için Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi (FT-IR) ile fonksiyonel grup analizleri, Alan Emisyonlu Taramalı Elektron Mikroskobu (FE-SEM) ile morfolojik incelemeler ve Enerji Dağılım Spektrometresi (EDS) ile elementel analizler gerçekleştirilmiştir. Deneysel çalışmada, kontrol grubu olarak standart karbon siyahı içeren numuneler hazırlanmış ve bunlara ek olarak H3PO4 ile aktive edilen aktif karbon %5, %10, %15 ve %20, ZnCI2 ile aktive edilen aktif karbon ise %5, %10, %15 ve %20 oranlarında ilave edilerek toplam dokuz farklı bileşik formülasyonu geliştirilmiştir. Hazırlanan tüm numunelerin yoğunluk, sertlik, kopma dayanımı ve uzama değerleri ölçülmüş, ayrıca FESEM ve X-ışını haritalama teknikleri ile mikroyapısal karakterizasyon çalışmaları yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar hem kendi aralarında hem de endüstriyel standartlarla karşılaştırılarak detaylı bir şekilde değerlendirilmiştir. Bu sonuçlara göre optimum performansın %5 aktif karbon içeren bileşiklerde elde edildiği tespit edilmiştir. Fosforik asit ile aktive edilen OAA5 numunesi, mekanik mukavemet ve esneklik açısından en üstün özellikleri sergilerken; çinko klorür ile üretilen OAT numuneleri ise yüksek yüzey alanı gerektiren uygulamalar için daha uygun bulunmuştur. Bu kapsamlı araştırma, odun atıklarından üretilen aktif karbonun kauçuk bileşiklerde dolgu maddesi olarak kullanım potansiyelini ortaya koyarken, aynı zamanda farklı aktivasyon yöntemlerinin bileşik özellikleri üzerindeki etkilerini sistematik olarak incelemektedir. Çalışma sonuçları, sürdürülebilir malzeme geliştirme alanına önemli katkılar sunarken, endüstriyel uygulamalar için de yol gösterici niteliktedir.