Necmettin Erbakan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Erbakan, Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Öğe
Kolorektal cerrahi geçiren yoğun bakım hastalarına izletilen üç boyutlu limon videosunun susuzluk algısı ve susuzluğa bağlı rahatsızlığa etkisi: randomize kontrollü çalışma
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2025) Ülker, Yeşim; Su, Serpil
Bu çalışma kolorektal cerrahi geçiren yoğun bakım hastalarına izletilen üç boyutlu limon videosunun susuzluk algısı ve susuzluğa bağlı rahatsızlığa etkisini incelemek amacıyla yapıldı. Ön test-son test paralel grup randomize kontrollü deneysel bir tasarımda yapılan çalışma Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesinde gerçekleştirildi. Çalışmaya dahil edilme kriterlerine uyan 70 hasta alındı. Blok randomizasyon yöntemi ile müdahale grubuna 35, kontrol grubuna 35 hasta atandı. Müdahale grubuna üç boyutlu limon videosu izletildi. Kontrol grubundaki hastalara standart bakım verildi. Veriler toplanmadan önce etik kurul onayı ve kurum izni alındı. Veriler 25.02.2025 – 20.06.2025 tarihleri arasında Tanıtıcı Özellikler Formu, Sayısal Derecelendirme Ölçeği ve Cerrahi Dönem Susuzluğa Bağlı Rahatsızlık Ölçeği ile toplandı. Tanımlayıcı istatistiklerin değerlendirmesinde sayısı, yüzde, ortalama, standart sapma, medyan, çeyrekler açıklığı kullanıldı. Değişkenlerin çarpıklık ve basıklık değerleri Skewness- Kurtosis ile değerlendirildi. Tanımlayıcı özelliklerin gruplar arası karşılaştırılmasında Bağımsız Örneklem t Test, kategorik tanımlayıcı özelliklerin gruplar arası karşılaştırılmasında ise ki-kare testlerinden (Pearson kikare/Fisher exact test) yararlanıldı. Gruplarda değişkenlerin izlem zamanlarına göre karşılaştırılmasında karışık düzen varyans analizi (ANOVA) kullanıldı. Analizlerde ana etkilerin karşılaştırılmasında Bonferroni düzeltmesi uygulandı. p<0,05 değeri istatistiksel olarak önemli kabul edildi. Ön test ve 30. dakika izlem zamanlarında susuzluk algısı puan ortalaması gruplar arasında istatistiksel olarak benzerdi (p>0,05). Son testte ise müdahale grubunun susuzluk algısı ortalaması kontrol grubundan istatistiksel olarak düşük bulundu (F=25,856 p<0,001). Ön test ve 30.dakika izlem ölçümlerinde cerrahi dönem susuzluğa bağlı rahatsızlık puan ortalaması gruplar arasında istatistiksel olarak benzerdi (p>0,05). Son testte ise müdahale grubunun cerrahi dönem susuzluğa bağlı rahatsızlık puan ortalaması kontrol grubundan istatistiksel olarak düşüktü ((F=22,406 p<0,001). Sonuç olarak bu çalışmada üç boyutlu limon videosunun susuzluk algısı ve susuzluğa bağlı rahatsızlığı ilk 1 dakikada azalttığı ancak bu azalmanın 30. dakikada etkisini yitirdiği belirlendi.
Öğe
Nükleer tıp bölümüne başvuran hastaların radyasyon süreci bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2025) Çelik, Şeyma; Kaya, Şerife Didem
Nükleer teknolojideki yeniliklerin ilk uygulama alanlarından biri olan nükleer tıp, çoğunlukla hastalıklarla ilgili erken ve doğru tanı konulması, bazı durumlarda da hastalıklı organların ya da tümörlerin tedavi edilmesi için kullanılmaktadır. Tanı ve tedavi amaçlı kullanılan radyofarmasötikler nedeniyle hastalar zaman zaman radyasyona maruz kalabilmektedir. Hastaların radyasyonun ne olduğu, neden kullanıldığı, maruz kalınan dozun güvenli sınırlar içinde olup olmadığı gibi konularda bilgilendirilmesi; hem gereksiz kaygıların önüne geçilmesini sağlar hem de bilinçli bir sağlık hizmeti süreci oluşturur. Bu farkındalık, hastaların tedavi sürecine aktif katılımını desteklerken, radyasyon güvenliği açısından da önemli bir katkı sunar. Bu bağlamda, toplumun genelinde radyasyonla ilgili doğru bilgiye dayalı bir bilinç düzeyinin oluşturulması ve sürdürülmesi gerekmektedir. Araştırmanın amacı, nükleer tıp bölümüne başvuran hastaların radyasyon süreci bilgi düzeyinin değerlendirilmesini hedeflemektir. Araştırmanın örneklemini 6 Aralık 2024-Şubat 2025 tarihleri arasında Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nükleer Tıp Bölümüne başvuran Sintigrafi ve PET görüntülemesi yapılan 370 hasta oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket formu katılımcıların demografik bilgilerini toplamak amacıyla ‘‘hasta bilgi formu’’ ve “nükleer tıp bölümüne başvuran hastaların radyasyon süreci bilgi düzeyi’’ ile ilgili toplam 40 sorudan oluşan bir formdur. Verilerin analizinde SPSS programından yararlanılarak Ki-kare analizi, t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Nükleer tıp bölümüne başvuran hastalardan; daha önce başvuruda bulunan, 2’den fazla başvurusu bulunan ve başvuru öncesinde ilgili bölümün varlığından haberi olan katılımcıların radyasyon süreci bilgi düzeyleri daha yüksektir (p<0,05). İstem yapan doktorun ve personelin görüntüleme için maruz kalacağı radyasyon hakkında hastayı bilgilendirmesinin, hastaların radyasyon süreci bilgi düzeylerinde anlamlı farklılık oluşturmaktadır (p<0,05). 65 ve üzeri yaş grubunun radyasyon süreci bilgi düzeyleri 18-40 ve 41-64 yaş grubu hastalarından daha düşüktür (p<0,05). Nükleer tıp bölümüne ilk kez başvuru yapan hastaların daha önce başvuru yapan hastalara göre radyasyona maruz kalacağı için endişeli olma durumu daha yüksektir (p<0,05). Çalışma durumunda emekli grubu ile daha önce başvuru yapanlar arasında anlamlı bir ilişki vardır (p<0,05). Sonuç olarak, hastaların radyasyon süreci bilgi düzeylerinin orta düzeye yakın olduğu söylenebilir. Görüntüleme öncesi ve sonrasında hastalara yönelik bilgilendirme yapılması, hem tanı süreci hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlayacak hem de radyasyon güvenliği konusunda farkındalıklarını artıracaktır.
Öğe
Hastanede yatan yaşlı bireylerde yalnızlık düzeyi ve yük olma duygusu arasındaki ilişki
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2025) Ceylan, Hüsna; Aydın, Adeviye
Bu araştırma hastanede yatan yaşlı bireylerde yalnızlık düzeyi ile yük olma duygusu arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı, kesitsel ve ilişki arayıcı türde yapılmıştır. Araştırma Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesinde dahil edilme kriterlerini karşılayan 337 yaşlı birey ile gerçekleştirilmiştir. Veriler toplamada “Tanıtıcı Bilgi Formu, Yaşlılar İçin Yalnızlık Ölçeği (YİYO) ve Geriatrik Yük Olma Duyguları Ölçeği” (G-GFBS) kullanılmıştır. Araştırma verileri NisanTemmuz 2025 tarihleri arasında yüz yüze toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde bağımsız örneklem t-testi, Scheffe testi, tek yönlü ANOVA, Pearson korelasyon ve çoklu doğrusal regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmada “Yaşlılar İçin Yalnızlık” puan ortalamasının 10,40±6,31 ile kabul edilebilir düzeyde olduğu, “Geriatrik Yük Olma Duyguları” puan ortalamasının ise 55,38±22,57 ile ortalamanın altında olduğu belirlenmiştir. Hastanede yatan yaşlı bireylerde yalnızlık toplam puanı, sosyal ve duygusal yalnızlık ile yük olma duygularının eğitim ve gelir durumuna göre istatistiksel olarak farklılaştığı tespit edilmiştir. Katılımcıların yalnızlık düzeyi ve alt boyutları ile geriatrik yük olma duygularının kronik hastalığa sahip olma durumu, hastanede yatışı olan klinik, refakatçi kalış süresi ve ziyaretçi gelmesi durumuna göre farklılık göstermediği belirlenmiştir (p>0,05). Çalışmada katılımcıların yaşlılar için yalnızlık ile geriatrik yük olma duyguları arasındaki (r:0,529; p<0,05) ilişkinin pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu ve yaşlılar için yalnızlık düzeyinin tek başına geriatrik yük olma duygularının %28’ini açıkladığı belirlenmiştir. Araştırma sonucuna göre hastanede yatan yaşlı bireylerin yalnızlık düzeylerinin artması, geriatrik yük olma duygularında da artışa yol açtığı belirlenmiştir. Buna yönelik tıbbi sorunu olan hastane yatışı olan yaşlı bireylere Konsültasyon Liyezon Psikiyatri Hemşireliği kapsamında bütüncül hemşirelik bakış açısıyla yaşlıların psikososyal yönden değerlendirilmesi ve bakım hizmetlerinin sunulması yaşlıların ruhsal yönden desteklenmelerine katkı sağlayacaktır. Özellikle hastane yatışının olduğu yaşlı bireylere yönelik yalnızlık ve geriatrik yük olma duygularının azalması için güçlendirme programlarının düzenlenmesi, hastane ortamında yaşanılan deneyimlerin derinlemesine incelenmesini sağlayan nitel çalışmaların gerçekleştirilmesi önerilmektedir.
Öğe
Elektrikli ulaşım sistemlerinde enerji tüketiminin tahmini
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2025) Ahmadi, Shir Hussain; Özcan, Muciz
Bu tez çalışmasında, kentsel ulaşımın karbonsuzlaştırılmasında kilit role sahip olan Elektrikli Otobüslerin (EB) anlık enerji tüketimini yüksek doğrulukla öngörebilen bir makine öğrenmesi modeli geliştirilmiştir. Çalışmada, İsviçre’nin Zürih kentinde hizmet veren elektrikli troleybüs filosuna ait, kamuya açık ve yüksek çözünürlüklü ZTBus veri setinden yararlanılmıştır. Enerji tüketimini tahmin etmek amacıyla, temel bir model olarak Çoklu Doğrusal Regresyon (MLR) ile XGBoost, LightGBM ve HistGradientBoosting gibi üç farklı gelişmiş gradyan artırma (gradient boosting) algoritması karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Modeller, aracın anlık güç talebini (electric_powerDemand) tahmin etmek üzere, araç dinamiği, operasyonel durum ve çevresel koşulları içeren on bir adet girdi özelliği kullanılarak eğitilmiştir. Yapılan deneysel çalışmalar, zaman serisi çapraz doğrulama (TimeSeriesSplit) yöntemiyle değerlendirildiğinde, gradyan artırma modellerinin temel MLR modelinden (ortalama R² ≈ 0.72) bariz şekilde daha üstün bir performans sergilediğini göstermiştir. Bu modeller arasında LightGBM, ortalama R² ≈ 0.977 skoru ile en yüksek tahmin doğruluğuna ulaşmıştır. Bu bulgu, EB’lerin enerji tüketim dinamiklerinin doğrusal olmayan ve karmaşık bir yapıya sahip olduğunu teyit etmektedir. Nihai model üzerinde yapılan özellik önem analizi, traction_tractionForce (çekiş kuvveti) ve odometry_vehicleSpeed (araç hızı) değişkenlerinin modelin performansını belirlemede en baskın faktörler olduğunu ortaya koymuştur. Çalışmanın en önemli çıktısı olarak, en iyi performansı gösteren nihai model, daha önce hiç görmediği bağımsız bir test (holdout) verisi üzerinde test edilmiştir. Bu son değerlendirmede model, anlık güç talebini %97,59'luk bir R² skoru ile tahmin etmiş ve bir tam görevin toplam enerji tüketimini ise %0.08 gibi son derece düşük bir hata payıyla öngörmeyi başarmıştır. Bu sonuçlar, yüksek frekanslı verilerin gelişmiş makine öğrenmesi modelleriyle entegrasyonunun, elektrikli otobüslerde enerji tüketimi tahmininin doğruluğunu kayda değer biçimde artırdığını kanıtlamaktadır. Geliştirilen bu model, filo yönetimi, güzergâh optimizasyonu ve şarj altyapısı planlaması gibi alanlarda karar destek sistemleri için güvenilir bir temel oluşturma potansiyeline sahiptir.
Öğe
Proje tabanlı öğrenme yönteminin Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin yazma becerisine etkisi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Oğuz, Bünyamin; Ateş, Murat
Bu çalışmanın amacı proje tabanlı öğrenme yönteminin Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin yazma becerisine ve yazma öz yeterlilik algılarına etkisini belirlemektir. Araştırma, karma yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desenden faydalanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise uygulamalarla ilgili derinlemesine bilgi edinebilmek için deney grubunda yer alan 16 öğrencinin görüşlerine başvurulmuştur. Elde edilen veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir. Araştırma 2022-2023 öğretim yılında Ankara’daki bir devlet üniversitesinin Türkçe öğretim merkezinde B1 kurunda Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen 42 öğrenciyle yapılmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin Türkçe derslerinde proje tabanlı öğrenme yöntemine göre hazırlanan program uygulanırken kontrol grubunda merkezdeki mevcut program takip edilmiştir. Deneysel süreç giriş haftası hariç 7 hafta sürmüştür. Çalışma boyunca öğrencilere düzenli olarak dönüt verilerek yazma becerileri aşamalı olarak kontrol edilmiştir. Yazma etkinlikleri hem bireysel çalışmalarla hem de grup çalışmalarıyla uygulanmıştır. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin yazılı anlatım beceri puanlarını tespit edebilmek için çalışma öncesinde ve sonrasında öğrencilerden yazılı anlatım örnekleri toplanmış, ardından “Yazma Becerisi Dereceli Puanlama Anahtarı” kullanılarak iki uzman tarafından puanlanmıştır. Öğrencilerin yazma öz yeterlilik algısı ise “Yabancılar İçin Yazma Becerisi Öz Yeterlilik Ölçeği” ile tespit edilmiştir. Araştırmada nicel olarak elde edilen veriler üzerinde yapılan istatistiksel analizler sonucunda, öğrencilerin yazılı anlatım başarı puanlarının deney grubu lehine anlamlı ve daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca deney ve kontrol grubundaki öğrencilerden “Yazma Becerisi Öz Yeterlilik Ölçeği”yle elde edilen veriler incelendiğinde yazma öz yeterlilik puanlarının deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde değiştiği sonucuna ulaşılmıştır. Nitel verilerin analizinde, uygulamaların avantajlarıyla ilgili 16, dezavantajlarıyla ilgili 4 kod saptanmıştır. Öğrenciler, uygulamaların avantajında 11 kez “Grup çalışmasıyla iş birliği sağlanması” ve 5 kez “Yeni sözcüklerin öğrenilmesi” kodunu tekrarlamışlardır. Dezavantajında ise 3 kez “Uygulamaların fazla zaman alması” ve 2 kez “Grup çalışmasına uygun çalışılmadığında projenin ilerlememesi” kodundan söz etmişlerdir. Uygulamaların yazma becerisine katkısında 5 kez “Sözcükleri doğru ve yerinde kullanma” ve 4 kez ise “Dil bilgisi kurallarını doğru bir şekilde kullanma” kodunu dile getirmişlerdir. Uygulamaların diğer dil becerilerine katkısında ise okuma becerisinde “Okuduğunu daha hızlı anlama”, konuşma becerisinde “Tartışmalarda konuşma becerisinin gelişmesi” ve dinleme becerisinde “Duyulan ifadeleri daha iyi anlama” ifadeleri en çok tekrar ettikleri kodlar olmuştur. Duyuşsal olarak ise uygulamalar sayesinde 6 öğrenci hata yapma korkusunu aştığını, 5 öğrenci yazma öz güvenini geliştirdiğini, 2 öğrenci konuşma özgüvenini geliştirdiğini, 1 öğrenci iletişim öz güvenini artırdığını, 1 öğrenci alışveriş yaparken öz güveninin arttığını ve 1 öğrenci de zor bir görevi bitirmeye olan inancını arttığını belirtmiştir. Nitel bulgular da göz önünde bulundurulduğunda öğrencilerin uygulamaların kendilerine katkısına ilişkin olumlu görüşlere sahip olduklarından söz edilebilir. Bu sonuçlara göre yabancılar için Türkçe derslerinde proje tabanlı öğrenme yönteminin uygulanmasının öğrencilerin yazma becerisini ve yazma öz yeterliliğini geliştirmede etkili olduğu söylenebilir.