Necmettin Erbakan Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Erbakan, Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

Güncel Gönderiler

Öğe
Xi Jinping dönemi Çin dış politikasının neoklasik realist analizi
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Aksoy, Tuğçe; Akın, Şeyma
Bu tez, Çin’in dış politikasını, Xi Jinping dönemi odaklı olarak neoklasik realizm kuramı çerçevesinde analiz etmeyi amaçlamaktadır. Neoklasik realizm, uluslararası sistemin devlet davranışları üzerindeki etkisini kabul etmekle birlikte, dış politika kararlarının yalnızca yapısal etkenlerle değil, aynı zamanda lider algıları, stratejik kültür, ideolojik yapılar ve iç politik dinamiklerle birlikte şekillendiğini öne sürmektedir. Bu bağlamda çalışmada, Çin’in yükselen küresel gücünün arka planında yer alan hem sistemsel baskılar hem de içsel faktörler mercek altına alınmıştır. İlgili perspektifte, ABD’nin sistemik baskılar yoluyla Çin’i dengeleme stratejileri ele alınmış olup, Çin’in bu stratejileri Xi Jinping’in liderlik vizyonu ve iç politik unsurlar kapsamında dış politik çıktılarına dönüştürme kapasitesi incelenmiştir. Nitekim sistemik baskılar ve içsel unsurlar tarafından şekillendirilen dış politika pratikleri, Kuşak ve Yol Girişimi, Çin’in Güney Çin Denizi Politikaları ve Tayvan’a yönelik tutumu ele alınarak açıklanmıştır.
Öğe
Dımaşk Atabegliği (Tuğteginliler 498-549/1104-1154)
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Koçuşağı, Suat; Dadan, Ali
Bu çalışma, 1104-1154 yılları arasında Suriye'nin önemli şehirlerinden biri olan Dımaşk ve çevresinde hüküm süren Dımaşk Atabegliği’ni (Tuğteginliler) ele almaktadır. Dımaşk Atabegliği, Büyük Selçuklular döneminde kurulan ilk atabegliktir. Sultan Melikşah'ın kardeşi olan Melik Tutuş'un memlüklerinden olan Tuğtegin, Melik Tutuş tarafından oğlu Melik Dukak'ın atabegi yapılmıştır. Tutuş'un ölümünden sonra Sultan Berkyaruk'a esir düşen Tuğtegin, serbest bırakıldıktan sonra geldiği Dımaşk'ta Dukak'ın atabegliği yanında Melikliğin Sipehsâlârı (ordu komutanı) olmuştur. Melik Dukak'ın ölümünden sonra Dukak'ın kardeşi Ertaş'ın kaçması, oğlu Tutuş'un da ölmesiyle Atabeg Zâhireddin Tuğtegin yönetiminde Dımaşk Atabegliği kurulmuştur. Atabeg Zâhireddin Tuğtegin'den sonra yerine oğlu Tâcü'l-Mülûk Böri geçmiştir. Böri'den sonra ise oğulları Şemsülmülûk İsmail, Şehâbeddin Mahmud ve Cemâleddin Muhammed sırayla yönetimi devralmıştır. Cemâleddin Muhammed'den sonra da yerine oğlu Mücîrüddin Abak gelmiştir. Ancak Şehâbeddin Mahmud döneminin sonlarından itibaren devletin asıl yöneticisi yaklaşık 11 yıl boyunca Emîr Mûinüddin Üner olmuştur. Nihayet 1154 yılında Halep hâkimi Nureddin Zengî'nin Dımaşk'ı ele geçirmesiyle Tuğteginliler dönemi sona ermiştir. Bu çalışmada Dımaşk Atabegliği'nin iç siyasi gelişmelerinin yanı sıra Haçlılar, Bâtınîler, Fâtımîler, Selçuklu Sultan ve Emîrleri ve Zengîler ile olan ilişkileri kaynaklar karşılaştırılarak aktarılmaya çalışılmıştır. Yine Dımaşk Atabegliği'nin idari teşkilatı, askeri teşkilatı, atabeg'in devletteki yeri, bu dönemde yapılan imâr faaliyetleri ve dönemin ilmî ve kültürel hayatı ortaya konulmuştur. Ayrıca çalışma sırasında nitel araştırma yöntemi kullanılarak dönem betimlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın temel amacı Dımaşk Atabegliği'nin siyasi ve kültürel tarihini bir bütün olarak ortaya koyarak Tarih literatürüne bir katkı sunmaktır.
Öğe
Hâkim el-Cüşemî'nin et-Tehzîb fi't-Tefsîr eserinde peygamberlerin ismeti anlayışı
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Abdur Rochman, Muchammad; Günel, Mehmet Emin
Allah ile kulları arasında aracılık yapan elçiler kendilerini gönderen ilahi zatı eksiksiz ve kusursuz bir şekilde temsil etme yeteneğine sahip olmalıdır. Peygamber, hayatın her alanında hatta ölüm karşısında mükemmel bir örnek ve model olma vasfını taşır. Bu nedenle, bir peygamber, toplumun koyduğu sosyal kuralları ihlal eder veya hata yaparsa; özellikle bu hatalar Allah tarafından Kur’ân-ı Kerîm’de açıkça bildirildiyse, bu durum sosyopolitik, psikolojik ve sosyolojik açılardan kesin ve açık deliller ışığında ve insan düşünce yapısını şekillendiren coğrafi şartlar dikkate alınarak değerlendirilmelidir. İşte Hakîm el-Cüşemî’nin etTehzîb fî’t-Tefsîr adlı eserinde bu yaklaşımı ortaya koyduğu görülmektedir. Bu çalışma, Mutezile ve Zeydiyye düşünce gelenekleri içerisinde yer alan Hakîm elCüşemî’nin ismet anlayışını konu edinmektedir. Araştırma; giriş, iki ana bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Girişte çalışmanın konusu, yöntemi, amacı, önemi, Hakîm elCüşemî’nin hayatı ve et-Tehzîb fî’t-Tefsîr adlı tefsir eseri tanıtılmaktadır. Birinci bölümde, nübüvvet kavramı ve ona ilişkin temel unsurlar ele alınmaktadır. İkinci bölümde ise sıdk, emanet, tebliğ, fetanet ve ismet gibi peygamberlik sıfatları ile Kur’an’da bu sıfatlara dair ayetlerin Cüşemî tarafından nasıl yorumlandığı incelenmektedir. Çalışmanın sonunda, Cüşemî’nin görüşleri analiz edilerek onun nübüvvet anlayışının Mutezile mi yoksa Zeydiyye düşüncesine mi daha yakın olduğu değerlendirilmektedir.
Öğe
Bağlama eğitiminde tel düzenleri ve tezeneli çalım stilleri arasındaki uyarlama yaklaşımlarının öğrenci başarısına etkisi (bozuk tel düzeni-deyiş çalım stili örneği)
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Kaya, Görkem; Özdek, Attila
Bu araştırma, bağlama eğitiminde deyiş çalım stilinin eğitim-öğretim materyallerinde yer alma durumunu ve bu tezeneli çalım stiline dair uzman görüşlerini ve ayrıca bu tezeneli çalım stilinin bozuk tel düzeninde uygulanabilmesine yönelik hazırlanan öğretim uygulamasının öğrenci başarısına etkisini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma bu amaç doğrultusunda nitel ve nicel olmak üzere iki boyutta yürütülmüştür. Araştırmanın nitel boyutunda bağlama eğitimi için üretilmiş olan ve ulaşılabilen eğitim-öğretim materyallerinde bu çalım stilinin yer alma durumu incelenerek veriler doküman incelemesi yöntemi ile analiz edilmiş ayrıca Türkiye’de meslekî müzik eğitimi kurumlarında görev yapan ve ulaşılabilen on sekiz (18) bağlama öğretim elemanının görüşleri yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla alınmıştır. Araştırmanın nicel boyutu ise araştırma desenlerinden durum çalışmasına göre desenlenmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda hazırlık amacı taşıyan egzersiz, etüt ve eserlerden oluşan on iki haftalık uygulama süreci, ikinci çalışma grubu olan Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalında lisans düzeyinde öğrenim gören ve bireysel çalgısı bağlama olan dört (4) öğrenci ile yürütülmüştür. Zaman serisi desenine göre planlanan bu süreçte on iki haftalık uygulama sürecinin 3. 6. 9. ve 12. haftalarında öğretilen eserlere ve on ikinci haftadan altı hafta sonra ise uygulanan kalıcılık testine dair ses/görüntü kayıtları alınmıştır. Elde edilen kayıtlar alanında uzman üç akademisyen tarafından değerlendirilip puanlanmıştır. Bağlama performans değerlendirme formunda yer alan alt boyutlara ilişkin çoklu karşılaştırma analizi kullanılmış, ön test, son test ve kalıcılık testleri arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında yarı yapılandırılmış görüşme formu, katılımcı öğrenci tanıma formu, katılımcı öğrenciyi öğretim elemanı aracılığıyla tanıma formu ve bağlama performans değerlendirme formu olmak üzere dört (4) veri toplama aracı kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, bu çalım stilinin isimlendirilmesinde terminolojik bir birliğin oluşmadığı, akademik çalışmalarda bu çalım stiline yeterince yer verilmediği, benzer çalışmaların son on beş yıl içerisinde ortaya çıktığı, etüt ve egzersizlerle desteklenen benzer çalışmaların tezene kullanma becerisi, sağ el sol el koordinasyon ve müzikalite gibi boyutları doğrudan etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu konuda daha çok eğitim-öğretim materyalinin üretilmesi, çalım stillerinin sadece belirli düzenlerde değil birçok farklı düzende uygulanabilmesi, türlere ya da yörelere özgü olduğu değerlendirilen çalım stillerinin bağlama eğitiminde teknik kapasiteyi arttırıcı birer materyal olarak farklı türlerde ve yöre ezgilerinde uygulanabilmesi için akademik çalışmalar yapılması önerilebilir.
Öğe
Subaylık mesleği tercih mi zorunluluk mu? Yükseköğretim kurumları spor bilimleri alanından mezun subaylar üzerine bir araştırma
(Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Verimlibağ, Derviş; Yıldız, Özer
Bu çalışmanın amacı, yükseköğretim kurumları spor bilimleri alanından mezun olan subayların subaylık mesleğini seçmelerinin bir tercih mi yoksa zorunluluk mu olduğunu belirlemektir. Bu doğrultuda, subaylık mesleğinin seçiminde etkili olan sebepler, mesleğin avantaj ve dezavantajları arasındaki ilişki, mesleğin toplumdaki imajının etkisi, sporun çeviklik ve dinamizm isteyen subaylık mesleğine etkisi ve spor bilimleri alanından mezun olmanın bu mesleği seçmedeki rolü araştırılmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim (fenomenoloji) araştırma deseni ile değerlendirilmiştir. Araştırmada fenomenoloji deseninin kullanılma sebebi, araştırmaya katılan subayların deneyimlerinin araştırılması ve söz konusu deneyimler neticesinde detaylı bilgilere ulaşmaktır. Bu nedenle, verilerin elde edilebilmesi amacıyla görüşme yöntemine başvurulmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırmada nitel araştırmalarda en fazla yararlanılan olasılıksız örnekleme yöntemlerinden biri olan amaçlı örnekleme yönteminden ve bu amaçlı örnekleme yöntemlerinde en çok kullanılan maksimum çeşitlilik örnekleme yönteminden faydalanılmıştır. Araştırma kapsamında, 2018-2020 Döneminde Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Subay Okulu’ndan mezun olan 16 subay (9 Erkek, 7 Kadın) ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerde, katılımcılara subaylık mesleğini seçmelerinde etkili olan sebepler, mesleğin avantaj ve dezavantajları, mesleğin toplumdaki imajının rolü, sporun meslek seçimindeki etkisi ve spor bilimleri eğitiminin bu tercihteki rolü sorulmuştur. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Veriler MAXQDA 24.9 programı vasıtasıyla çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, spor bilimleri alanından mezun olan bireylerin subaylık mesleğini bilinçli bir şekilde tercih ettikleri, subaylık mesleğinin zorluklarına rağmen avantajlarının kendilerinin mesleğe yönelmelerine neden olduğu, spor geçmişinin subaylık mesleği açısından çok önemli olduğu ve bireylerin mesleki başarılarına katkılar sağladığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda, spor bilimleri alanından mezun bireyler için subaylık mesleğinde özel kontenjanların açılması, spor kökenli bireylerin JGK bünyesinde sayılarının artırılması subaylık mesleğinin performansı bakımından olumlu gelişmeler sağlayabilir.